WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Dava konusu taşınmazların tapulama tutanaklarında malikin doğum tarihi 1328 ve 1336 olarak belirtilmiş, davacının murisi ...'in ise dosyadaki nüfus kaydından 1899 (1315) doğumlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tutanaklarında, kayıt maliki ile davacının murisi arasında nüfus kayıtlarıyla bağlantı kurulacak bilgiye de rastlanmamıştır. Bu haliyle; kayıt maliki ile kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen şahsın aynı kişi olduğu yönündeki tüm tereddütlerin giderildiği söylenemez....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Tespiti Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar dava dilekçesinde; oğulları olan ...'nın bebekken vefat ettiğini, ...'ün nüfus bilgilerinin davacılarda İbrahim'in kardeşi ... tarafından kullanıldığını, bu sebeple ...'ün nüfusta evlenmiş ve çocukları var göründüğünü belirterek, oğulları ...'nın nüfus bilgilerinin davacı ...’in kardeşi olan ... tarafından kullanıldığının tespitine karar verilmesi istenilmiş, mahkemece düzeltilmesi istenen kaydın kapalı olduğu ve kapalı kayıt üzerinde işlem yapılamayacağından davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından karar temyiz edilmiştir....

Bu sorunun çözümü ise, kaydı düzeltilecek kişinin bilgilerinin nüfusa kaydedilmesinin olanaklı olup olmadığı sorusuna doğru cevabın verilmesiyle mümkündür. 29 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren 25 Nisan 2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun amacı, 1. maddesinde de vurgulandığı gibi, kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medenî durumuna, uyrukluğuna ve bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukukî olayların belirlenip saptanması ve bu amaçla düzenlenmiş kütüklere yazılmasıdır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun, konuyla ilgili “Ölüm ve Gaiplik” başlığı altında düzenlenen 31. maddesinin 4. bendinde “Ölenin kaydı yok ise yapılacak soruşturma sonunda Türk vatandaşlığı ve ailesi tespit edildiği takdirde doğum tutanağı düzenlenerek aile kütüğüne önce doğum, sonra ölüm olayı işlenir” hükmü öngörülmüştür....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tespit ve Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm ölüm zamanının tespiti ve buna uygun olarak nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarihli 2013/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 18. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.20.01.2014(Pzt.)...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tespit-Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm ölüm tarihinin tespiti ve nüfus kaydının buna uygun olarak düzeltilmesi istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarihli 2013/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 18. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.13.01.2014 (Pzt.)...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDININ DÜZELTİLMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 12 parseldeki 3 nolu bağımsız bölüme ait 25.8.1999 tarihinde onanmış asıl ve 13.8.2000 tarihinde onanmış tadilat projesi bulunduğunu, tapuya asıl projenin ibraz edildiğini, imar müdürlüğünce onaylı tadilat projesinin tapuya ibraz edilmediğini, tapu kaydının bu yeni projeye göre düzeltilmediğinden yolsuz kayıt durumuna düştüğünü ileri sürerek ilk mimari projede 4 numaralı daireye özgülenmişken tadil projesi ile 3 numaralı daireye özgülenen odanın, 3 nolu bağımsız bölüme ait olduğunun tespiti ve tapu kayıtlarının tadilat projesi esas alınmak suretiyle düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı ......

Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2023 Tarihli ve 2023/147 Esas, 2023/250 Karar Sayılı Kararı Talebin davacı ...'nin nüfus kayıtlarında tashih istemini içerdiği ve dava neticesinde davacının nüfus kaydının değişme durumunun bulunduğu, iş bu davada kesin yetki kuralının bulunduğu ve nüfus kaydında değişim olma ihtimali bulunan davacının yerleşim yerindeki mahkemenin kesin yetkili bulunduğu, sistem üzerinden yapılan kontrolde davacının yerleşim yerinin Muratpaşa/Antalya olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Antalya 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2023 Tarihli ve 2023/135 Esas, 2023/231 Karar Sayılı Kararı Nüfus kaydı düzeltilmesi istenilen ...'ın yerleşim yeri adresinin Kızıltepe/Mardin olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun (5490 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. B....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, gerçek baba ve annesinin kayden kardeşi olan ... ve ... oğlu 1918 doğumlu ... ile ... ve ... kızı 1933 doğumlu ... olduğu halde nüfusa, isim benzerliği sebebi ile dede ve büyükannesi olan ... ve ... oğlu 1884 doğumlu ... ile ... ve ... kızı 1899 doğumlu ...'nin çocuğu olarak kaydedildiği, bu kaydın doğruyu yansıtmadığı ileri sürülerek gerçek annesinin ..., gerçek babasının da 1918 doğumlu ... olduğunun tespit edilerek nüfus kayıtlarının buna göre düzeltilmesi istenilmiş; mahkemece dava, nüfus kayıt düzeltme davası olarak nitelendirilip davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... idaresi tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 8....

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 12/01/2010 tarihli bir başvuru üzerine vermiş olduğu B050NÜV0070003.120-15688-10-101.01 sayılı cevabi yazısında; “Nüfus Hizmetlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 72. maddesinde belirtildiği üzere; nüfusta kaydı bulunmayanların ölüme ilişkin resmi veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmiş herhangi bir ölüm kaydı bulunmadığı takdirde nüfus kütüklerine tescilin yapılması kanunen mümkün olmadığı” bildirilmiştir. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yazısında belirtilen nedenlerle idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu tür davalarda düzeltme kararı verilemeyen hallerde tespit kararı verilmesi gerekli ve zorunludur....

Tapu kaydında isim düzeltilmesi isteğine ilişkin davalar, sicillerin doğru tutulmamasından kaynaklandığından ve sicillerin doğru tutulması da kamu düzenine ilişkin bulunduğundan bu tür istemler vazgeçilmez haklardandır. Somut olayda; dava konusu taşınmaz zilyetliğe dayalı olarak 1962 yılında ... ... oğlu..... adına tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Dosyada mevcut nüfus kaydı incelendiğinde tapu malikinin soyadının doğru yazıldığı, ancak; ismin " ...." yerine " ..... " ve baba adının da " .... " yerine " .... " olarak tapuda yanlış yazıldığı görülmüştür. Nüfus Müdürlüğünden yapılan araştırmada tapu maliki ile aynı adı taşıyan kimsenin bulunmadığı, C.Savcılığı araştırmasında ise aynı kişi oldukları ve doğru baba adının ... ve soyadının da Karamanda olduğu belirlenmiştir....

UYAP Entegrasyonu