WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; dava konusu araç motorundaki hasardan davalının sorumlu olduğı, söz konusu ayıbın davacıya satılırken var olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı, kendisine karşı ------ açılan davanın kesinleşmesi ve icra dosyasında dava dışı kişiye ödeme yapması üzerine davalıya 13/11/2020 tarihli ihtarnameyi göndermek istemiştir. Davacının, --------- dava yönünden dava konusu araçta gizli ayıp nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususları kararın kesinleşmesi ile sübuta ermiştir. Bu nedenle davacının, söz konusu davadan sonraki ihbarı ile ayıba bağlı haklarını kullandığı kabul edilmiştir. Zamanaşımı bakımından ise, davalı satıcının, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğu hususu ispatlanmamış olduğundan burada TBK 231. Maddesi gereği 2 yıllık veya TBK 112. Maddesi nedeniyle TBK 146. Maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımı uygulanacaktır....

Davacı, mirasbırakanı...’nın 3756 ada 1 parseldeki 2 nolu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, mirasbırakanın ...Konut Yapı Kooperatifinde üye olması nedeniyle dava konusu taşınmazın mirasbırakan adına tescil edildiğini, mirasbırakan uzun süre işsiz kaldığı için kooperatif aidatlarının kendisi tarafından ödendiğini, bu ödemeler nedeniyle taşınmazı devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakanın 20.06.2013 tarihinde ölümüyle, geride ilk eşinden olan davacı kızı Melahat ile ikinci eşi davalı ...’nin mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın 3756 ada 1 parseldeki 2 nolu bölümü 28.12.2000 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır....

Bilindiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir (818 s. Borçlar Kanunu'nun (BK) m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır....

Mahkemece, miras bırakan tarafından davalı ...’a yapılan temlikin gerçek satış olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının temlik nedeniyle uğradığı zarar olan 46.150,00 TL’nin davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Miras bırakan ...’nin 08/10/2013 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı ile davalı kızı Makbule’nin kaldığı, miras bırakanın 05/03/2013 tarihinde davalı kızı Makbule’yi vekil tayin ettiği, davalının vekaleten miras bırakanın maliki olduğu 54 parsel sayılı taşınmazı 26/03/2013 tarihinde 18.500,00 TL bedel karşılığında 1962 doğumlu davalı ...’a temlik ettiği,taşınmazın halen davalı ... adına kayıtlı olduğu sabittir. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir....

. - DAVA : Araç Satış Sözleşmesinin İptali DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... ile ... tarafından kurulduğunu, davacı şirket ile davalı arasında Kayseri 11. Noterliği'nin 13/04/2022 tarih ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ve Kayseri 11. Noterliği'nin 13/04/2022 tarih ... yevmiye nolu iş makinası sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafın sözleşmede geçen 38 ... plaka sayılı BMC marka damperli kamyon ile 38-00-10-0128 plaka sayılı Hidromek marka kazıcı ile yükleyici kepçenin bedellerini davacı şirkete ödemediği bildirilerek, davaya konu araç satış sözleşmesinin ve iş makinası satış sözleşmesinin iptaline, davaya konu araçların davalı adına olan tescillerinin iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde araçların bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir....

Davacı, satış sözleşmesinin tarafı bulunmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Somut olayda dinlenen davacı tanıkları, davalı ile pay satanların pay bedelinin ödenmesine ilişkin bilgi ve görgüleri bulunmaksızın sadece dava konusu taşınmazın dönüm değerinin ne kadar olabileceği konusunda fikirlerini beyan etmişlerdir. Hükme esas alınan 24.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda çekişme konusu payın değeri dava tarihi itibariyle 191.100,00 TL olarak tespit edilmiş, bu değer önalım bedeli olarak kabul edilerek davacıya depo ettirilmiştir. Keşif ile belirlenen bedel tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacının diğer kanıtlarını doğrulamak bakımından önem taşımaktadır. Davacı tanıklarının davalı ile pay satanlar arasındaki ilişkiye dair herhangi bir bilgileri olmaması nedeniyle bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamamıştır....

Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olarak, dava dışı paydaşların olduğu gözetilmeksizin çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının tamamının iptali anlamına gelecek şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir. Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan eşi ...’in maliki olduğu 301 ada 12 parsel sayılı taşınmazını ilk eşinden olma çocukları olan davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescil mümkün olmazsa tenkis istemiştir....

Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; davanın tasarrufun iptali davası olduğu, davacının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığı gibi buna bağlı yapılmış bir icra takibi de olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava Türk Borçlar Kanununun 19.maddesi gereğince muvazaa hukuksal sebebine dayalı iptal istemine ilişkindir. Bir dava da öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir. (HMK'nun madde 33) Somut olayda dava dilekçesindeki ileri sürüş biçimine göre dava hukuksal nitelikçe Türk Borçlar Kanununun 19 maddesinin özüne ve sözüne uygun muvazaa nedeniyle iptal istemine ilişkindir. Kural olarak 3.kişiler, danışıklı işlem nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilir....

19. Hukuk Dairesi         2016/17224 E.  ,  2018/1694 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının dava dışı damadının davacıdan satın aldığı araç nedeniyle verilen senetlere kefil sıfatıyla senedin ön yüzü yerine arka yüzüne imza attığını, senet bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının takip konusu senetlerde yalnızca ismi olup imzası olmadığını, araç satış sözleşmesine de taraf olmadığını belirterek, davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu