nun 19 madde gereği alacağın doğumundan sonra danışıklı olan araç devrinin iptali ile ... 1. ... Müdürlüğünün 2015/23 sayılı ... takibinde alacağı olan 105.561,00TL'lik borç ve ferileri ile sınırlı olmak üzere araç üzerine haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., mal kaçırma iddiasının doğru olmadığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, muvazaa içermeyen tamamen gerçek olarak yapılan ve bu gerçekliği yasal delillerle ispatlanan alım-satım ilişkisinin iptaline dair olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan delillere göre; satış tarihi itibariyle henüz ... takibinin olmaması, 1/2 hisseyi satın alan davalı ...'...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ...’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 15.2.2007 tarihinde aralarında organik bağ bulunan davalı ...’e sattığını,satış işleminin muvazaalı olması nedeniyle TBK’nun 19.maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu ..., davanın İİK’nun 277 maddesi gereğince açılmış tasarrufun iptali davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, aciz halinde olmadığını, dava konusu satış işleminin gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....
Dava dilekçesindeki bariz açıklama ve nitelendirmeye göre dava TBK 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277.maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. ... muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Somut olayda; davalı borçlu ...'...
TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Dava; İİK 277 ve devamı maddeleri ile TBK'nın 19. Md. gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Muvazaaya dayanan davalar ile tasarrufun iptali davaları için gerek HMK, gerek TBK, gerekse İİK'da görevli mahkemeye ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmediğinden genel hükümlere göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekecektir. İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davalarında amaç; borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı bazı tasarrufların geçersiz yada iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalması ve dolayısıyla o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır....
e devrettiğini, dava konusu taşınmaz hissesinin satış işlemlerinin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptaline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de dava konusunu 6098 sayılı TBK 19. maddesinde düzenlenen genel muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine dönüştürmüştür. Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalı ... arasında sıhrı-kan hısımlık bulunmadığını, bu nedenle tasarrufun bağışlama olmadığını, müvekkilinin iflas ettiğini, borcunu ödemek için taşınmazı ...'a sattığını, diğer davalıların da baba yerine sahip çıkmak için taşınmazı ...'dan satın alarak baba yerlerine sahip çıktıklarını, müvekkilin adına kayıtlı taşınmazın devir tarihi, senedin gerek tanzim gerekse vade tarihinden önce olup, iptale tabi olmadığını, davacının haksız davasının reddini istemiştir....
Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237....
19. Hukuk Dairesi 2015/2593 E. , 2015/17311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır 1....
Dahili davalı ...’nın yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır." şeklinde karar verilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmiştir. Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/5116 E.- 2019/11048 K. sayılı kararında tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkeleri doğrultusunda TBK'nın 19.maddesi hükümlerine dayalı tasarrufun iptali davalarında da Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacağı yönünde karar verilmiştir. (Aynı yönde 17. Hukuk Dairesinin 2016/2431 E. ve 2016/5353 K....


