"İçtihat Metni"Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olarak açılan davada ....... Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. ..... Mahkemesince, dava konusu edilen taşınmaz........
Davacı tarafından 43 ada 43 parselde bulunan taşınmazlara yönelik olarak 18.11.2008 tarihinde muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, 18.01.2011 tarihinde davanın kabulüne dair verilen kararın 13.04.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, 43 ada 43 parselde bulunan 2 nolu bağımsız bölümün davalılarca kullanılmadığından bu taşınmaza yönelik olarak her iki talebin de reddine karar verilmiştir. Her ne kadar 2 nolu bağımsız bölümün davalılarca kullanılmadığı belirtilmişse de, dosya kapsamından bahsi geçen taşınmazın davalılara teban dava dışı oğulları tarafından kullanıldığının kabulü gerekir. Diğer yandan; 19 nolu bağımsız bölüm yönünden, intifadan men olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olması da isabetli olmamıştır. Zira davacı taraf 18.11.2008 tarihinde açtığı muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası ile intifadan men şartını yerine getirmiştir....
Öyle ise, iddianın ileri sürülüp biçiminden davanın 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararında belirtilen muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bulunduğu kabul edilmedilir. Bilindiği üzere; Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....
un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bedel isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan ... tarafından vasiyetname ile 1/2 payı kendisine bırakılan 6 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün 07.04.2009 tarihinde davalı ...’ye satış suretiyle temlik edildiğini, mirasçılar ... ve ... tarafından açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil davası sonunda taşınmazın davalılar adına tescil edildiğini, 24.06.2011 tarihinde de taşınmazın davalılar tarafından dava dışı ...’e satış suretiyle temlik edildiğini ileri sürerek miras payına isabet eden toplam 30.000,00 TL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat istekli davanın reddedildiği ve kararın 25.03.2014 tarihinde kesinleştiği, daha sonra davacı taraf, taşınmazın yolsuz tescilini sağlayan 26.08.2008 tarihli vekaletnamenin karar tarihinden sonra ele geçirildiğini, anılan davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olmayıp, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve yolsuz tescil hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, saik değerlendirmesinde hataya düşüldüğünü belirterek adli yardım istekli yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin süreye rağmen nispi başvuru harcı yatırılmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Somut olaya gelince, mahkemece muris muvazaası yönünden araştırma yapılmamış, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek inançlı işlem yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmıştır Hâl böyle olunca, mahkemece yukarıdaki ilke ve esaslar uyarınca muris muvazaası yönünden araştırma yapılması, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ın 2957 ada 226 parselde bulunan maliki olduğu 10 nolu daireyi davalıya 03.03.2000 tarihli akit ile hibe ettiğini, saklı payının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemiş;yargılama sırasında ise 07.10.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptal ve tescil olmazsa tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğinin dinlenemeyeceğini; bağışlamanın saklı payı zedeleme kastıyla yapılmadığını, çekişmeli taşınmazın 3. kişi Nilüfer'e satıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davaya tenkis davası olarak devam olunarak tenkis isteğinin bilirkişi raporuna atfen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;1916 doğumlu mirasbırakan H.. S..'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla Bakırköy 7....
-KARAR- Asıl dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tazminat; birleştirilen dava ise muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin istinafı üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK.'nın 362.maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, 1/a bendinde de miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş, 2020 yılı itibarıyla HMK.'nın 362/1-a bendinde belirtilen 40.000.00TL’lik kesinlik sınırı 72.070,00TL olarak uygulanmaya başlanmıştır....
Mahkemece, muris muvazaası iddiasının ispatlanamadığı, tenkis talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar ve davalılar vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkin olup mahkemece, davalı ...'ya yapılan temlik bakımından muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, davalı ...'a yapılan temlikin gizli bağış olup 1.4.1974 tarih, 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı, tenkis isteğinin de hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların, tüm temyiz itirazları yerinde değildir, reddine....


