WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dava konusu 979 parselin ölünceye kadar bakma akdiyle temlik edildiği, davalının bakım borcunu yerine getirdiği, muris muvazaası iddiasının da kanıtlanamadığı, yine dava konusu diğer iki taşınmazın bağışlandığı, bu taşınmazlar bakımından da muris muvazaası, olmaz ise tenkis bakımından murisin ölüm tarihi ve dava tarihi arasında ölüm tarihinde uygulanacak yasa hükmü nedeniyle zamanaşımı süresinin geçtiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı ve davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.70.-'er TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davacıdan ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescile ilişkindir. Davacı, muris annesinin dava konusu 1555 parseldeki ½ payını sağlığında davalı kardeşine muvazaalı olarak temlik ettiğini, tapunun iptali ile payı oranında adına tescilini talep etmiştir. Davalı, iddiaların doğru olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddiası kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesi içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir....

ın 13.02.2012 tarihinde vefat ettiğini, muris ile davalının evli oldukları dönemde sık sık boşanma aşamasına geldiklerini, son olarak davalının 2006 yılının sonuna doğru açtığı boşanma davasında murisin tüm malvarlıklarına tedbir koydurduğunu, murisin davalının boşanma davasında almış bulunduğu tedbir kararının uygulamaya konulmasını önlemek amacı ile davaya konu kooperatif hissesini arkadaşı olan ... isimli şahsa bila bedel devir ettiğini, daha sonra şartlı barışmaya istinaden satış yapmış gibi göstererek davalıya 28.05.2007 tarihinde hissenin devir edildiğini, gerçekte bu devrin bir satış olmadığını müvekkilinden mal kaçırılmasının amaçlandığını, muris muvazaası olduğunu, murisin arzusu üzerine bila bedel devri yapılmış gibi gösterildiğini, ortada gerçekten bir ortaklık devir sözleşmesi olmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazdaki hissenin muris muvazaası nedeniyle iptali ile hissesi oranında müvekkili adına tescilini bunun mümkün olmaması halinde ise tenkisini...

Mahkemece, muris muvazaası çerçevesinde değerlendirme yapılarak pay devirlerinin muris muvazaası nedeniyle geçersiz olduğu gerekçe gösterilip davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, kişisel hakkın devri niteliğindeki şirket hisselerinin devrinde muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İBK′nın uygulama yeri bulunmadığı kuşkusuzdur. Diğer taraftan, hâkim davacının bildirdiği maddi olaylar ve son istekle bağlı ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca, ileri sürülen maddi olaylarda hangi hukuki sebebe göre karar vereceğini tayin ve takdir etmek durumundadır. Başka bir anlatımla, maddi olgu ve olayları (vakıaları) bildirmek yanlara, bildirilen bu olay ve olgulara göre hukuki nitelendirmeyi yapmak, uyuşmazlığı çözüme ulaştıracak kanun hükmünü bulup uygulamak hakime aittir....

nın akit tarihi olan 05/07/2007 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu anlaşılmış, mahkemece muris muvazaası hukuksal nedeni bakımından ise ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği gibi muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ispat külfeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ile TMK'nun 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. Ne var ki, davacı tanıkları mirasbırakanın iradesinin tereken mal kaçırmaya yönelik olduğuna ilişkin beyanda bulunmadıkları gibi, tanık beyanlarından murisin iradesinin yaşlılığı ve hastalığı sebebi ile kendisine baktırmak olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir....

Dava, muris muvazaası, olmadığı takdirde TBK'nun 19.maddesinde düzenlenen muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir. Mahkemece derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Derdestlik itirazına konu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/331 Esas 2010/341 Karar (bozmadan sonra 2012/515 Esas 2013/81 Karar) sayılı davasının davacılarının ..., ..., ... ve ... olduğu anılan davada ...'...

-KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece; 8 nolu dükkan hakkındaki davanın reddine, 4 nolu bağımsız bölüm hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerçekten de, 4 nolu bağımsız bölümün muris tarafından aslında bağış olmasına karşın satış biçiminde ve mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla temlik edildiği saptanarak davacının veraset payı oranında iptal ve tescile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur....

-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, somut olayda muris ...’tan İhsan ...’a devredilen bir taşınmaz olmadığı, bu durumda 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olması bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 25.20. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, muris muvazaası iddiasının hukuki dayanağını oluşturan 1/4/1974 tarih ½ sayılı İBK’nın mirasbırakanın aslında amacı bağış olduğu halde, tapu memuru önünde iradesini satış şeklinde gerçekleştirdiği işlemler bakımından uygulanabileceği, bağış geçerli işlemlerden olduğundan, bağış suretiyle yapılan temlikler bakımından ancak tenkis istenebileceği, eldeki davada mirasbırakan ... tarafından davalıya yapılan temlik bakımından muvazaa iddiasında bulunulduğu, işlem bağış olduğundan 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı, tenkis de istenmediği, ... 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Uyuşmazlık ve hüküm mahkemece muris muvazaası olarak nitelendirilmiş olmakla, temyiz inceleme görevi Yargıtay Birinci Hukuk Dairesine aittir. Bu nedenlerle dosyanın Yüksek Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 24.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu