"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece bir kısım davacılar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davacı ... yönünden muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakan babaları ...'ün 99, 100, 101, 102, 103, 287 ve 442 parsel sayılı taşınmazlarını satış suretiyle davalı oğlu ...'...
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/8786 E. , 2008/1239 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Davalı cevabında bedeli paylaşıma konu aracın borçlu tarafından kendisine satıldığını, bir müddet sonra geri alındığını ve arada düzenlenen sözleşme gereği satış bedelinin bir kısmının nakit olarak ödenip, kalanı için icra takibi yapılarak araç üzerine teminat maksatlı haciz konulduğunu; muvazaalı bir durum bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
Davacı-birleşen davanın davalısı Asıl davada, davalı şirket ile 7 adet daireyi satın almak amacıyla noterde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi imzalayarak satış bedeli olan 337.000TL’yi ödediği halde dairelerin tapularının devredilmediğini, açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek, 337.000TL’nin davalı şirketten tahsilini istemiş, davalı şirket ise birleşen karşı davasında, bedelsizlik ve muvazaa nedenlerine dayanarak dava konusu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiştir. Davacı-birleşen davanın davalısı Recep ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket arasında 24.1.2002 tarihinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği taraflar arasında çekişmesizdir. Sözleşmede 337.000TL’nin nakden ve tamamen ödendiği belirtilmiştir. Sözleşme resmi şekilde düzenlenmiş olup geçerlidir....
Pozitif hukukumuzda muvazaalı sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarını düzenleyen bir kanun metni bulunmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) “Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler” başlıklı 19 uncu maddesinde; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile sadece nispi muvazaa düzenlenmiş olup, bu maddede mutlak muvazaa hükme bağlanmamıştır....
BK'nın 18. maddesi (TBK'nın 19. maddesi) ile genel muvazaa düzenlenmiş olup, anılan maddede“…..tarafların akitteki gerçek maksatlarını gizlemek için kullandıkları sözlere ve isimlere bakılmayacağı, gerçek ve ortak maksatların aranması gerektiği” düzenlemesine yer verilmiştir.. Sözleşmenin bu biçimde yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanma olanağına sahiptir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde BK'nın 18. maddesinin (TBK'nın 19. maddesi) uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereğidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.1999 gün ve 1999/4-286 E., 1999/293 K. ile 03/12/2008 gün ve 2008/1-171 E., 2008/725 K. sayılı kararlarında da aynı görüş benimsenmiştir. Hal böyle olunca; BK'nın 18. maddesi (TBK'nın 19. maddesi) kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir....
ya satış suretiyle devir edildiğini ileri sürerek, davalılar arasında aktedilen satış işleminin muvazaalı olarak yapıldığının tespitine ve davacının işçilik alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Şti. ve ... vekili; davacının alacağı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davacı ile davalının aralarında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, davacının alacağından sorumlu olmadığını, satışın gerçek olduğunu muvazaa bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın muvazaanın tespiti davası olduğu, davacının tespit davası değil muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davası açılması gerektiği, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ve korunmaya değer bir yararının bulunmadığı, taşınmaz satışının davacının iş akdinin feshinden önce gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında davacıya ait ... marka aracın 752.000,00 TL bedelle davalıya satışı hususunda 13/02/2015 tarihli noter araç satış sözleşmesinin düzenlendiğini, davacının sözleşmeye uygun olarak aracı davalıya teslim ettiğini ve 752.000,00 TL bedelli faturanın tanzim edilerek davalıya teslim edildiğini, davalının satış bedelinin 400.000,00 TL'lik kısmını banka havalesi ile ödediği halde fatura bedelinin bakiyesi 352.000,00 TL'nin ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının aracın satış bedelini aldığını resmi senet niteliğindeki noter satış sözleşmesinde beyan ettiğini, bunun aksini yine resmi senet niteliğinde bir belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile; davalılardan -----.tarafından diğer davalıların oluşturduğu adi ortaklığa devri yapılan--------- ruhsatların iptali, davalı ----.tarafından diğer davalılara devredilen tapuların iptali, taşınmaz ------ yapılıp diğer davalılara devredilen düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı---- devri işlemlerinin ---- tüm kurumlardaki --- izin ve ruhsatların --- adına tescili ve mevcut durumun eski hali getirilmesi taleplerine ilişkin olup davacı yan davasını terditli olarak açmış, öncelikle bu taleplerini TTK 408/2-f maddesine dayandırılarak işlemlerin ----olduğunun tespiti bu talep kabul görmezse aynı işlemlerin TBK 19 m.uyarınca muvazaalı olduğunun tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı vekili, davacının paydaşı olduğu 119 ada 21 parsel sayılı taşınmazda dava dışı Zeynel Abidin Ova’nın 1/4 oranındaki payını 23.01.2017 tarihinde 120.000,00TL bedelle davalıya sattığını, satıştan haricen haberdar olunduğunu, önalım hakkını engellemek amacıyla satış bedelinin tapuda yüksek gösterildiğini ileri sürerek dava konusu payın gerçek satış bedeli üzerinden, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacı yanın bedelde muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen bedel olduğunu, daha az vergi ödeme saikiyle satış bedeli düşük gösterilen taşınmazların satış değerlerinin emsal gösterilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” istemine ilişkin asıl dava ile “sözleşmenin iptali” istemli birleşen davadan dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.03.2014 tarihli ve 2014/2 E., 2014/111 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 03.05.2017 tarihli ve 2017/13-590 Esas, 2017/899 Karar sayılı kararın, karar düzeltme yoluyla incelenmesi asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı Bak-İst Ltd. Şti. vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: HUKUK GENEL KURULU KARARI Asıl dava alacak, birleşen dava ise taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkindir....


