WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

Nafaka alacağı her gün doğar ve işlemeye başlar. Ancak hakimin kararı ile ödenebilir hale gelir. Nafaka muaccel olmadıkça faiz uygulanamaz. Ortak çocuk yararına boşanma davasında hakim tarafından tedbir nafakasına hükmolunduğuna göre, davacının icra takibine konu ettiği tedbir nafakası muaaccel hale gelmiş olup, icra takibinde nafakanın muaccel olduğu tarihten takip tarihine kadar olan dönem için talep edilmesi halinde faiz uygulanması gereklidir. Bu belirlemeler doğrultusunda mahkemece, talep edilen nafakalara istenen faiz miktarının dosyaya uygunluğu bakımından bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalının borca yaptığı itirazla ilgili bir değerlendirme yapılmaması da usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir....

Davalı , öncelikle boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu bu nedenle usule ilişkin itirazları olduğunu ayrıca müşterek çocuğun davacı ile birlikte yaşamadığını, çocuğun fiilen Denizli'de anneannesi ve dedesiyle birlikte yaşadığını, talep edilen nafakanın fahiş olup bu miktardaki nafakayı ödemesinin mümkün olmadığını, kendisinin kirada oturduğunu, eşi, eşinin çocuğu ve müşterek çocukları olmak üzere 4 kişi birlikte yaşadıklarını, mali imkanları sınırlı olduğu için yargılama giderlerini ödemek istemediğini ve iyiniyetle imkanlarını zorlayarak aylık 175,00 TL katılım nafakası ödemeyi kabul ettiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, Denizli 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Nazilli Aile Mahkemsi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Nafaka Artırımı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-davacı kadının tüm, ... kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-İlk hükümde davalı-davacı kadın lehine 200 TL.yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, bu hüküm taraflarca temyiz edilmiş, hüküm yoksulluk nafakası yönünden onanmış birleşen nafaka artırımı davası yönünden ise bozulmuştur. Bu şekilde yoksulluk nafakası miktarı yönünden ... koca lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Usulü kazanılmış hak hususu gözetilmeden yoksulluk nafakası konusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir....

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ile nafaka yönlerinden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir. 2.Yoksulluk nafakası talebinin kabul edilebilmesi için nafaka alacaklısının boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünün belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamından davacı-davalı kadının çalışmaya başladığı anlaşılmakla birlikte elde ettiği gelirin düzenli olup olmadığı ve miktarı anlaşılamamaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, tazminat ve nafaka miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise, tazminat ve nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece verilen ilk hüküm davacı kadın yararına hüküm altına alınan 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat, 500 TL yoksulluk nafakası ile ortak çocuklar yararına hükmolunan 400'er TL iştirak nafakası az olduğundan bahisle bozulmuş diğer yönlerden ise onanmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulmuştur....

(HUMK. md. 438/7) SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine " müşterek çocuk ... için aylık 300.00 TL. davacı kadın için 500.00 TL. olarak kararlaştırılan tedbir nafakalarının, boşanma hükmü kesinleştikten sonra, çocuk için aylık 300.00 TL. iştirak nafakası, davacı kadın için aylık 400.00 TL. yoksulluk nafakası olarak devamıyla davalı kocadan alınıp, davacı kadına verilmesine" sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, temyize konu bölümlerin ise yukarıda l. bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2011 (Pzt.)...

Mahkemece tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. b)Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yukarıda 2/a bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda yoksulluk nafakası talep eden davalı-karşı davacı kadın ağır kusurlu olup, kadının yasal şartları oluşmayan yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar vermek gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak bu talebin kabulüne yönelik yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir....

Dava; iştirak nafakası istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2.maddesi ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen anne babanın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün geliri gözönünde bulundurulmalıdır. Diğer taraftan nafaka takdirinde velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/382 Esas sayılı boşanma dosyasında takdir edilen nafaka ile tahsilde tekerrür olmayacak şekilde tahsiline” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 43,00 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Ayrı yaşamaya hakkı doğan davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 197/1. maddesi gereğince tedbir nafakası tayin edilmesi, usul ve yasaya uygundur. Davacı kadın yararına tedbir nafakası verilmemesi gerektiğine ilişkin görüşe katılmıyorum. Yukarıda açıkladığım nedenlerle, yerel mahkemenin 1996 yılında kadın yararına tayin edilen nafakanın arttırım talebinin reddi ile tekrar ayrı yaşama hakkı doğan davacı kadın yararına tedbir nafakasına hükmetmesinde bir çelişki ve isabetsizlik bulunmadığı düşüncesindeyim. Bu sebeplerle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyim. Değerli çoğunluktan farklı düşünüyorum....

UYAP Entegrasyonu