WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Kazandırmanın yapıldığı zaman geçerli olan bir sebep bulunmasına rağmen sonradan bu sebep ortadan kalkarsa, ortada sebepsiz zenginleşme olduğundan iadesi istenebilir. 22. Görüleceği üzere, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğmakta olup, bu borcun konusu malvarlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir. 23....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/443 Esas sayılı dosyasına asli müdahale ile açtığı davasının ise 16.09.2010 tarihinde açılmış olması nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasının 2 yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağı ilişkin olduğundan zamanaşımı definin buna göre çözümlenmesi gerekir. BK 66. maddesinde yeralan düzenlemeye göre, iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra nedensiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar. 6098 sy TBK 82. maddesinde ise aynı ilkeler benimsenmiş, ancak 1 yıllık süre 2 yıl olarak kabul edilmiştir....

Maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak keşideciye başvurabilir. İkinci halde ispat külfeti keşidecide olup keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd, Şti. tarafından keşide edilen ve ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd, Şti. tarafından keşide edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan çek nedeniyle taraflar arasında temel ilişki bulunduğu iddia edilmemektedir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; keşideci ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd, Şti. kendisinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği anlaşılmakla; davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalı ... Ltd. Şti'nin ......

Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77. vd. maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf tacir sıfatına haiz olup davalı taraf ise davacı şirkette ortaktır....

gelecek çoğalmanın önlenmiş olunması gerektiğini, zenginleşme ve azalma arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, davacı taraf çekin hatır çeki olduğunu ispat külfeti altında olmakla ayrıca sebepsiz zenginleşme şartlarının da oluştuğunu ispatla yükümlü olduğunu, ancak yine davacı taraf dava dilekçesi ile ispata yarar herhangi bir delil sunmadığından sebepsiz zenginleşme iddiasını da ispat edemediğini, beyanla davanın reddini savunmuştur....

Dava, sehven yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 13.789,21 TL asıl alacak, 1.761,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.550,45 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için ödemeye dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır....

Davalı vekili, öncelikle davanın hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçmesi nedeniyle reddi gerektiğini, bankanın ödediği faiz bakımından gabin iddiasının kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki gabin iddiasına dayalı davanın akdin kurulması tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerektiğini, BK'nin 66. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme durumundan da sözedilemeyeceğini, kaldı ki sebepsiz zenginleşmeye dayalı zamanaşımı süresinin de geçmiş olduğunu, ifa edilen faiz tutarı bakımından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, ifa edilen kısmın geri istenmesinin MK'nin 2. maddesine de aykırı olduğunu, zira bankanın bu talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, aynı tarihlerde başka bankalarında yüksek faiz verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu alacağın kira ilişkisi nedeniyle yapılmış bir masraf olduğu, kira ilişkisinden doğan alacak davalarının sulh hukuk mahkemelerinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak davası olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Dava tarihinde geçerli olan 1086 Sayılı HUMK.'nin görev hususunu düzenleyen 8. maddesinin II/1 bendinde, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, aktin feshi yahut tesbit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların, dava konusu olan şeyin değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği hükmüne yer verilmiştir....

Maddesinde sayılan hallerden olmadığını, bu nedenle davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerinden faydalanamayacağını, müvekkilinin dava dışı ------ firmasına borçlu olmaması nedeniyle alacağın temliki hükümlerinden kaynaklanan bir alacağın da bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava, İİK'nun 72. Maddesinde düzenlenen menfi tespit istemine; birleşen dava ise, TTK'nun 732. Maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller, dava konusu çek, savcılık dosyası, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir....

Davada, mükerrer ödeme nedeniyle 1.114,97 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.2011 tarih ve 2011/15282 E.- 2011/17185 K. sayılı ilamı ile; “Dava dilekçesinde asıl alacak yanında 2.642 TL işlemiş faiz de davaya konu edilerek istenilmiş olmasına karşın mahkemece bu istem hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmemiş olması davacı yararına bozma nedenidir. Öte yandan ,dava dilekçesinde faiz istemi bulunmadığı halde, istem aşılarak hükmolunan asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de davalı yararına bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamı gereği yerine getirilmemiştir. Kural olarak, temerrüd faizinin başlaması için borçluya ihtar gönderilmesi gerekmektedir....

UYAP Entegrasyonu