nin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası bakımından hukuki menfaati var ise de, dinlenen tanık anlatımlarından ve dosya kapsamından muhtesatın mirasbırakan ve mirasbırakanın eşi ... tarafından yapıldığı gözetilerek muhtesatın tespiti isteğinin reddine karar verilmesi Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine ek olarak bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğru olduğu.." şeklindeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti K A R A R Dava dilekçesi ve yargı oturumlarındaki davacı vekilinin beyanlarına göre dava sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak isteğine ilişkin bulunduğuna, muhtesat isteğine ilişkin bir istek bulunmadığına göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 14.01.2017 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 20.01.2017 günlü ve 2017/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 27.01.2017 tarihli ve 29961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2017 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bir muhdesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhdesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhdesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerden olup, iyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını 818 sayılı BK'nın 61 ve onu izleyen maddeleri (6098 sayılı TBK 77.madde) hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer malik veya maliklerinden isteyebileceğini, davacının vasiyetnamenin tenfizi davasının neticesinde taşınmaz üzerindeki iştirak halinin son bulması ve dahili davalıların tapu maliki olmaları halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken bu aşamada...
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamalarına göre, kesinleşen ortaklığın giderilmesi davası sonrası açılan bu davanın muhdesatın tespiti niteliğinde olmadığı,muhdesat bedeli sebebiyle davalıların hisselerine düşen miktarın fazla kısmı bakımından sebepsiz zenginleştikleri iddiasına dayalı olarak eda nitelikli alacak davası açıldığının kabulü gerekir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmez. Zira, vücuda getiren tarafından kullanılan muhdesatın taşınmaz maliklerine herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Ve Sebepsiz Zenginleşme DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ: 30.12.2016 K A R A R Dava, muhdesat nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, Yargıtay Başkanlar Kurulunun 10.01.2020 tarihli ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı kararı ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilen, 28.01.2020 tarihli ve 31022 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 08.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülemez. Zira, vücuda getiren paydaş tarafından kullanılan muhdesatın, diğer paydaşlara herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha açık deyişle, sebepsiz zenginleşme; satışın yapılıp bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir. İyileştirmeden doğan sebepsiz zenginleşme nedeniyle hükmedilecek miktar, iyileştirmenin satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olmalıdır....
Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemiyle açılmış olup davacı tarafça tam ıslah yoluyla sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasına dönüştürülmüş; Bölge Adliye Mahkemesince alacak isteminin kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince reddedilen kısım yönünden temyiz edilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6723 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 26/01/2022 tarihli ve 2022/1 sayılı Kararına ve davanın açıklanan niteliğine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle dosyanın sözü edilen görevli Yüksek Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 04/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
e ait olduğunun dikkate alınmasının dilekçe ile istendiği ama Satış Memurluğu tarafından, yetkisi dahilinde olmaması sebebiyle talebin reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı dikkate alındığında, kesinleşen ortaklığın giderilmesi davası sorası açılan bu davanın muhdesatın tespiti niteliğinde değil muhdesat bedeli sebebiyle davalıların hisselerine düşen miktarın fazla kısmı bakımından sebepsiz zenginleştikleri iddiasına dayalı olarak eda nitelikli alacak davası açıldığının kabulü gerekir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tesbit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmez. Zira, vücuda getiren tarafından kullanılan muhdesatın taşınmaz maliklerine herhangi bir katkısı bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi _ K A R A R _ Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti ve terditli olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak isteğine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen geçici 14. maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 12.02.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı Kararına göre ve davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 8. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60. maddesinde 6644 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gereğince görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna sunulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu belirlemeler karşısında muhdesatın davacılar tarafından muhdesat niteliğindeki dükkanlara faydalı ve zorunlu işler yaparak iyileştirmede bulundukları gözetilerek, bu iyileştirme sebebiyle sebepsiz zenginleşen davalılar aleyhine koşullarının varlığı halinde TBK’nin 77 ve devamı maddeleri hükümlerine göre alacak davası açma imkanları olduğu dikkate alınarak muhdesatın tesbitine yönelik açılan davaların temyize gelen davalılar ..., ... ve ... yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, toplanan delillerin hatalı şekilde değerlendirilmesi neticesi yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır....


