Hal böyle olunca mahkemece; tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaş ve ihtiyaçları, günün ekonomik koşulları nazara alınarak, TMK'nın 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun olacak şekilde müşterek çocuk yönünden daha yüksek oranda nafaka takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu doğrultuda dairemizin yerleşik uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...’in yayınladığı ... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından; tarafların 10.05.2012 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 300 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği ve boşanma davasından bu davanın açıldığı tarihe kadar aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2015 NUMARASI : 2014/948-2015/400 flar arasındaki nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 2000 yılında boşandıklarını, davalı lehine 50 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, nafakanın 2005 yılında 220 TL'ye artırıldığını, davacının 2014 yılında açmış olduğu nafakanın artırımı davasının reddedildiğini, davalının sigortalı olarak çalışmakta olduğunu belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ekonomik durumunun iyi olduğunu, müvekkilinin asgari ücret seviyesindeki gelirinin kendisini yoksulluktan kurtarmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ...si 12. Sınıf öğrencisi olduğunu, iki yıl yurt dışında yaşadığı için yaşıtlarına göre geri olduğunu, davalı babasından 125 TL nafaka aldığını ve başka geliri olmadığını ancak nafakayla geçinemediğini, mağdur olduğunu ve nafakanın 500 TL'ye artırılmasını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebinin yardım nafakası olduğunu belirtmiştir....
Yerel Mahkeme, bozmaya uyarak yapmış olduğu yargılama neticesinde; "Davanın kısmen kabulü ile; dava tarihinden itibaren başlayıp mükerrer ödemeye yer vermemek üzere müşterek çocukların her biri için nafakanın ayrı ayrı 100,00 TL, davacı kadın için ise 120,00 TL artırılmak suretiyle müşterek çocuklar için aylık 200,00'er TL iştirak nafakası, davacı için aylık 220,00 TL yoksulluk nafakası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin nafaka artırım taleplerinin reddine, karar verilmiş; sözkonusu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar alınmasına rağmen yoksulluk nafakasının kesinleştiği tarihten (13.11.2008) itibaren ÜFE artış oranında nafaka artırımı yapılması gerekirken, ÜFE artış oranını aşan...
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...’in yayınladığı.. oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından, tarafların 04.03.2009 tarihinde boşandıkları, söz konusu karar ile davacı için aylık 100 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/43 Esas sayılı dosyası ile artırım talepli dava açıldığını, mahkemenin 18.01.2012 tarihli kararı ile davacı için aylık 100 TL yoksulluk nafakasının 130 TL'ye yükseltildiği, artırıma ilişkin bu kararın 09.07.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, Uşak 1. Aile Mahkemesi'nin 2013/630 Esas ve 2013/622 E.K. Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk için 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini,aradan geçen sürede müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek müşterek çocuk için iştirak nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2006 yılında boşandıklarını, boşanma neticesinde müşterek çocuk 2005 doğumlu ... velayetinin davacıya verildiğini ve müşterek çocuk lehine aylık 350 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, çocuğun büyümesi, ihtiyaçlarının artması, özel okulda eğitim görmesi nedeniyle hükmedilen nafakanın yetersiz kaldığını belirterek, aylık 350 TL'lik nafakanın aylık 1.500 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu durumda, mahkemece; nafakanın niteliği ve yukarıda açıklanan nedenlerle TMK.nun 4.maddesi gereğince “hakkaniyete” uygun nafaka miktarına karar verilmesi gerekirken, somut nedenleri ve gerekçeleri açıklanmadan fazla miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


