WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan babaları ...’un 30,909,3298,7269,402 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ...’ye, 951 ve 542 parsel sayılı taşınmazlarını davalı kızı ...’e ölünceye kadar bakma akdi ile, 102 parsel sayılı taşınmazını ise dava dışı torunu ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, ...’ın da taşınmazı davalı babası ...’ye devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişler, aşamada 3298 parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat etmişlerdir....

Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili, ispat yükü davacılarda olmasına rağmen İstinaf Mahkemesince 1202 parselin satın alındığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamı ile muvazaa iddiasının kanıtlanamadığını, taşınmazın bedeli ödenerek satın alındığını, mirasbırakanın satış bedeli ile 701 parsel sayılı taşınmaza ev yaptırdığını, 3. kişilere sattığı dava dışı 130 parselin satış bedelini mirasçılarına bölüştürdüğünü ileri sürerek 1202 parsel sayılı taşınmaz bakımından hükmün bozulmasını istemiştir. 3.Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında açılan tapu iptali ve tescil, tazminat isteklerine ilişkindir. 3.2....

ya satıldığını, dava konusu taşınmazın maliki bulunan Yıldırım Vakfının Fetö terör örgütü ile iltisakı tespit edilerek kapatılan kurumlar arasında yer aldığını, bu taşınmazın KHK kapsamında kapatılan Bingöl iş adamları derneğinde üye olan ve Fetö ile bağlantıları olan şahıslara satıldığını, satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu belirterek taşınmazın ... adına tescilini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkili hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı gibi diğer davalılarla bir bağlantısının da olmadığını, inşaat sektöründe şirket sahibi olarak çalıştığını, dava konusu taşınmazı satın almasının nedeni taşınmazın miadını doldurmuş olması nedeniyle yıkıp yeniden yapmak istediğini, müvekkili açısından muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili; davacı şirket ile davalı arasında 11/12/2015 ve 25/12/2015 tarihli faktoring işlemleri yapıldığını, davalı ...'nın faktoring sözleşmesini ihlal eden iş ve işlemleri nedeni ile Kadıköy 8. Noterliğinin 03/02/2016 tarih 01966 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faktoring sözleşmesinin kat edildiğini, davalı ...'nın borçlusu olduğu 10/02/2016 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli çeke istinaden İstanbul 21....

Gerek 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı gerekse 16.03.1990 tarih ve 1/2 sayılı içtihadı birleştirme kararlarında açıkça vurgulandığı üzere "muris muvazaası, miras bırakanın danışıklı olarak mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapuda kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklaması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinde şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek, dava açabilmelerine olanak veren hukuki bir olgu" olarak tanımlanmaktadır....

ın yönlendirmesi ile işlem yaptıklarını, davalılar hakkındaki savcılık soruşturmasının da devam ettiğini ileri sürerek, muvazaa nedeniyle hisse devir sözleşmesinin iptalini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, gerek vekaletnamenin verildiği gerekse satış işleminin yapıldığı tarihte herhangi bir inşaatın sözleşme konusu olmadığını ve hisse değerinin de 70.000 TL olamayacağını, davacının hissesini başka bir üyeden aldığını, hisse devri ile üyeliğinin kooperatif kayıtlarına dahi işlenmediğini, davacının başvurusunun kooperatifçe reddolunduğunu, bu nedenle açık davanın da derdest oludğunu, üyeliği kooperatif tarafından kabul edilmemesi sebebiyle davacının üyelik aidatlarını ödemediğini, üyeliğe kabul edilmesi halinde ödenmesi gerekli olan aidatın yaklaşık 20.000 TL olduğunu, hisse değerinin ancak 10.000 TL olabileceğini, müvekkili Levent'in kendisine verilen vekaletnameye istinaden davacı hissesini piyasa değerinden sattığını, hatta başka hisseleri de satıp satış bedelini davacıya teklif...

Ancak 3.kişinin danışıklı işlem ile haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan alacaklı olması ve danışıklı işlemin alacağının ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış bulunması gerekir.Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK'nın 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur....

Noterliğinde 07.12.1992 tarihinde düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/29 E. dosyası ile davalı Kasım Aydın adına tescil edilen taşınmazların taraf vekillerince düzenlenen 04.07.1992 tarihli belge uyarınca inançlı işlem olduğu gerekçesi ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....

Davalılar ... ve ... vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, satış vaadi sözleşmesinin muvazalı olarak yapıldığını ve sözlşemenin ifa olanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, 19.12.2012 tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARA ESAS NO : 2021/660 KARAR NO : 2022/57 DAVA : Muvazaa Nedeniyle İpoteğin Kaldırılması İstemli DAVA TARİHİ : 12/07/2019 KARAR TARİHİ : 19/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Muvazaa Nedeniyle İpoteğin Kaldırılması İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı ....Şirketi vekili dava dilekçesinde; davalı ....Şirketi'nin müvekkili davacı şirkete olan borcundan dolayı 07/11/2018 tarihinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararını İzmir ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında infaz edilerek davalı şirket adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... Ada ......

UYAP Entegrasyonu