WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece, “...davacılar davaya konu taşınmaz üzerinde ilaveler yaptıklarını ve bu ilavelerin aidiyetinin tespitini talep ettikleri, davacıların taşınmaz üzerindeki yapının kullanılır hale getirilmesinin yeni muhtesat yapımı anlamına gelmeyeceği, alınan ve hüküm kurmaya elverişli ve bilimsel bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacıların mevcut taşınmaz üzerinde birtakım iyileştirmeler yaptıkları, bu iyileştirmelerin yeni muhtesat olmadığı, iyileştirmeler için yapılan masrafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği..” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir....

Somut olayda, davacılar vekili, dava konusu taşınmazın iki adet binanın bulunduğu yer yönünden ifrazı ile müvekkilleri adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde muhdesatın (iki adet binanın) davacılara ait olduğunun ve değerinin tespiti ile davalılar açısından haksız zenginleşme nedeni olan miktarın payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacıların, ifrazen tescil talebi yanında muhdesat tespiti ve ( sebepsiz zenginleşmeye dayalı) alacak talebi de mevcuttur. Ancak, mahkemece alacak istemi yönünden bir inceleme yapılmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş, davacıların az yukarıda belirtilen terditli talebi olan sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebi hakkında toplanmış ve/veya toplanacak olan deliller değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz karar verilmesi olmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir....

Davacı taraf taşınmaz üzerindeki muhdesat meydana getirildikten sonra taşınmazda paydaş olmuş ise, bu satın alma ile ancak taşınmaz üzerindeki muhdesatın da aynı oranda payını satın almış sayılır. Muhdesatın mukadderatı arza tabi olduğundan ve muhdesatın arzından ayrı satışa konu edilmesi mümkün olmadığından muhdesatın tümünün kendisine ait olduğunu öne süremez. Bu halde ancak taşınmazdaki payını davacıya satan kişiler ile taşınmazda halen paydaş olan davalı taraf aleyhine koşullarının varlığı halinde B.K.nun 60/1. maddesinde öngörülen haksız zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu nitelikteki dava ise eda davası niteliğindedir. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir....

Somut olayda; muhdesatın aidiyetinin tespiti ve beyanlar sütununda gösterilmesi, bu istem kabul edilmezse sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talep edilmiştir. Evlilik birliği içerisinde edinilen mallara katkı sağlamaya dayalı ve yukarıda açıklanan aile mahkemesinde görülmesi gereken nitelikte bir istem söz konusu değildir. Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre ileri sürülen istemlerin tarafların anne, baba ve çocuklardan oluşması ve binanın evlilik birliği içerisinde yapılmış bulunması nedeniyle davanın aile mahkemesi sıfatıyla incelenerek sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 24.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı bina üzerine vekil edeni tarafından yapılan bir kat ile çatı katının vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacı tarafından yapılmış müstakil bir ev bulunmadığından aidiyetinin tespiti talebine konu bir muhdesatın da olmadığı, davacıların yapmış oldukları işlemlerin tespit davasının konusu olamayacağı, olsa olsa sebepsiz zenginleşme ve tazminat talebine konu olabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Davacının, muhdesatın tespiti talebi yanında (sebepsiz zenginleşmeye dayalı) alacak talebi de mevcuttur. Ancak, mahkemece alacak istemi yönünden bir inceleme yapılmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş, davacının az yukarıda belirtilen terditli talebi olan sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat istemi hakkında toplanmış ve/veya toplanacak olan deliller değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz karar verilmesi olmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1....

Dava; iddianın ileri sürülüş şekline göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı tazminat isteğine ilişkindir. Her ne kadar dava; mahkemece, muhdesatın tespiti ve tazminat niteliğinde objektif dava birleşmesi olarak değerlendirilmişse de sebepsiz zenginleşmeye dayalı eda davası içerisindeki tespit isteğini içerdiğinden mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu 317 parsel 06.05.2003 tarihinde paylaşma (taksim) yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir. Dosya içeriğine göre iş bu taşınmaz 21.06.1973 tarihinden beri tapuludur. Dava dışı 316 parsel ise bağış yoluyla 22.03.1984 tarihinde davacı ... adına tescil edilmiştir. Davacı tarafından 1987 ve sonraki tarihlerde dava konusu ağaçları kendine ait dava dışı 316 parsel olarak düşündüğü dava konusu 317 parsele dikip yetiştirmiştir. Ağaçların dikildiği tarih itibariyle 316 ve 317 parsel sayılı taşınmazlar tapuda kayıtlı olup çapa bağlıdır....

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan muhdesatın aidiyeti ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir....

Kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespitinin istenemeyeceği, muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda, muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerektiği, somut olaya bakıldığında; dava konusu 356 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olup, davacının taşınmaz üzerinde kayıt maliki ya da paydaş olmadığı, kural olarak bu tür muhdesatın tespiti davalarının, paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi taşınmazlarda, tapu paydaşları arasında hukuki yararın bulunması durumunda görülen bir dava olduğu, malik olmayan davacıların, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunmaları mümkün iken, muhdesatın tespiti davasını açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı..." gerekçesiyle; istinaf başvurusunun H.M.K.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir. Taşınmazın arzının maliki olan paydaşlar tapu payları oranında taşınmaz üzerindeki muhtesatların da maliki sayılırlar. Somut olayda davalı tarafın, taşınmaz üzerindeki muhdesat meydana getirildikten sonra ve taşınmaz açık artırma şartnamesindeki esaslar uyarınca (icra maarifetiyle) taşınmazda paydaş olduğuna göre, bu satın alma ile üzerindeki muhdesatın bedelini de ödeyerek taşınmaza sahip olduğu tartışmasızdır. Bu halde sebepsiz zenginleşen tarafın taşınmazdaki payını davalıya satan kişiler olduğu, davacı tarafın ise ancak o kişilere karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açma hakkının doğduğu kuşkusuzdur. Bu nitelikteki dava ise eda davası niteliğindedir....

UYAP Entegrasyonu