WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili,davalı borçlu ... 'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla İşçimen...Tic.AŞ'deki hisselerini 27.4.2009 tarihinde davalılar..., ... ve ...'in murisi aynı zamanda davalı ...'in babası ... ...'e devrettiğini,......'in 30.11.2011 tarihinde vefat ettiğini belirterek davalılar arasındaki hisse devrine ilişkin tasarrufun iptali ile hisselerin haciz ve satışı konusunda yetki verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın hukuki sebebinin açıklanması gerektiğini, tasarrufun iptali olarak açılmış ise aciz belgesi sunulmadığı gibi borçlunun aciz halinde olmadığını, muvazaa hukuki sebebine dayalı ise muvazaa olmadığı konusunda kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....

Davalılar vekili beyanlarında; taraflar arasındaki sözleşmenin Anonim Şirketine ait hisse devri olduğundan geçerli olduğunu, kambiyo senedinin bütün unsurlarıyla tam olduğunu, davacının 30/01/2021 tarihine kadar ödemeyi gerçekleştirmediğini, bu sebeple davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ile Gerekçe : Eldeki dava taraflar arasında düzenlenen 25/12/2022 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptali ile bu sözleşme nedeniyle verilen Bursa 15.İcra Müdürlüğünün 2021/... sayılı dosyası ile 2021/... sayılı dosyalarında takibe konu edilen senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı eldeki davayı 10.000,00 TL ile sınırlı olarak açtığı görülmekle eksik harç yatırdığı anlaşılmıştır. Davacıya sözleşmeye ve senetlere konu tutara göre eksik harcı tamamlanması istenmiş, davacı tarafça eksik harç tamamlanmıştır....

Gerek dava dilekçesi, gerekse mahkemenin kabul biçimine göre dava, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesinde yer alan genel muvazaa hukuksal nedenine dayanmaktadır. Muvazaa davası; borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3. kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. 3. kişinin muvazaalı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun muvazaalı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla muvazaalı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır....

Asıl dosyada ve birleşen dosyada davalılar vekili davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan hisse devrinin noterde düzenlendiğini ve geçerli olduğunu, davanın kötüniyetli olduğunu, hisse bedelinin ödendiğinin noter senedinde yazılı olduğunu, şirketin iki ortaklı iken davacının payınının tamamını diğer ortak davalıya devretmiş olması ve ortakların hisse devri konusunda anlaşmış olmaları sebebiyle noter evrakının ortaklar genel kurul kararı niteliğinde olduğunu, ayrıca bir genel kurula dahi gerek bulunmadığını, buna karşılık genel kurul bildiriminin ve onayının da yapılmış olduğunu, noter senedinin aksinin ispat edilemediğini, pay devrinin kanuni şartlarının gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacı tarafından davalı ...a yapılan 17/12/2018 tarihli...Şirket Pay devrinin geçerli olup olmadığı, iptali gerektiren bir yön bulunup bulunmadığı hususlarındadır. ....

Davalı vekili, davacının daha önce aynı taleple dava açtığını, bu davanın red ile sonuçlanıp, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının hisse devri ile, hisse devir ve yetki iptali kararının 11.05.2011 tarihinde tescil edilerek ilan edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin işbu davada yasal hasım sıfatı taşımaması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkilin dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı ... Şirketi'nin ortaklarından biri iken ... 41. Noterliği'nin 04.04.2002 tarih ve 13612 yevmiye numaralı işlemi ile ortaklık paylarının tamamını dava dışı ...'...

Davalı ... vekili, borçlu şirke hissesinin müvekkili adına sahte kimlik ile düzenlemek ve kullanmak sureti ile vekaletname çıkartılıp, sonra bu vekaletname aracılığı ile hisse devrinin yapıldığı davalı şirketin 1/4 hissesi devredilmiş gibi yapıldığını, hisse devri iptali için ... .... Esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve... suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmiştir. Davalı ..., davalı şirket ortağı olduğunu, şirket genel müdürü ...’ın sahte kimlik ile şirket hissesini bir başkasına devrettiğini, devrin usulsüz ve yok hükmünde olduğundan iptalinin yersiz olduğunu diğer hisse devrinde bir sorun olmadığından davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiştir....

İNCELEME VE GEREKÇE : Asıl dava ------ hisse devir sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle hisselerin iadesi, olmadığı takdirde, hisse devrinin gabin sonucu yapıldığı iddiasıyla, hisselerin gerçek değeri ile sözleşmede gösterilen değer arasındaki farkın tahsili isteklerine ilişkindir. Mahkememizle birleşen----- sayılı dosyası ile açılan dava ise; notere, hisse sahibi olduğu şirkete ve hisseyi devralan diğer şirket aleyhine açılan hisse devir sözleşmesinin sahteliği nedeniyle iptali ,devre konu payların pay defterine yeniden davacı adına kaydı talebidir. Dosya içine alınan -----, pay defteri örneği ve hisse devir senedine --------- %15 oranında hissedarken bu hisselerin tamamının----------- tarafından imzalanmış olduğu, ancak noter senedinde devreden olarak ------------ yer aldığı, hisse devir senedinde imzanın vekaleten atıldığına dair bir açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır....

a ve belirleyeceği gerçek veya tüzel kişilere devrinin yapılması kararlaştırılmıştır. Bu protokol çerçevesinde 04.08.2011 tarihinde Ankara 9. Noterliğinde hisse devir sözleşmesi yapılmış, dava dışı ... Elektrik Üretim San. Tic. Ltd. Şti hisselerine sahip olan davacılar ... ve ... hisselerini ... ve ...'a devretmiştir. 19.08.2011 tarihli Ek protokolle de hisse devir bedellerinin ne şekilde ödeneceğine ilişkin bir ödeme planı belirlenmiştir. 2- Taraflar arasındaki protokollerin ve hisse devir sözleşmesinin mevcudiyeti ve içeriği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf hisse devir bedelinin ödenmemesinden kaynaklıdır. Mahkemece; 24.06.2011 tarihli protokolün TTK 595/1 maddesine uygun olarak resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu, hisselerin ... Yapı ve Mühendislik A.Ş. ye devredilmemiş olması nedeniyle hisse devrinden dolayı ... Yapı ve Mühendislik A.Ş.'...

Dava tarihi itibariyle davacı tarafından hisse devrinin onaylanması hususunda davalı şirkete bir başvurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. TTK nun 595 maddesine göre ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin hisse devrini onaylamayı reddedebilir. Davacının yargılama sırasında yaptığı hisse devrinin pay defterine işlenmesi talebi ortaklar kurulunca yasal üç aylık sürede red edilmiş olup, onaylanmamış olması nedeniyle devrin geçerli hale gelmediği, bu sebeple de pay devrinin pay defterine işlenmesi ve dolayısıyla tescili talebinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmış olmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir....

İki şirket ortağı arasında yapılmış bulunan hisse devir sözleşmesi şirketler hukuku anlamında geçerli biçimde tamamlanmış, herhangi bir muvazaa iddiasıyla karşılaşmamıştır. Yani hukuk yargılaması açısından ortada geçerli bir hisse devri vardır. Nitekim bu devir Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş, pay defterine ve kayıtlara işlenmiştir. Hukuk yargılaması açısından taraflardan biri veya alacaklılardan biri gibi, devrin sonuçlarından olumsuz etkilenen kişilerce muvazaa sebebiyle iptali istenmedikçe ve işlem bir kesin hükümle iptal edilmedikçe geçerlidir. Daha açık bir ifade ile, el'an davacının bir hukuki hakkı tehdit altında değildir. Ancak ceza yargılamasının ilke ve kuralları farklıdır. Davacı taraf hukuk mahkemesinden alacağı tespit kararına dayanarak ceza yargılamasında alınan koruma tedbirlerini etkisiz hale getirmek amacındadır. Bu sonucu sağlayacak biçimde bir tespit kararının mahkememizce verilmesi mümkün değildir....

UYAP Entegrasyonu