WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Şirketi ve diğerleri hakkında muvazaa nedeniyle satış sözleşmesinin iptali talebi ile 23.09.2002 tarihinde ... Mahkemesinde açıldığı yetkisizlik ve görevsizlik kararları sonrasında davanın halen ... Mahkemesinde derdest olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında “....Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İptal İstemli Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen, tarafları, tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 23.11.2006 gün, 12382-12799 sayılı, 13.Hukuk Dairesinin 21.9.2005 gün 8042-13524 sayılı, 14.Hukuk Dairesinin 26.5.2005 gün 4560-4817 sayılı ve 15.Hukuk Dairesinin 4.5.2005 gün 6889-2790 sayılı kararlarıyla meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu’nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, muvazaa nedeniyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle hükmün temyiz inceleme görevi 4.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ:4.Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın bu Daireye gönderilmesine, 1.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 01/02/2021 gün ve 2020/908-2021/342 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca 490,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydettirilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 123,60 TL peşin harcın karar düzeltme harcına mahsubuna 11/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/06/2015 NUMARASI : 2013/434-2015/267 Dava, satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali isteğine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 14. madde gereğince Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Kararına göre ve davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 13. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Ancak, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60. maddesinde 6644 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gereğince görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna sunulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, görev sorunu giderilmek üzere dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davacılar vekili, müvekkillerinin paydaş olduğu 6374 ada 10 parsel sayılı taşınmazda önceki paydaşın payını satış yoluyla davalıya devrettiğini, bildirim yapılmadığını, gerçek pay satış değerinin önalım hakkına engel olmak için tapuda yüksek gösterildiğini ileri sürerek, gerçek değer üzerinden davalı adına kayıtlı payın önalım nedeniyle iptal edilerek davacılar adına eşit olarak tescilini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazda eylemli paylaşım bulunduğundan bahisle davanın reddini istemiştir....

Noterliği’nin 19.09.2013 günlü ihtarnamesiyle paydaş olduğu 9 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşının payını davalılara satış yoluyla devrettiğini öğrendiğini, gerçek satış değerinin 815.000 TL olmasına rağmen önalım hakkına engel olmak için muvazaalı olarak 1.400.000 TL gösterildiğini ileri sürerek payın önalım nedeniyle adına tescilini istemiştir. Davalılar, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bedelde muvazaa bulunmadığını, paydaşlığın şuyulandırma ile oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, önalım bedeli yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır....

MUVAZAATASARRUFUN İPTALİ DAVASITERDİTLİ DAVA 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 284 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalılardan borçlu Ö.... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun sahibi olduğu taşınmazlarını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi sonucu açılan tescil davası ile davalı şirkete devri, davalı şirketin aynı taşınmazı R....’e onun da Vedat’a satışına ilişkin tasarrufların iptaline, taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına bu mümkün olmadığı takdirde muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket, R.... ve V....davanın reddini istemişlerdir....

Mirasbırakanın ölümü tarihinde mirasçılık sıfatı taşıyan her bir mirasçının aslında kendisinin de ortak olduğu terekeye dahil iken muvazaalı olması nedeniyle geçersiz bir sözleşme ile şeklen bir başkasına temlik edilen taşınmazın tapu kaydının iptali için dava açmakta hem hukuki yararı hem de hakkı vardır. Dolayısıyla mirasçının muvazaa sözleşmesinin yapıldığı tarihte mirasçı olmamasının muvazaa davası açma hakkına etkisi olmayıp mirasbırakanın ölümü tarihinde mirasçı olması gerekli ve yeterlidir. (YGK 25.09.1996 tarih, 1996/1-440 Esas, 1996/638 Karar) Sonuç itibariyle mirasbırakan sadece sözleşme tarihindeki mirasçılarından değil daha sonra mirasçı olacak kişilerden de mal kaçırabilir. Murisin asıl amacı ölümünden sonra bir hak talebini önlemektir. Muvazaalı işlemin amacı hiçbir ayırım göstermeksizin sözleşme tarihinde ve daha sonra mirasçı olanların tamamını aldatmaktır....

ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; KARAR Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı ticari plaka satış sözleşmesinin ve araca ait trafik sicil kaydının iptali veya tenkis isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan babaları..... davalılara ......plaka sayılı ticari taksiyi ve ticari plakasını diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla muvazaalı olarak satış göstermek suretiyle 21/12/2009 tarihinde devrettiğini ileri sürerek ticari plaka satış sözleşmesinin ve trafik sicil kaydının muvazaa nedeniyle iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesi istemiş, 23.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile tescil talebi kabul edilmediği takdirde saklı payının tenkisini talep etmiştir....

Mahkemece 11.01.2012 tarihli ve 2006/614 Esas, 2012/9 Karar sayılı ilamı ile bir kısım taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, bir kısım taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine ... Hukuk Dairesinin 20.11.2012 tarihli ve 2012/12040 Esas, 2012/15097 Karar sayılı ilamı ile"...Önalıma konu 29 adet parselde davalının aynı senetle 22.05.2006 tarihinde toplam 23.960 TL bedelle pay satın aldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ve 29 adet taşınmazın gerçek değerinin 16.772,00 TL olduğunu iddia etmiştir. Davalı satım sözleşmesinin tarafı olmadığından iddiasını her türlü delil ile kanıtlayabilir. Davacı gösterdiği delilerle bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde yemin dahil her türlü yasal delile dayanmıştır....

UYAP Entegrasyonu