Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. 1) Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır. Somut olayda; taraflar arasında devam etmekte olan ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/529 Esas sayılı dosyasında, taşınmazda 15/03/2009 tarihinde imar yolu ile malik olan davalı ..., dava konusu muhdesatlarla ilgili bir hak iddiasının bulunmadığını açıkça beyan etmiştir. Bu sebeple eldeki davada davalı ...'...
Dava; muhdesat tespitine ilişkindir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davalarında, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin ya da mirasçılarının davada taraf olmaları gerekmektedir. Dosya kapsamından; dava konusu eski 125 (Yeni 13245 ada 3) parsel maliklerinden “Ümmühan (Ölü Mirasçıları) Kale’nin” Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.05.2012 tarihli ve 2011/247 Esas, 2012/728 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre, mirasçılardan Maliye Hazinesi, ...’ın davada davalı olarak gösterilmediği anlaşılmaktadır....
Az yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
Az yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan Muhdesat Tespiti davası sonucunda mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Ne var ki, davacı asil tarafından mahkemesine sunulan ve kimlik tespiti yapılan 20.12.2018 tarihli dilekçeyle temyizden feragat ettiklerini bildirmiş, dilekçe Dairemize gönderilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkin olup, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Ne var ki; davalı 18.02.2020 tarihli dilekçe ile temyizden feragat etmiş ve dilekçe Dairemize gönderilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekilinin, muhdesat tespiti isteğine ilişkin olarak açılan davasının yapılan yargılaması sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir. Karar temyiz edildikten sonra; davalı asıl ... 18.12.2017 tarihinde vefat etmiş olup, davalının tüm mirasçıları tarafından usulüne uygun kimlik kontrolü yapılarak Mahkemesine sunulan 24.12.2019 tarihli dilekçeyle temyizden feragat ettikleri bildirilmiş, dilekçe Dairemize gönderilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat tespiti ..... ile ..... ve müşterekleri aralarındaki muhtesatın tespiti davasının kabulüne dair ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.06.2014 gün ve 3/257 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın tespiti ..... ve müşterekleri ile ..... ve .... aralarındaki muhdesat tespiti davasının reddine dair . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.10.2013 gün ve 295/518 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 25.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Eldeki davada ise, muhdesat niteliğindeki zeytin ağaçları için mülkiyet iddiasında bulunmakta ve bunun beyanlar sütununda gösterilmesini istemektedirler. Davaların konusu ve hukuki sebebi farklıdır. Bu nedenle mahkemenin kesin hüküm nedeniyle davayı reddi doğru olmamıştır. Ancak; beyanlar sütununda muhdesatın gösterilmesi koşullarına ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, Kadastro Kanununun 33. maddesi hükmü de nazara alınarak genel mahkemelerde açılan davalarda, Kadastro Kanununun 19/2 maddesine dayanılarak muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi istenemeyeceğinden davanın bu nedenle reddi gerektiğinden verilen karar sonucu itibariyle doğru olup HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin açıklandığı şekilde düzeltilmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 05.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


