Durum davacı tarafa açıklanarak nüfus sicilinde gerekli düzeltmeyi yaptıracağı yolunda beyanda bulunması halinde adı geçene o yolda bir davayı açıp yürütmek için yeterli sürenin verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirdi. b) Yine paydaşlardan "..." ye ilişkin talep baba isminin "..." olarak düzeltilmesinden sonra tespit hükmü kurulması yolunda iken tapu kaydında paydaşın baba adına "..." isminin eklenmesine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca her iki taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı zabıta aracılığı ile araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece davacıya ait nüfus kaydı ve kadastro tutanağı getirtilmemiş, yukarıda açıklandığı şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan yukarıdaki hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 19.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. Somut olayda; mahkemece, nüfus müdürlüğünden, tapu kayıtlarında malik olarak görünen “... oğlu ...” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı hususunda yapılan araştırma sonucu davacı dışında kadastro tespit tarihi olan 1978 tarihinden önce doğan “... ve Fatma oğlu 01.07.1851 doğum tarihli 1918 tarihinde vefat eden ... ile ... ve ... oğlu 10.03.1948 doğum tarihli 11.03.1991 tarihinde vefat eden ...” isimli şahısların kayıtlarının bildirildiği görülmüştür....
Sulh Hukuk Mahkemesinde devam etmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında 10230 ada 38, 21, 31, 33, 34 ve 36 parsel sayılı taşınmazların paydaşlarından, aynı zamanda mirasbırakanı olan ...'ın, tapu kaydında kimlik bilgileri yanlış yazıldığından kayıtların düzeltilmesi için dava açmak üzere kendisine yetki verildiğini ileri sürerek '... kızı ...' kaydının ... kızı ...' olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazların davacının mirasbırakanı ...'a ait olduğu, ancak nüfus kaydı bulunmadığından tespit hükmü kurulması gerektiği gerekçesiyle kayıt maliki "... kızı ..."nin davacının murisi "..." ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve tespit isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
Ayrıca taşınmazı eskiden ve halen kullanan şahıslar tespit edilmeli, gerekirse mahallinde keşif yapılarak komşu taşınmaz malikleri ve davacının dedesi ...’ın mirasçıları olan şahıslar ile tespit bilikişileri dinlenmeli ve tüm şüpheler giderildikten sonra toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
a ait" anne, baba ve tüm kardeşlerini gösterir nüfus aile kaydı getirtilmeli, kayıt maliki ile kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olduğu yönünde tüm tereddütleri giderebilmek için mahallinde keşif yapılarak mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklar taşınmazlar başında dinlenip kullanım durumu saptanmalı ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....
Bu tür davaların sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için; 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Tapu sicilinin düzenli tutulmasının sağlanabilmesi için taraflar dayanmasa da yukarıdaki nedenlerin varlığının re'sen araştırılması gereklidir....
Davacının maliki olduğu 179 ada 120 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında baba adının "..." olmasına rağmen yanlışlıkla "..." yazıldığını ve ayrıca beyanlar hanesinde "Tespit maliki ölüdür" şerhinin bulunduğunu belirterek baba adının nüfus kaydına göre düzeltilmesini ve tapu kaydının beyanlar hanesindeki "Tapu maliki ölüdür" şerhinin "sağ" olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının baba adının düzeltilmesi yönündeki talebinin kabulüne, kadastro tutanaklarındaki ve tapudaki "ölüdür" şerhinin "sağ" olarak düzeltilmesi talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir....


