WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

in nüfus kütüğünde 27.03.1977 olan ölüm tarihinin 06.11.1951 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının babası ...'in gerçek ölüm tarihinin 06.11.1951 olmasına karşın her nasılsa nüfus kayıtlarına 27.03.1977 olarak yazıldığını ileri sürerek ...'in ölüm tarihinin 06.11.1951 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece adı geçenin ölüm tarihinin 06.11.1951 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden nüfus kayıt tablosunun incelenmesinden, ...'in düzeltilen ölüm tarihine göre kayden 01.01.1956 doğumlu kızı ...babasının ölümünden sonra doğmuş duruma gelmekle kayıt engeli oluştuğu gözetilmeden kayıtlar arasında çelişki yaratılacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Tapuda isim düzeltme davalarının amacı malikin, tapu kayıtlarındaki bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Nüfus kayıtlarında da bir yanlışlık veya noksanlık varsa bunun giderilmesinden sonra tapu kayıtlarındaki düzeltmenin gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi halde tapu kayıtlarının nüfus kayıtları ile benzerliğinden söz edilemez. Somut olayda, tapu malikinin soyisminin tapu kaydında yazılmadığı gibi, nüfus kaydının bulunmadığı görülmektedir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Tapuda isim düzeltme davalarının amacı malikin, tapu kayıtlarındaki bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Nüfus kayıtlarında da bir yanlışlık veya noksanlık varsa bunun giderilmesinden sonra tapu kayıtlarındaki düzeltmenin gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi halde tapu kayıtlarının nüfus kayıtları ile benzerliğinden söz edilemez. Somut olayda, tapu malikinin soyisminin tapu kaydında yazılmadığı gibi, nüfus kaydının bulunmadığı görülmektedir....

Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında, davacı taraf tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini talep etmekte olup bu tür davalarda hasım gösterilen Tapu Sicil Müdürlüğü ile aralarında bir uyuşmazlık yoktur. Tapu Sicil Müdürlüğü davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı söz konusu değildir. Davacının yukarıda belirtildiği gibi davada tapu kayıtlarının malik hanesindeki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun biçimde düzeltilmesi dışında ileri sürebilecekleri herhangi bir hakları da bulunmamaktadır....

da ikamet etmediklerini Diyarbakırda ikamet ettiklerini, duruşmada beyan etmeside gözönüne alındığında; bu durum karşısında davaya bakmaya mahkememiz yetkisiz olup, yetkili mahkeme Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi gereğince nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenen davalıların yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesi olan Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahısların yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Nüfus kayıtlarındaki anne ve baba adının düzeltilmesine ilişkin uyuşmazlıklardaki yetki Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi uyarınca kesin yetkidir. Anne ve baba adının düzeltilmesi istenen davalılardan ...'...

nın nüfus kütüğüne yanlış yazılan ölüm tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 2.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 2.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ana Adının Düzeltilmesi ve Yaş Tashihi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının gerçek annesinin 28.09.1967 tarihinde ölen Hatice Kılıç olduğunu ileri sürerek hatalı nüfus kaydının ve doğum tarihinin 01.02.1967 olarak düzeltilmesini istemiş; mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olduğundan mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 18.09.1952 doğumlu olduğu halde kendisinden önce doğan ve ölen aynı adı taşıyan kardeşinin kimliği ile yaşadığını ileri sürerek nüfus kütüğünde 25.08.1946 olan doğum tarihinin 18.09.1952 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 1-Doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen davacının nüfusa kaydedilmediği, kendisinden önce doğan ve nüfusa 25.08.1946 doğum tarihi ile tescil edilen, ölü olduğu halde kaydı düşülmediğinden sağ görünen kardeşinin kaydını kullandığının anlaşılması üzerine doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek HUMK.nun 7/1. maddesi gereğince görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de, mahkemece davacının...

İş Mahkemesi Dava, TMO kayıtlarındaki doğum tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8....

olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. ....k Mahkemesi tarafından ise ölüm tarihinin tespiti istenilen kişi ....nüfusuna kayıtlı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Somut olayda, davacı babaannes... ölüm tarihinin tespiti ile nüfus kaydına işlenmesini talep etmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin halası ve murisi ....1934 yılında vefat ettiğini, nüfus kayıt örneğinde adı geçenin ölüm tarihinin yazılı olmadığını, ....Mahkemesinin 2016/27 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen veraset davasında murisin ölüm tarihinin tespiti hususunda dava açmaları yönünde kesin süre verildiğini belirterek muris ...'...

UYAP Entegrasyonu