WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Somut olaya gelince; mahkemece, tarafların muhdesat iddiası hakkında beyanları alınarak, dava konusu taşınmaz üzerindeki bu muhdesatın aidiyeti hususunda tarafların ittifak edip etmedikleri üzerinde durulması, ittifak etmiyorlarsa muhdesat iddiasında bulunan tarafa bu konuda muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilmesi ve dava açıldığı takdirde takdirde sonucunun beklenmesi, açılacak davanın niteliği ve sonucuna göre de gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak dava konusu taşınmazın tespit edilen toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi ve muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında tüm paydaşlara dağıtılması, verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...

Bu durumda mahkemece, davalı ... vekilinin “Kömür eleme ve torbalama tesisi” hakkında muhdesat iddiasında bulunduğu göz önüne alınarak, dava konusu taşınmaz üzerindeki bu muhdesatın aidiyeti hususunda tarafların ittifak edip etmedikleri üzerinde durulması; ittifak etmiyorlarsa muhdesat iddiasında bulunan davalılara bu konuda dava açmak üzere süre verilmesi, dava açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi, dava açılması halinde ise sonucunun beklenmesi; daha sonra gerektiği takdirde bilirkişiden ek rapor alınarak, dava konusu taşınmazın tespit edilen toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi ve muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan kısmın ise tapu kaydı ve varsa mirasçılık belgesindeki payları oranında tüm paydaşlara dağıtılması gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir...

Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz üzerinde muhtesatlar mevcut olup muhtesat aidiyeti konusunda bir ihtilafın bulunmadığı bilirkişi raporunda muhdesatların her birinin sahibinin belirlenerek tevzi tablosunda gösterildiği halde mahkemece, hükümde, taşınmazın toplam bedeli üzerinden, bedellin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik oran kurulmak suretiyle gösterilip bu oranlar doğrultusunda veya bilirkişi kurulunca hazırlanmış dağıtım tablosuna göre bedelin dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken satış bedelinin dağıtımına ilişkin hüküm kurulmamıştır....

Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir. Satışına karar verilen taşınmaz; a)Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin paydaşların tapudaki payları oranında, b)Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında, c)Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir....

Davalı ..., davacının iddiasını doğrulamış, mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi uyarınca kadastro tespiti sırasında muhdesatın kütüğün beyanlar hanesinde gösterilebileceği, kadastro tesbitinden sonra yapıların beyanlar hanesine yazılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, beyanlar hanesindeki kaydın düzeltilmesi istemine ilişkindir. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, Eşya Hukukunda “muhdesat” kavramından bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya yalnızca bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlaşılmalıdır. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı sadece şahsi bir haktır. Bu hakkın hukuki mahiyeti ve nasıl kullanılacağı ise TMK’nun 722, 724. ve 729. maddelerinde açıklanmıştır....

Sayılı ek kararındaki gibi ÖDENMESİNE) ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine; (bedelin ..., ..., ... ... ve ... hisselerine tekabül eden kısmın ...’a; ... ve ... hisselerine düşen muhdesat bedel farkının ...’a, ...... hissesine düşen muhdesat bedelinin ...... mirasçısı ... hissesine tekabül eden muhdesat bedelinin ...’a, ......’dan ... ve ... hisselerine düşen muhdesat bedel farkının ...’a, ......’un diğer mirasçılarının paylarına düşecek muhdesat bedeli farklarının ...’a ödenmesine) ibaresinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan ... vd. peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olaya gelince; mahkemece, davalılardan ...’nin muhdesat iddiası ile ilgili olarak yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, tarafların muhdesat iddiası hakkında beyanları alınarak, dava konusu taşınmaz üzerindeki bu muhdesatın aidiyeti hususunda tarafların ittifak edip etmedikleri üzerinde durulması, ittifak etmiyorlarsa muhdesat iddiasında bulunan tarafa bu konuda muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilmesi ve dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılacak davanın niteliği ve sonucuna göre de gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak dava konusu taşınmazın tespit edilen toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi ve muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında tüm paydaşlara dağıtılması, verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi karar verilmesi gerekirken...

Yine, bilirkişi, dava konusu binanın etrafında 35,58 m2'lik seramik alan ile binanın güney ve doğu tarafında bulunan briket ve kısmen sıvasız bahçe duvarı bulunduğu tespit edilmiştir. Aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, seramik alan ile duvar taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir. O halde, Mahkemece, prefabrik niteliğindeki yapı, seramik alan ve duvar hakkında açılan dava yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu'nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır....

İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; Yargıtay bozma ilamından sonra açılan ve bozma kararında geçmeyen muhdesat davaları bekletici mesele yapılmış ise de; bozma öncesi yapılan yargılama esnasında bunlara ilişkin bir muhdesat iddiası olmadığı ve uyma kararı verilmesi halinde bozmaya aynen uyulacağı, bekletici mesele ara kararından dönülerek Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda karar verildiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne, dava konusu 119 ada 1 parsel (eski 343 parsel) sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, taşınmazın satış bedelinin muhdesatlara isabet eden; %8,15'inin davalı ... mirasçılarına %1,28'inin davalı ...'a ödenmesinden sonra kalan satış bedelinin tapu kaydındaki hisseleri oranında hissedarlara ödenmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

Davalılardan ... ise, davacıların belirttiği binalar dışında taşınmazda 5 katlı ve kendisine ait bir bina daha bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ve satış bedelinin tapudaki paylar oranında taraflara ödenmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir....

UYAP Entegrasyonu