E... lehine ayrı ayrı 200,00 TL olarak belirlenen iştirak nafakalarının dava tarihinden itibaren geçerli olmak ve her ay ödenmek üzere her bir çocuk için ayrı ayrı aylık 400,00' er TL olarak belirlenmesine ve bu nafakanın takip eden yıllarda yıllık Üretici Fiyat Endeksi(ÜFE) oranında arttırılarak devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının arttırılması istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; iştirak nafakasının her bir çocuk için aylık 400,00'er TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olup olmadığı ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamada yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. TMK'nın 331. maddesi gereğince durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.Mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi gerekmektedir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak; Somut olayda hükmedilen iştirak nafakasının başlangıç tarihi karar tarihi olarak belirlenmiştir. 28/11/1956 tarih ve 15 E.-15 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Buna göre, nafakaya dava tarihten itibaren hükmetmek gerekirken; nafakanın karar tarihinden itibaren tahsiline yönelik hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır....
Hal böyle olunca; aradan geçen süre, nafakanın niteliği, müşterek çocukların yaşı, ihtiyaçları, davalı babanın ekonomik durumu ve ödeme koşulları, dikkate alındığında TMK 4.maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesine uygun bir şekilde nafakanın artırımına gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde az miktarda iştirak nafakası takdiri isabetli olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, (asıl ve birleşen davada) davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...nın 331. maddesi gereğince durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Yasada nafakanın yeniden belirlenebilmesi için belli bir zamanın geçmesi aranmamıştır. Buna göre, mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı zorunlu kılması gerekmektedir. Artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile düşük nafaka takdiri doğru görülmemiştir....
TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının açtığı nafaka artırımı davası neticesinde nafakanın 310,00.TL'ye yükseltildiğini, davalının 2006 yılından bu yana Bağkur emeklisi olduğunu öğrenmesi üzerine açtığı nafakanın kaldırılması davasının kabul edilerek, ... 3. Aile Mahkemesinin 2012/387 E. 2013/520 K. sayılı ilamı ile nafakanın kaldırıldığını ancak davalının bu süre zarfında kötü niyetli olarak nafakaları tahsil ettiğini, davalının haksız olarak ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/13741 sayılı takip dosyası ile 01.08.2006 tarihinden itibaren kendisinden tahsil ettiği nafaka bedellerinden kaynaklanan alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00.-TL'sinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, görevsizlik ve derdestlik itirazında bulunmuş, bu itirazların kabul görmemesi halinde davanın reddini savunmuştur....
Davalı cevap dilekçesinde; halen ödediği 725,00 TL nafakanın çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olduğunu, bunun üzerindeki tutarın davalının şahsi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayacağı, nafaka haricinde çocuğun ihtiyaçları için destek olduğunu, nafaka ödemelerini aksatmadığını, nafaka artırımını kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocuğun eğitim durumu ve yaşı, ihtiyaçlarının artması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 725,00 TL olan iştirak nafakasının 1.000,00 TL'ye çıkartılmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2015 NUMARASI : 2014/579-2015/98 Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, müşterek çocuk Y. E. için, 2013 yılında 200 TL olarak belirlenen iştirak nafakasının, müşterek çocuğun anaokuluna başlaması, okul kapsamında aile katılım etkinlikleri yapıldığı, bu kapsamda, müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını,nafakanın yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının 500 TL'ye artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aradan geçen sürede nafakanın günün ekonomik koşullarına göre ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı gerekçesi ile müşterek çocuk için aylık 150.00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 50 TL artırılarak 200 TL'ye yükseltilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka artırımı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:Davacı, davalı ile 17.06.2010 tarihinde boşandıklarını, müşterek çocuk ... ...'nın velayetinin kendisine verildiğini, davalının müşterek çocuk lehine ödediği nafakanın aylık 165,00 TL olduğunu ve çocuğun masraflarını karşılamadığını ileri sürerek, aylık 165,00 TL olan iştirak nafakasının aylık 250,00 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....


