WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece hükme esas alınan 20.10.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda muhdesat oranlaması yapılmış ise de; dairemizin bozma ilamında yapılması gereken muhdesat oranlamasının hangi yöntemle hesaplanacağı belirtilmesine rağmen; bilirkişiler tarafından oranlamanın muhdesat sahibi olmayan taraflara da muhdesattan pay verilecek şekilde hesaplandığı anlaşılmakla, söz konusu raporun bozma ilamındaki belirtilen ilkelere uygun olup olmadığı denetlenmeden hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Mahkemece, uzman bilirkişilerden yukarıda açıklanan yönteme uygun şekilde muhdesat oranlaması yapılması istenerek açık, denetime uygun rapor alınması, satıştan elde edilecek gelirin bu oranlara göre paylaştırılması ve bu hususun açıkça hükümde gösterilmesi ve satış bedelinin tarafların ortak murisi ... ait mirasçılık belgesine göre dağıtılması gerekir....

Ancak satışına karar verilen taşınmazın üzerinde muhdesat bulunması ve muhdesatın aidiyeti hususunda taraflar arasında ittifak bulunması halinde muhdesatın toplam değerine oranının muhdesat sahibine geri kalan ve arza isabet eden kısmın ise tapu paydaşlarına payları oranında dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken hükmün 2. fıkrasında “87 nolu binanın bedelinin ...’a bilirkişi raporunda belirtilen arsanın binaya orantısı olan %06,93 oranında, 8 nolu binanın bedelinin ise ... mirasçılarına dosyada bulunan ...’ün mirasçılık belgesindeki payları oranında, bilirkişi raporunda belirtilen %16,62 oranında ödenmesine” karar verildikten sonra hükmün 5. fıkrasında “taşınmazın arsa ve bina olarak satışından elde edilecek paranın taraflara payları oranında bölüştürülmesine” karar verilmesi ve ayrıca 492 Sayılı Harçlar Yasasının mükerrer 138.maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince 31.12.2009 günlü Resmi gazetede yayımlanan Harçlar Yasasının Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesinin karar ve ilam harcı...

Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir....

Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir....

Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Somut olaya gelince; davalı ..., taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet seranın kendisine ait olduğunu belirterek muhdesat iddiasında bulunmuş; 03.05.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda da taşınmaz üzerinde A, B, C ve D harfleriyle gösterilmek suretiyle 4 adet sera bulunduğu tespit edilmiş ise de mahkemece, bu muhdesatların aidiyeti hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat aidiyetinin tespiti ... ile Hazine ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair ......

Mahkeme tarafından taraflara muhdesat konusu sorularak beyanlarının alınması, muhdesatların davalılardan ... ve ...’a ait olduğu kabul edilirse yukarıda değinilen ilkelere göre oran kurulmak suretiyle hüküm kurulması, kabul edilmediği takdirde muhdesatın aidiyeti konusunda iddiası olan taraflara HMK 165. maddesi uyarınca muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken belirtilen bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, ilam harcının ve vekalet ücretlerinin davanın niteliği gereği taraflardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesi hususunun gözetilmemesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Somut olaya gelince; davalı muhdesat iddiasında bulunduğuna göre taşınmaz üzerindeki baraka, kuyu ve evin aidiyeti yönünden davacının beyanının alınması, bu muhdesatların davalıya ait olduğunu kabul ettiği takdirde yukarıda değinilen ilkelere göre oran kurulmak suretiyle hüküm kurulması, kabul etmediği takdirde davalıya HMK 165. maddesi uyarınca muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açması için süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken belirtilen bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Somut olaya gelince; mahkemece, tarafların muhdesat iddiası hakkında beyanları alınarak, dava konusu taşınmaz üzerindeki bu muhdesatın aidiyeti hususunda tarafların ittifak edip etmedikleri üzerinde durulması, ittifak etmiyorlarsa muhdesat iddiasında bulunan tarafa bu konuda muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilmesi ve dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılacak davanın niteliği ve sonucuna göre de gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak dava konusu taşınmazın tespit edilen toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi ve muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında tüm paydaşlara dağıtılması, verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi karar verilmesi gerekirken, davacılar vekiline muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre vermeden yazılı şekilde...

Davalı ... 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan ev ve ağaçlar için muhdesat iddiasında bulunarak muhdesatın aidiyeti davası açmış, Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/136 Esas 2013/358 sayılı Kararı ile belirlenen muhdesatların davalı ...’a aidiyetine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir....

UYAP Entegrasyonu