Mahkemece reddedilen ve davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz konusu edilen nafakanın yıllık miktarı 24.000,00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırını aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan nafaka alacağına ilişkin karar kesindir. Açıklanan nedenle, davacı-karşı davalı kadının reddedilen nafaka miktarına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davacı-karşı davalı kadının yukarıda gösterilen sebeple temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 14.02.2022 (Pzt.)...
ndan ayrılmak istediği için çalışmakta olduğu işyerinden istifa ettiğini, davacının çalışacak yaşta olduğunu, geçimini sağlayacak beceriye ve bilgiye sahip olduğunu, küçüğün öğrenime başlaması için 66 ayın geçmesi gerektiğini, şu anda okula başlama zorunluluğunu kabul etmediklerini, davacının nafakanın ödenmediğinden bahisle müvekkilini .... İcra Dairesinin 2012/343 Esas sayılı dosyası ile icraya verdiğini, söz konusu dosyaya yaptıkları itiraz neticesinde dosya ....İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/81 Esasına kayıt edildiğini, müvekkilinin 250,00 TL olan küçük Utku'nun nafakasını 300,00 TL'ye yükseltmiş olmasına rağmen davacının nafakanın ödenmediğinden bahisle müvekkilini icraya verdiğini, müvekkilinin hiçbir nafaka borcunun olmadığını, müvekkilinin aylık net gelirinin 3.190,00 TL olduğunu, söz konusu maaşın 925,00 TL sinin kiraya, 1.000,00 TL'sinin ......
Buna göre, tarafların tespit edilen sosyal ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim dikkate alındığında, mahkemece; TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun nafaka artışına hükmedilmesi ve bu suretle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile düşük nafaka artışına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından; tarafların ........2004 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği, bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık onbir yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olup 400 TL yetim maaşı aldığı; davalının ise emekli olup ....292 TL aylık aldığı, aynı zamanda sanayide bir iş yerinin olduğu ve limited şirkette hissesinin bulunduğu, anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği son yıllardaki ekonomik göstergelerdeki değişim nazara alındığında önceki ilamdaki gelecek yıllardaki artış (ÜFE) hükmüne göre otomatik olarak artan nafaka şimdilik uygun olduğundan nafakanın artırılmasını ve önceki ilamdaki artış hükmünün günün koşullarına uyarlanmasını gerektirir olağanüstü değişiklik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava;iştirak nafakası artırım istemine ilişkindir. TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK.nun 330.maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir, şeklindedir....
'in velayetinin müvekkiline verildiğini ve çocuk lehine aylık 50 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, çocuğun ilköğretimde eğitim gördüğünü, davalının çocuğu ile ilgilenmediğini, çocuğun ihtiyaç ve masraflarının arttığını belirterek; aylık 50 TL olan iştirak nafakasının 550 TL artırılarak aylık 600 TL'ye çıkartılmasını ve nafakanın yıllık artırım oranının belirlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; Almanya'da işçi olarak çalıştığını, düşük maaş aldığını, evinin kira olup aldığı maaş ve masrafları gözetildiğinde, müşterek çocukları A. E. için ödeyebileceği nafakanın aylık 150 TL olduğunu belirterek, iştirak nafakasının 150 TL'ye artırılmasını ve her yıl için nafaka miktarının belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile tarafların müşterek çocuğu olan 28.07.2000 doğumlu A. E....
Nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; nafaka TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. O halde, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, yoksulluk nafakasının niteliği, yoksulluk nafakasında artışın yapıldığı tarihten itibaren geçen süreçte paranın satın alma gücünün azaldığı hususları gözetilerek, yoksulluk nafakasının hakkaniyete uygun olarak TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan dengenin korunması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yoksulluk nafakasına ilişkin artırım talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
ın birlikte Ankara'da ikamet ettiklerini, kendisinin Eleşkirt'te ikamet ettiğini, bu nedenle iştirak nafakasının artırımı davası için Çankırı Mahkemesinin yetkili olamayacağını, yetkili mahkemenin Eleşkirt Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle yetki itirazında bulunduğunu, davacı tarafın nafaka arttırımına ilişkin gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını, davacı ile Çankırı 1....
TMK'nun 175. maddesi; "boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer tarafta mali gücü oranında nafaka isteyebilir", hükmünü ihtiva etmektedir. Aynı yasanın 176/4.maddesinde ise; "tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir" denilmektedir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....


