WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Bu sorunun çözümü ise, kaydı düzeltilecek kişinin bilgilerinin nüfusa kaydedilmesinin olanaklı olup olmadığı sorusuna doğru cevabın verilmesiyle mümkündür. 29 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren 25 Nisan 2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun amacı, 1. maddesinde de vurgulandığı gibi, kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medenî durumuna, uyrukluğuna ve bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukukî olayların belirlenip saptanması ve bu amaçla düzenlenmiş kütüklere yazılmasıdır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun, konuyla ilgili “Ölüm ve Gaiplik” başlığı altında düzenlenen 31. maddesinin 4. bendinde “Ölenin kaydı yok ise yapılacak soruşturma sonunda Türk vatandaşlığı ve ailesi tespit edildiği takdirde doğum tutanağı düzenlenerek aile kütüğüne önce doğum, sonra ölüm olayı işlenir” hükmü öngörülmüştür....

Bu açık hükümler karşısında; ölen kişinin nüfusta kayıtlı bulunmaması durumunda, önce doğum, sonrada ölüm olayının nüfus aile kütüğüne işlenebileceği kuşkusuzdur. Sonuç itibariyle; tapuda isim düzeltilmesi davalarında, nüfusta kaydı bulunmayan kişinin doğum ve ölüm bilgilerinin ancak nüfusa kaydedilmesinin sağlanmasından sonra, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanması mümkün olabileceğinden; bu koşul gerçekleştikten sonra, yukarıda sıralanan diğer şartların da varlığı halinde davanın kabulü yoluna gidilebilecektir…” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.07.2009 tarihli ve 2009/14-279 Esas, 2009/354 sayılı kararı) Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, kayıt düzeltilmesi istenen “... ... Hayırlı’nın” doğum ve ölüm kaydının nüfus kütüğüne işlenmesi hususunda davacılara önel verilerek, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandıktan sonra hasıl olacak sunuca göre karar verilmesi gerekir. Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2023 Tarihli ve 2021/737 Esas, 2023/206 Karar Sayılı Kararı Dosya kapsamındaki bilgilerden ve davacının kendi beyanlarından, nüfus kayıtları düzeltilmesi istenen murislerin Trabzon'da şehir merkezinde yaşadıkları ve burada vefat ettikleri anlaşıldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.09.2023 Tarihli ve 2023/167 Esas, 2023/318 Karar Sayılı Kararı Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltmenin yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, ölümün tespiti ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun (5490 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....

Bu sorunun çözümü ise, kaydı düzeltilecek kişinin bilgilerinin nüfusa kaydedilmesinin olanaklı olup olmadığı sorusuna doğru cevabın verilmesiyle mümkündür. 29 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren 25 Nisan 2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun amacı, 1. maddesinde de vurgulandığı gibi, kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medenî durumuna, uyrukluğuna ve bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukukî olayların belirlenip saptanması ve bu amaçla düzenlenmiş kütüklere yazılmasıdır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun, konuyla ilgili “Ölüm ve Gaiplik” başlığı altında düzenlenen 31. maddesinin 4. bendinde “Ölenin kaydı yok ise yapılacak soruşturma sonunda Türk vatandaşlığı ve ailesi tespit edildiği takdirde doğum tutanağı düzenlenerek aile kütüğüne önce doğum, sonra ölüm olayı işlenir” hükmü öngörülmüştür....

Dava, nüfus kaydındaki ölüm tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası'nın 36. maddesinde, ilgililerin nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme ve tespit davası açmak hak ve yetkisine sahip oldukları; 38.maddesinde ise nüfus kayıtlarındaki maddi hataların ancak dayanak belgesinde bulunduğu halde kütüklere hatalı veya eksik olarak tescil edilen, hiç yazılmayan veya mükerrer kayıtlarla ilgili olanların nüfus idaresince düzeltilmesinin veya tamamlanmasının mümkün olduğu; 35.maddesinde de, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydının düzeltilemeyeceği kayıtların anlamı ile taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhlerin konulamayacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda davacının,...kızı olduğuna mahkemece karar verildiği,ancak ....'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespit ve Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Dosya içerisinde,davaya mirasçı sıfatı ile dahil edilen kişiler ile aynı kişi olduklarının tespiti istenilen kişiler arasındaki bağlantıyı gösteren belgeler bulunmamaktadır. Bu bağlamda; 1-... ve ...'nin veraset ilamlarının, 2-... annesi ...'nin veraset ilamının, 3-... ile ...'ın veraset ilamlarının, ilgililerinden temini ile, 4-... ve ... ile ... ve ...'ın alt ve üst soylarını gösterir nüfus kayıtlarının, 5-...'ın annesi ...'nin mirasçılarını gösterir nüfus kayıtlarının, Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek, Tüm belgelerin dosya arasına konulmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın gönderilmesi için Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de İdari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir. Davaya konu olayda mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen kişinin artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden tapu kaydında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece; dava konusu taşınmazın tapu kaydında tapu maliki olarak görünen ......

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Somut olayda; dava konusu taşınmazlardan 352 ada 42 sayılı parsel kadastro tespiti ile ölü ... mirasçıları adına, 35 sayılı parsel ise ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, "..."in soyadının "..." olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece ... ...'un nüfus kaydı getirtilmeksizin tanık anlatımlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında mülkiyet değişikliğine neden olmamak için kayıt maliki ile ismi düzeltilen kişinin aynı kişi olduğu konusunda tam bir kanaatin oluşması zorunludur. Mahkemece taşınmazın tapu kayıtları, dayanakları ve nüfus kayıtları getirtilerek incelenmiş ise de nüfus kayıtları getirtilmeksizin uyuşmazlığın giderilmesi mümkün değildir....

Mahkemece kadastro tespit tutanaklarında belirtilen dayanak tapu kayıtları getirtilmemiş, tapu maliki olduğu belirtilen kişilerin baba, anne ve kardeşlerini gösterir şekilde nüfus aile kayıtları getirtilip tutanak içerikleri ile karşılaştırılmamıştır. Ayrıca mahkemece yapılan nüfus araştırması sonucu ... ve ... isimli şahısların kayden mevcut olmadıkları belirtilmiş ise de zabıta araştırmasında ... (...) köyünde ... ve ...’in farklı kişiler olduğu ve her ikisinin de öldüğü belirtilmesine rağmen nüfus müdürlüğü yazısı ile zabıta araştırma yazısı arasındaki çelişki de giderilmemiştir....

Ö..” bakımından nüfus kaydına uygun olarak tapu kaydının düzeltilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Davacının ve davalının öteki temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamı ve Çarşamba Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2011/582 esas, 2013/87 karar sayılı dosyasında verilen mirasçılık belgesine göre, davacının Süleyman ile Ayşe oğlu, 1897 doğumlu,..... T.C. numaralı Hamdi’nin mirasçısı olduğu sabittir. O halde, davacının anılan muris Hamdi’nin mirasçısı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Öte yandan; muris Hamdi’nin nüfus kaydında soyadının yer almadığı açıktır. Nüfus kaydında soyadı olmayan kişi bakımından soyadı düzeltilmesi yapılamayacağı da kuşkusuzdur....

UYAP Entegrasyonu