Aş arısındaki francise sözleşmesi olduğunu, davalı öğretmenlerin sorumluluklarının kaynağının iş sözleşmesi olduğunu ve özel görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, manevi tazminatın "Manevi tazminat talebinin bölünmezliği/bütünlüğü" ilkesi gereğince manevi tazminat alacaklarının bölünerek istenemeyeceğini, davacının işveren, iş sözleşmesinden doğan ücret borcunu kanun hükümleri sözleşme hüküm ve şartlarına göre ifa etmediğini, davacı öğretmenlerin iradelerini hiçe sayarak iş akdinden doğan iş yapma yükümlülüklerini haksız, baskıcı yöntemlerle artırmış, katlanılmaz sıkıntılarla, öğretmenler fazla çalışmaya zorlandığını ve Anayasal haklarının ihlal edildiğini, hafta sonu tatil günü alışmaları için hiçbir zaman ücret ödenmediğini, davalı öğretmenlerin 4857 sayılı İş Kanunun 24....
İstanbul Eğitim Hizmetleri Aş arısındaki francise sözleşmesi olduğunu, davalı öğretmenlerin sorumluluklarının kaynağının iş sözleşmesi olduğunu ve özel görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, manevi tazminatın "Manevi tazminat talebinin bölünmezliği/bütünlüğü" ilkesi gereğince manevi tazminat alacaklarının bölünerek istenemeyeceğini, davacının işveren, iş sözleşmesinden doğan ücret borcunu kanun hükümleri sözleşme hüküm ve şartlarına göre ifa etmediğini, davacı öğretmenlerin iradelerini hiçe sayarak iş akdinden doğan iş yapma yükümlülüklerini haksız, baskıcı yöntemlerle artırmış, katlanılmaz sıkıntılarla, öğretmenler fazla çalışmaya zorlandığını ve Anayasal haklarının ihlal edildiğini, hafta sonu tatil günü alışmaları için hiçbir zaman ücret ödenmediğini, davalı öğretmenlerin 4857 sayılı İş Kanunun 24....
İstanbul Eğitim Hizmetleri Aş arısındaki francise sözleşmesi olduğunu, davalı öğretmenlerin sorumluluklarının kaynağının iş sözleşmesi olduğunu ve özel görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, manevi tazminatın "Manevi tazminat talebinin bölünmezliği/bütünlüğü" ilkesi gereğince manevi tazminat alacaklarının bölünerek istenemeyeceğini, davacının işveren, iş sözleşmesinden doğan ücret borcunu kanun hükümleri sözleşme hüküm ve şartlarına göre ifa etmediğini, davacı öğretmenlerin iradelerini hiçe sayarak iş akdinden doğan iş yapma yükümlülüklerini haksız, baskıcı yöntemlerle artırmış, katlanılmaz sıkıntılarla, öğretmenler fazla çalışmaya zorlandığını ve Anayasal haklarının ihlal edildiğini, hafta sonu tatil günü alışmaları için hiçbir zaman ücret ödenmediğini, davalı öğretmenlerin 4857 sayılı İş Kanunun 24....
Maddesi gereği sözleşmelerini feshettiğini, bir kısım öğretmenin sözleşmelerinin ise davacı işverence fesih edildiğini, görev itirazında bulunduklarını, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı (objektif dava yığılması) ihtiyari dava arkadaşlığı (sübjektif dava yığılması) söz konusu olmadığından davalıların ayrılmasını talep ettiklerini, uyuşmazlığın kaynağının davacı şirket ile davalı ...Aş arısındaki francise sözleşmesi olduğunu, davalı öğretmenlerin sorumluluklarının kaynağının iş sözleşmesi olduğunu ve özel görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, manevi tazminatın "Manevi tazminat talebinin bölünmezliği/bütünlüğü" ilkesi gereğince manevi tazminat alacaklarının bölünerek istenemeyeceğini, davacının işveren, iş sözleşmesinden doğan ücret borcunu kanun hükümleri sözleşme hüküm ve şartlarına göre ifa etmediğini, davacı öğretmenlerin iradelerini hiçe sayarak iş akdinden doğan iş yapma yükümlülüklerini haksız, baskıcı yöntemlerle artırmış, katlanılmaz sıkıntılarla, öğretmenler fazla çalışmaya...
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından rekabet yasağı ihlali iddiası ile asliye ticaret mahkemesinde açılan davaya bakmakla görevli mahkemenin, İstanbul iş mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin, davacı şirkette görmüş olduğu mobbing ve kötü davranışlar nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, haklı nedenle feshedilen sözleşmeden dolayı cezai şart talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketin iddia ettiği gibi sağlıklı bir çalışma yapısına ve ortamına sahip olmadığını, müvekkili ve müvekkili gibi birçok diğer çalışanın, davacı şirketin kötü çalışma ortamı ve kendilerine mobbing yapılması sebebiyle iş sözleşmelerini haklı nedenle feshettikelrini, davacı şirketin ortağı olan kişinin ise bu mobbing uygulamalarının başrolünde bulunan kişi olduğunu, dava dilekçesinde çizilen toz pembe ortam ile davacı şirketin içinde bulunduğu çalışma koşullarının çok farklı olduğunu, davacıların dava dilekçesinde de belirttiği üzere müvekkilinin, insan kaynakları konusunda...
Sendikası üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre çalıştırıldığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre haftada 5 gün ve 40 saat çalıştırılması gereken davacının haftada 5 gün 07.30-19.00 saatleri arasında çalıştığını, gündemin yoğun olduğu zamanlarda bu sürelerin de üzerinde çalıştığı hâlde fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, 01.01.2012 tarihinde hak kazandığı 2012 yılı izninin ücretinin ödenmediğini, davacı ve benzer konumdaki diğer çalışanlara işten ayrılmaya zorlama amaçlı psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını ileri sürerek fazla çalışma ücreti, fazla çalışma ücretinin %5 fazlalığı, yıllık izin ücreti ile psikolojik taciz kaynaklı manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili alacağa ilişkin birleşen dava dilekçesinde; davacının gazeteci ve muhabir olarak davalı Şirkette çalıştığını ileri sürerek hafta tatili (cumartesi ve pazar günü çalışma) ücreti ve hafta tatili ücretinin %5 fazlalılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir...
Maddesi gereği sözleşmelerini feshettiğini, bir kısım öğretmenin sözleşmelerinin ise davacı işverence fesih edildiğini, görev itirazında bulunduklarını, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı (objektif dava yığılması) ihtiyari dava arkadaşlığı (sübjektif dava yığılması) söz konusu olmadığından davalıların ayrılmasını talep ettiklerini, uyuşmazlığın kaynağının davacı şirket ile davalı ...Aş arısındaki francise sözleşmesi olduğunu, davalı öğretmenlerin sorumluluklarının kaynağının iş sözleşmesi olduğunu ve özel görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, manevi tazminatın "Manevi tazminat talebinin bölünmezliği/bütünlüğü" ilkesi gereğince manevi tazminat alacaklarının bölünerek istenemeyeceğini, davacının işveren, iş sözleşmesinden doğan ücret borcunu kanun hükümleri sözleşme hüküm ve şartlarına göre ifa etmediğini, davacı öğretmenlerin iradelerini hiçe sayarak iş akdinden doğan iş yapma yükümlülüklerini haksız, baskıcı yöntemlerle artırmış, katlanılmaz sıkıntılarla, öğretmenler fazla çalışmaya...
Metal Sendikasından istifaların sürdüğünü, ancak bu nedenle Müvekkil Şirketin herhangi bir olumsuz tutumu olmadığı gibi sendikadan istifa eden hiçbir işçinin de işten çıkartılmadığını, gerek Müvekkil Şirketin yöneticileri gerek görüşmelerde bulunan diğer kişiler bizzat genel müdür dahi ister tek tek, isterlerse işçileri temsilen seçecekleri temsilci ya da sözcüleri vasıtası ile her türlü sorunlarını çözmeye bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da hazır olduklarını belirtildiğini, talepleri ile ilgili hukuken yapılabilecek her şeyin yapıldığını ve yapılacağının yazılı olarak da taahhüt edildiğini, bu doğrultuda da 10 Haziran 2015 tarihinde net 1000 TL ödeme yapıldığını, 22.06.2015 tarihinde işyerinde yapılan duyuru ile de 2016 ve 2017 yıllarında yapılacak destek ödemeleri konusunda işçilere bilgi verildiğini, müvekkili şirket’in iş barışının sağlanması ve yasaların / hukukun imkan verdiği çerçevede taleplerin karşılanması yönünde gösterilen tüm maddi ve manevi çabaya rağmen ilk...
çabaya rağmen ilk olarak, Müvekkili Şirket’in işyerinde, 02.07.2015 tarihinde sabah 07:30 vardiyasında işbaşı yapmak üzere kart basarak 591 kişi giriş yaptığını, aralarından yaklaşık 150 kişilik bir grup kendilerine gerçeğe aykırı şekilde toplu mobbing uygulandığı iddiası altında üretim alanında toplanarak işbaşı yapmayarak üretimi durdurma eylemi başladığını, yasa dışı şekilde üretimi durdurduklarını, bulundukları alan itibariyle üretimin yapılmasına engel olduklarını, Müvekkil Şirket yetkililerinin (bizzat Genel Müdür’ün) tüm iyiniyetli görüşme taleplerini “ölmek var dönmek yok” sloganları atarak geri çevirdiklerini, sağduyulu davranılması için yapılan tüm çağrı, uyarı ve duyurularına (sms, yazılı, sözlü) rağmen saat 17:00 vardiyası bitiminde dahi üretim alanını ve işyerini terketmeyerek işyerini işgal ettiklerini, işçilerin 03.07.2015 sabahı da yine Müvekkili Şirket’in tüm iyiniyetli görüşme çabalarına, uyarılarına rağmen yasa dışı eylemlerini sürdürüklerini, “ölmek var dönmek yok”...
Metal Sendikasından istifaların sürdüğünü, ancak bu nedenle Müvekkil Şirketin herhangi bir olumsuz tutumu olmadığı gibi sendikadan istifa eden hiçbir işçinin de işten çıkartılmadığını, gerek Müvekkil Şirketin yöneticileri gerek görüşmelerde bulunan diğer kişiler bizzat genel müdür dahi ister tek tek, isterlerse işçileri temsilen seçecekleri temsilci ya da sözcüleri vasıtası ile her türlü sorunlarını çözmeye bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da hazır olduklarını belirtildiğini, talepleri ile ilgili hukuken yapılabilecek her şeyin yapıldığını ve yapılacağının yazılı olarak da taahhüt edildiğini, bu doğrultuda da 10 Haziran 2015 tarihinde net 1000 TL ödeme yapıldığını, 22.06.2015 tarihinde işyerinde yapılan duyuru ile de 2016 ve 2017 yıllarında yapılacak destek ödemeleri konusunda işçilere bilgi verildiğini, müvekkili şirket’in iş barışının sağlanması ve yasaların / hukukun imkan verdiği çerçevede taleplerin karşılanması yönünde gösterilen tüm maddi ve manevi çabaya rağmen ilk...


