İstinaf Sebepleri 1.Borçlu istinaf başvurusunda; 04.07.2000 doğumlu çocukların ergin olmaları için geçerli tarih olan 04.07.2018 tarihine kadar olan nafaka borcu 13.06.2018 tarihinde son bulan ve son döneme ilişkin nafaka borcundan kalan sadece 21 günlük nafaka borcu olduğunu, 21.000,00 yerine tam bir dönem için yeniden mükerrer olarak ticari faiz ekleyerek takip başlatıldığını söyleyerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Alacaklı istinaf başvurusunda; takibe ve davaya konu olan alacağın davacı-borçlunun ödememiş olduğu iştirak nafakası alacağı olduğunu, davaya konu nafakanın müşterek çocukların ergin olmasından önce doğan ve henüz ödenmeyen iştirak nafakası olduğunu, alacağın tespiti yönünden her dönem ayrı ayrı değerlendirilerek TBK 100.madde gereğince icra vekalet ücreti, tahsil harcı, icra masrafları ve işlemiş faizin düşülmesi gerektiğini, asıl alacağın 30.000 USD olduğunu, yapılan ödemelerin dönem dönem olduğunu, öncelikle icra vekalet, tahsil harcı, masraf ve işlemiş faizden...
ün özel okul ücretleri dahil bütün eğitim masrafları ile sağlık giderlerini ve bakım ve iaşesi ile ilgili giderlerini karşıladığı için davacı eş ... şimdilik bu çocuğu için iştirak nafakası talep etmemekte, ancak, iştirak nafakasını talep etme hakkını saklı tutmaktadır" şeklindeki kararlaştırma infazda karışıklık yaratacak niteliktedir. Kaldı ki, boşanma davasında iştirak nafakası istenmemesi sonradan istenmesine engel değildir. Çünkü, bu nafaka velayet hakkı verilen davacı anne tarafından çocuk adına istenmekte ve nafaka borcu bu nedenle her an yenilenen borçlardan olduğundan yeniden doğmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, hükmolunan tazminat ve nafaka miktarı, aleyhine hükmedilen iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının hiç bir gelirinin ve mal marlığının bulunmadığı, geçimini babasının temin ettiği ve kendisi de yoksulluğa düşeceği için lehine yoksulluk nafakası hükmedildiği anlaşılmaktadır. Boşanmakla yoksulluğa düşeceği kabul edilen davacı kadın, iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulamaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı dava dilekçesinde nafaka ve tazminat istemediğini bildirmiştir. Bu beyan ile davacının nafaka ve tazminat haklarından feragat ettiği anlaşılmaktadır. Davacının sonradan verdiği dilekçe ile feragattan rücu etmesi de mümkün değildir. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır....
için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir....
Davalı kadın tarafından açılan nafaka dosyasında verilen birleştirme kararının usulen kesinleştirilmeksizin dosyanın gönderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ayrı yer mahkemesinde verilen birleştirme kararı ancak kesinleşmesi halinde diğer mahkemeyi bağlar (HMK md. 166/1). Mahkemece kesinleştirilmeden gönderilen tedbir nafakası dosyasının kesinleştirme işlemi yapıldıktan sonra gönderilmek üzere ... 2. Aile Mahkemesine iadesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19.12.2013 (Per.)...
Davalı cevap dilekçesinde; talep edilen nafakanın fahiş olduğunu, bu nedenle davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, müşterek çocuk için aylık 200 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 350 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakası artırımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2.maddesi gereğince; Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul durumu, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir....
Dava; iştirak nafakası artırımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir. Dosya içeriğinden, tarafların 15.10.2009 tarihinde boşandığı, müşterek çocuk 2006 doğumlu ....'nın velayetinin davacı anneye bırakıldığı, davacının gıda mühendisi olduğu, aylık 6000 civarı gelirinin olduğu, müşterek çocuğun özel okulda öğrenim gördüğü, yıllık okul ücretinin 19.278 TL olduğu, davalının ise gıda mühendisi olup, aylık 7000 TL gelirinin olduğu, kendisine ait bir taşınmazı olup, aylık 750 TL kira geliri olduğu, aylık 940 TL kira gideri olduğu anlaşılmaktadır. ./.....
Davalı cevap dilekçesinde; talep edilen nafakayı ödeyecek gücünün olmadığını, işsiz olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk ... için aylık 100 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 130 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakası artrımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir. Dosya içeriğinden, tarafların 14.11.2013 tarihinde boşandığı, müşterek çocuk 2008 doğumlu ...'...
İştirak nafakası verilmesinde "isteğin aşılabileceği" yönündeki düşüncemi (Ömer Uğur GENÇCAN, Öğreti ve Uygulamada Boşanma, Tazminat, Nafaka, I. Cilt, Ankara 2000, Kısaltma: GENÇCAN-BOŞANMA, s.248) daha önce açıklamıştım. Dairem bugüne kadar ki uygulamasında istikrarlı bir şekilde "istek aşılarak iştirak nafakasına hükmedilemeyeceği" görüşünü sergilemiş koşulları uygun olmasına rağmen istek kadar kuralı yüzünden az sayılabilecek miktarlar bozma sebebi yapılmamıştır. İştirak nafakası yoksulluk nafakası gibi "isteğe bağlı" (DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, s. 144) bir nafaka türü olmadığından istekte bulunanın belirttiği rakam ancak "temenni" sayılır. İstek aşılamayacaksa "Uygun görülecek miktar iştirak nafakası istiyorum" diyen tarafa hâkim, "İstediğin miktarı açıkla çünkü isteği aşamıyorum" demek zorunda kalacaktır. Oysa Dairemdeki uygulamada yoksulluk nafakasında bu şekilde yaptığımız uygulama iştirak nafakasında yapılmamaktadır....


