-Türk Medeni Kanunu'nun 327/....maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/.... maddesi hükmü gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.( TMK. nun 329/.... maddesi) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. ( TMK. nun 330/.... maddesi) TMK.'nun 331. maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Somut olayda; müşterek çocuk ....'in velayetinin ... .... Aile Mahkemesi'nin 2015/185 E.-2015/517 K....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından katılma yolu ile kadının kabul edilen nafaka davası ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen boşanma davası, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1 - Davacı tarafından açılan boşanma davası ile davalı tarafından açılan nafaka davası birleştirilerek görülmüştür. Ayrı ayrı açılıp birleştirilerek görülen davalardan biri hakkında taraflardan birinin temyizi, o tarafın temyiz etmediği dava yönünden, diğer tarafa katılma yoluyla (HUMK. m. 433/2) temyiz hakkı vermez....
Mahkemece; davalının nafaka alacaklısının eşi olduğu, kurumun eşe karşı dava açma, davacı taraf ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK'nun 364-366 maddelerine göre; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Nafaka davası mirasçılıktaki sıra göz önüne tutularak açılır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır. TMK'nun 365/3. maddesinde nafaka davasının, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmi veya kamuya yararlı kurum tarafından da açılabileceği, TMK'nun 366. maddesinde ise korunmaya muhtaç kişilerin bakımının yükümlü kurum tarafından sağlanacağı ve bu kurumların yaptıkları masraflarını nafaka yükümlüsü kişiden isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır....
Gelir, aylık ve ödenekler; 88'inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.'' hükmüne göre, nafaka borçları için haczedilmezlik kuralı uygulanmaz. Yine birikmiş nafaka borçları için emekli maaş haczinde de uygulanması gerekli, İİK'nun 83. maddesinde; borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümünün haczedilebileceği ve bu miktarın maaşın ¼'ünden az olamayacağı belirtilmiştir. Somut olayda takibe konu edilen alacağın nafaka alacağı olduğuna ve aylık nafaka miktarı Mahkeme tarafından belirlendiğine göre, işleyen aylık nafakanın tamamı için ve birikmiş nafaka alacağı için de bakiye maaşın ¼’ü oranında haczinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. O halde Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı şekilde şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Mahkemece toplanan delillere göre; davalılar arasında görülen nafaka artırım davasında verilen nafaka artırımına ilişkin kararın kesinleştiği, ancak davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile bu kararın iptaline karar verildiği ve nafaka artırımına ilişkin yeni bir karar verildiği, bu kararın da kesinleştiği, TMK'nun 2.maddesine göre herkesin haklarını ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına göre hareket etmek zorunda olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 12.836,00 TL asıl alacak ve 1.528,00 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 14/05/2004 tarihinde davalı ... hakkında bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatmış, takibin kesinleşmesi üzerine davalının maaşına haciz konulmuş ve davacı takip konusu alacağını bu şekilde tahsil etmeye başlamıştır. Bu arada davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Babalığın Hükmen Tespiti Ve Nafaka İstemi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.11.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Av. ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 13/11/2019 gününe bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, evlilik dışı doğan davacı 22.04.1995 doğumlu ... ...'...
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2014 NUMARASI : 2014/620-2014/1038 Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; İstanbul Anadolu 12. Aile Mahkemesi'nin 2012/579 esas, 2013/394 karar sayılı ilamı ile kendisi lehine hükmedilen 500 TL tedbir nafakasının, aradan geçen zaman içerisinde yetersiz kaldığını belirterek, tedbir nafakasının aylık 2.500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı lehine hükmedilen tedbir nafakasının 100 TL artırılarak 600 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir....
Ancak, ekonomik yönden daha güçlü olan nafaka yükümlüsü tarafından nafaka alacaklısı aleyhine açılan nafakanın kaldırılması veya indirilmesi istemli davalarda ise, HMK’nun 326. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Buna göre, mahkemece; nafaka yükümlüsü davacı tarafından, nafaka alacaklısı olan davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle, reddedilen kısım yönünden vekille temsil edilen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir....
Davacı vekilinin yoksulluk nafakasının artırım oranına ilişkin temyiz itirazına gelince; Yoksulluk nafakasının artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı göz önünde bulundurulmalı, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde artırım yapılmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; yoksulluk nafakasının ÜFE verilerine göre hesaplandığı belirtilmiş ise de hesaplama doğru yapılmamıştır. Mahkemenin endeks hesaplama şekli hatalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı-karşı davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında görülen boşanma davası sırasında davacı-karşı davalı vekili tarafından 31.12.2014 tarihli dilekçe ile özetle "...davalı-karşı davacının 26.12.2014 tarihli dilekçesi ile istenen konut kredisi de eklenerek nafaka miktarının arttırılması isteminin kabul edileceğinin beyan edilmesinden, hakimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu..." gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur....


