"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık, muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 1.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 1.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 07.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; davacı vekilinin, 14/03/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında açıkça taleplerinin muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteminden ibaret olduğunu beyan ettiği, 6100 sayılı HMK’nın 119/1-g ve 140/3. fıkraları uyarınca eldeki davanın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olduğu, dava konusu taşınmazda mirasbırakandan davalıya kayda dayalı yapılmış bir temlik bulunmadığı, bu haliyle 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama olanağının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olması, bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğrudur....
Asıl dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava ise, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tazminat isteğine ilişkin olup pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davada, davacılar ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğine göre; asıl davada davalı ... adına kayıtlı dava konusu 6 no.lu bağımsız bölümün dava tarihindeki keşfen saptanan değeri olan 160.000,00 TL üzerinden davacılar, ..., ... ve ...'in her birinin miras payına (10/180) 8.888,89 TL, ... ve ...'in her birinin miras payına (15/180) ise 13.333,34 TL; davalı ... adına kayıtlı dava konusu 1942 ada 7, 8 ve 12 parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki keşfen saptanan toplam değeri olan 819.970,00 TL üzerinden davacılar, ..., ... ve ...'...
′ın mirastan feragat ettiğini, taraf sıfatı kalmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, taşınmazın davacının borçlusu ... tarafından değil mirasbırakanı ... tarafından davalıya temlik edildiği, bu nedenle somut olayın İİK′ndaki tasarrufun iptali hükümleri yerine muris muvazaası hükümleri çerçevesinde değerlendirildiği, ancak davacı alacaklı ...′in mirasçı olmamasından ötürü muris muvazaası davasını açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de, dava konusu 58 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ... adına kayıtlı iken; mirasbırakanın, taşınmazın çıplak mülkiyetini 15.08.2011 tarihinde kızı ...′e satış yoluyla temlik ettiği; 13.01.2014 tarihinde ölümüyle, geride mirasçıları olarak oğlu ... ile kızı ...'in kaldığı getirtilen kayıt ve belgelerden görülmektedir....
maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi uyarınca KABULÜ İLE, Daire'nin 10.09.2015 tarihli ve 2014/ 9541 Esas, 2015/10644 Karar sayılı bozma ilamındaki " davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal- tescil" isteğine ilişkin olduğu yönündeki ifade ile 7 numaralı bendin ilamdan çıkartılmasına, mahkemenin 06.02.2014 tarihli ve 2012/ 56 Esas, 2014/ 6 sayılı kararının izah edildiği üzere (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasındaki ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince muris muvazaası yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ek karar ile kesin nitelikte verilen kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca temyiz yoluna başvurulamayan kararlardan olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir....
Hal böyle olunca, muris muvazaası yönünden yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hal böyle olunca; davacının talebinin tazminat olarak kabulü ile muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davada işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasındaki asıl davada ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, birleştirilen davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı ..., birleştirilen davada davalılar ..., ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davalısı ve birleştirilen dava davalıları vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... bakımından davanın kabulüne, davalı ... bakımından ise davanın usulden reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiş olmakla; davalının temyiz sebebi olarak ileri sürdüğü ehliyetsizlik hukuki sebebinin istinaf nedenleri arasında yer almadığı anlaşıldığından, istinaf edilmeyen bir hususun temyize de getirilemeyeceği gözetilerek yalnız muris muvazaası hukuki nedenine yönelik olarak temyiz incelemesi yapılmıştır. Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK.'...


