WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.09.2007 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 14.07.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-birleştirilen davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptali ve tescil isteğine, birleştirilen davalar ise; ehliyetsizlik, muris muvazaası, hata ve hile hukuksal nedenlerine dayalı satış vaadi sözleşmesinin iptali isteklerine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, davalı ile davacının dayı yeğen olduğunu, davalının annesi muris ... 1....

Asli müdahil ... vekili 27.02.2012 tarihli dilekçesi ile dava konusu satış vaadi sözleşmesinin bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, 03.03.2009 tarihli ve satıcılardan ... vekili ... ile yapılan sözleşme ile bu hususun sabit olduğunu eski eşi olan davacıya inancı nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin davacı lehine yapıldığını, asli müdahil ... tarafından tayin edilen vekil ... tarafından vekaletnamenin kötüye kullanılarak dava konusu payların davalı ... satıldığını belirterek davalılar adına kayıtlı ve davalı ... Önder'e satılan payların iptali ile asli müdahil ... adına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmazlar yönünden 06.09.2012 tarihinde keşif yapılmış keşif sonucu düzenlenen rapor ve ek raporlar ile taşınmazların değerleri belirlenmiştir. Mahkemece, dava konusu 270 ada 32 sayılı parsel yönünden vazgeçme nedeniyle davanın reddine, İncirköy 294 ada 4 parsel ile 271 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabulü ile davalı ......

in şahsi olarak alacaklı göründüğünü, müflis şirkete aracın satış bedelinin ödenmediğini, davalı ile müflis şirketin ortağı ve yetkilisi olan ... muvazaalı işlem yaparak dava konusu aracı iflas masasından ve alacaklılardan kaçırdığını belirterek araç satış sözleşmesinin iptali ile dava konusu aracın iflas masası tarafından satılarak bedelin iflas dosyasına aktarılmasına, araç bulunamaz ise veya değer kaybı söz konusu ise satış tarihindeki gerçek değerinin tespit edilerek bu bedelin işlem tarihi olan 28/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının beyanlarından rehin hakkından vazgeçtiği anlaşıldığından rehin alacaklısı bakımından hukuki ehemmiyet kesbetmeyen rehin şerhinin kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, aksi halde borcun ödendiği, bedeli ödenen bir işleme karşı muvazaa iddiası öne sürülemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur....

ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçersiz olup kayıt maliki davalı ...’in de durumu bildiğinden iyiniyetli olmadığını ileri sürerek çekişme konusu 295 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ½ payının adına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazın mirasçılar adına tescilini istemiştir....

dan almış olduğu arazinin üzerine yapmış olduğu bina nedeniyle maddi anlamda sıkıntı yaşaması olduğunu, bu hususta taraflar aralarında satış sözleşmesinin yapıldığını, 01.02.1981 tarihli bu sözleşmenin de müvekkili tarafından dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazları satış yoluyla mülkiyetine geçirdiğinin sabit olup, davacı tarafın muvazaa iddiasının bu yönüyle kabul edilebilir nitelikte olmadığını, muris ...'...

Davacılar, davalılar ile pay devreden önceki malikin tapuda yaptıkları trampanın gerçekte satış olduğunu bu işlemden sonra yapılan satışlar da dahil yasal önalım hakkını kullanmak istemişlerdir. Aşamalardan geçen yargılama sonunda İstinaf Dairesi tarafından trampanın aksinin ispatlanamadığından paydaş olan davalıların sonraki satışlarına karşı da önalım hakkı kullanılamayacağı gerekçesiyle önceki kararda direnilerek davanın reddine karar verilmiştir. Önalım hakkının kullanılabilmesi için gerçek bir satış sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Satış niteliği olmayan temliklerde önalım hakkının kullanılması mümkün değildir. Ayrıca davacı tapudaki işlemin tarafı olmadığından, tapuda trampa şeklinde gösterilen işlemin muvazaalı olduğunu, gerçekte satış olduğunu ileri sürebilir. İşlemde muvazaa yapıldığını ileri süren davacı bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir....

Dava, davalı şirket ile davacı arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine aykırılık ve muvazaa iddialarına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Davacı tarafça, ...'ın satış şeklinde gösterilen işlem ile muvazaalı olarak taşınmazı tapuda devraldığı ileri sürülmüş olup, muvazaalı olduğu iddia edilen işlemin tarafları davalı olarak davada yer almaktadır. Mahkemece, işin esasına girilerek muvazaa iddiası yönünden taraf delilleri toplanıp, değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, muvazaalı bir hukuki işlem ile davacı üçüncü kişinin zarara uğratılmasının ona karşı işlenmiş bir haksız fiil niteliğinde olduğu ve işbu davanın ileri sürülüş tarzına göre haksız eylemi işlediği iddia edilen ...'ın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmamasının muvazaalı işlemin yapısının ve özelliğinin bir gereği olduğu gözönünde bulundurulmadan, yanılgılı gerekçeyle sonuca ulaşılması doğru görülmemiştir....

Davalılar, satışın gerçek olduğunu, miras bırakan ve eşinin sağlık sorunları dahil her türlü ihtiyaçlarının taraflarından karşılandığını, satış bedelinin rayicin altında olduğu düşünülse bile bu farkın minnet borcu çerçevesinde miras bırakanın iradesine yansıdığını, 34 Z 2506 plakalı aracın dava tarihinden önce devredilmesi nedeniyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, 999 ada 27 parseldeki 6 nolu bağımsız bölüm ile 563 parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, araç üzerindeki zilyetlikten ibaret olan hakkın devri hususuna ilişkin gizli bağış sözleşmesinin hiçbir şekil şartına bağlı olmadığından geçerli olduğu gerekçesiyle araç kaydının iptali talebinin reddine, tenkis talebinin ise saklı payın ihlal edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir....

Davacılar vekili ıslah dilekçesiyle, dava değerini 842.779.00 TL arttırarak, 942.779.00 TL'ye yükseltmiş, taşınmazların muvazaa nedeniyle tapu iptali ile davalı HRMS AŞ adına tesciline, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde taşınmazların satış tarihindeki bedelinin faizi ile birlikte davalı HRMS A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir....

Dava konusu 2959 ada 5 parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm, dosya arasında yer alan tapu kaydına göre, satış suretiyle tam paylı olarak 19.2.2010 tarihinde ... adına tescil edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından özellikle iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava, taraf muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kısa tanımla muvazaa; irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılıktır. Böyle bir iddia karsısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Davacı, boşanma ilamında onaylanmış bulunan protokole dayanarak kararlaştırılan hakkı elde etmek amacıyla eldeki davayı açmış, tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir....

UYAP Entegrasyonu