Asıl dava, köy muhtarı ve azası olan davacılar hakkında gönderilen ödeme emirlerinin iptali ve davacılar da ....tüzel kişiliği hakkında Kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezası nedeniyle itirazı kayıtla ödenen idari para cezasının ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir. Birleşen davalar ise, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne birleşen davalardan ....arafından açılan davanın kabulüne, davacı ... tarafından açılan davada ise; Kurum yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir....
HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Davacı ... İnş. San. Tic. Ltd....
nün kanuni temsilci olduğu dönemde gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu halde davacının 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen cezalardan sorumlu olmadığından bu cezalara isabet eden tutarların ödeme emrine yansıtılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin; 15/12/2015 tarihinden 14/02/2017 tarihine kadar olan süreyi kapsayan tutarlarına isabet eden kısımlarının iptali isteminin reddine, bu süreleri aşan tutarlara isabet eden kısımları yönünden iptaline, bu alacakların fazlaya ilişkin tutarlarına isabet eden kısımları yönünden iptaline, ödeme emrinin, 2017/Ocak-Aralık dönemine ilişkin re'sen tarh edilen kurumlar vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi kısımları yönünden iptaline, ödeme emrinin 2017/Ocak-Aralık dönemine ilişkin kesilen 214.336,06-TL tutarlı özel usulsüzlük cezaları yönünden, 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen 110.000,00-TL'lik kısmı...
Dava, davacıya tebliğ edilen 2005/10631, 2010/64176, 2010/64177, 2012/18006, 2012/56588, 2013/100127, 2013/104737, 2013/104738, 2015/27337 ve 2015/27338 takip numaralı 10 adet ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir....
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
takip numaralı ödeme emri yönünden yapılan inceleme: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin aynı döneme ilişkin aynı nev'i ve miktarda borca ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mükerrer olarak düzenlenen ... takip numaralı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Karar sonucu: Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 17/06/2019 tarih ve E:2016/4257, K:2019/4304 sayılı kararı: ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme: Temyiz istemine konu Vergi Mahkemesi kararının; ... tarih ve ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Daire tarafından uygun görülmüştür. ......
Somut olayda davaya dayanak takip İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibidir. Taraflar arasında akdedilen çerçeve sözleşmenin 14.Maddesinde taraflar arasında doğan uyuşmazlıkların İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinde çözümleneceği konusunda yetki sözleşmesinin akdedildiği,sözleşme altındaki imzanın her iki şirket yetkililerince kabul edildiği anaşıldığından mahkememizin sözleşmede kararlaştırılan münhasır yetki sözleşmesi ile bağlı olduğundan ve genel yetkiyi bu kararlaştırmanın kaldırdığından mahkememizin ve davaya esas takibin girişilerek ödeme emrinin tebliğ edildiği icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılmıştır....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklılar tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine karşı borçlunun itiraz etmesi üzerine alacaklı yanca açılan itirazın iptali davasında, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; itirazın kısmen iptaline karar verilen alacak kısmına stopajın da dahil olduğunu, borçlu tarafından mükerrer stopaj ödemesi yapılması nedeniyle 200.000,00 TL fazla ödeme bulunduğunu, buna rağmen borçluya aynı takip dosyasından, itirazın iptali davasında hükmedilen icra inkar tazminatının tahsili için toplam 146.611,51 TL bedelli icra emri gönderildiğini...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerince verilen ara kararlarına cevaben dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu … tarih ve … , … , … , … , … ve … sayılı ödeme emirlerinin davalı idare tarafından sehven mükerrer düzenlenmesi nedeniyle iptal edildiği, … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2007 yılına ait damga vergisi ile 5035 sayılı Kanun'dan doğan damga vergisine ilişkin 1 ve 2 No'lu borç kalemlerinin de ödenmiş olması nedeniyle kaldırıldığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığı, … tarih ve … , … , ve … sayılı ödeme emrileri ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 1 ve 2 No.lu borç kalemleri dışında kalan kısmı yönünden ise; davacı tarafından davalı idareye verilen 03/10/2016 tarih tarihli dilekçeyle, 6736 sayılı Yasa kapsamında şirket borçlarının yapılandırılması için başvuruda bulunulduğu ve idarece şirket borçlarının yapılandırıldığı ancak, şirket tarafından söz konusu yapılandırılan...
Bu bakımdan, koşulların oluşması halinde ödeme emri içeriği alacaklar nedeniyle kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilmesi mümkün olan davacı adına, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi kapsamında, asıl amme borçlusu şirketin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığının kabulü ile ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamıştır. Öte yandan, şirket adına kayıtlı araçların ve taşınmazın satış işlemleri gerçekleştirilmeksizin, kamu alacağının şirketten kısmen veya tamamen alınamadığından bahsedilemeyeceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair mahkeme kararının, yukarıda açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz....


