, tarafların bir araya geleceği ve görüşecekleri, çözüme elverişli uygun bir yol bulunmaz ise önce verimi az olan, sonra liyakatsiz, daha sonra sırası ile işe son giren, ceza gören, kendi arzusu ile ayrılan işçilerin çıkarılacağı, işe yeni almada da çıkarılan bu işlerin davet edileceği” düzenlemesine yer verildiği, davalı işverenin ile sendika arasında bir bildirim ve görüşme bulunmadığı, gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesindeki kuralın ve gerekse davalının taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralının biçimsel açıdan işvereni bağlayan kurallar olduğu, davalı işverenin bu kurallardaki biçimsel kurallara uymamak için ekonomik krizden dolayı etkilendiğini belirterek işletme ve işyeri gerekleri ile kısa sürelerle birden fazla ancak süreç içinde bakıldığında toplu işçi çıkarma sayılan işçinin iş sözleşmelerini feshettiği, davalı işverenin bu şekildeki davranışının, 29. maddedeki ve Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralını bertaraf etmeye yönelik ve...
, tarafların bir araya geleceği ve görüşecekleri, çözüme elverişli uygun bir yol bulunmaz ise önce verimi az olan, sonra liyakatsiz, daha sonra sırası ile işe son giren, ceza gören, kendi arzusu ile ayrılan işçilerin çıkarılacağı, işe yeni almada da çıkarılan bu işlerin davet edileceği” düzenlemesine yer verildiği, davalı işverenin ile sendika arasında bir bildirim ve görüşme bulunmadığı, gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesindeki kuralın ve gerekse davalının taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralının biçimsel açıdan işvereni bağlayan kurallar olduğu, davalı işverenin bu kurallardaki biçimsel kurallara uymamak için ekonomik krizden dolayı etkilendiğini belirterek işletme ve işyeri gerekleri ile kısa sürelerle birden fazla ancak süreç içinde bakıldığında toplu işçi çıkarma sayılan işçinin iş sözleşmelerini feshettiği, davalı işverenin bu şekildeki davranışının, 29. maddedeki ve Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralını bertaraf etmeye yönelik ve...
, tarafların bir araya geleceği ve görüşecekleri, çözüme elverişli uygun bir yol bulunmaz ise önce verimi az olan, sonra liyakatsiz, daha sonra sırası ile işe son giren, ceza gören, kendi arzusu ile ayrılan işçilerin çıkarılacağı, işe yeni almada da çıkarılan bu işlerin davet edileceği” düzenlemesine yer verildiği, davalı işverenin ile sendika arasında bir bildirim ve görüşme bulunmadığı, gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesindeki kuralın ve gerekse davalının taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralının biçimsel açıdan işvereni bağlayan kurallar olduğu, davalı işverenin bu kurallardaki biçimsel kurallara uymamak için ekonomik krizden dolayı etkilendiğini belirterek işletme ve işyeri gerekleri ile kısa sürelerle birden fazla ancak süreç içinde bakıldığında toplu işçi çıkarma sayılan işçinin iş sözleşmelerini feshettiği, davalı işverenin bu şekildeki davranışının, 29. maddedeki ve Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralını bertaraf etmeye yönelik ve...
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken anasözleşmenin 13/2. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, anasözleşmenin 16/2. maddesi gereği ortaklıktan çıkarıldığını, çıkarma kararının onaylı suretinin 10 gün içerisinde tebliğ edilmek üzere noter kanalı ile gönderilmediğini, çıkarma gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline eşit davranılmadığını ileri sürerek, davalı kooperatif yönetim kurulunun 07.03.2011 tarih ve 17 sayılı ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kooperatifin anasözleşmesindeki iştigal konusu ürünler üzerinde ticaret yapan ve bu ürünler üzerinde çalışan bir şirketin ortak ve yöneticisi olduğunun tespiti nedeniyle hakkında ortaklıktan çıkarma kararı alındığını, çıkarma kararının anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, kasten yangın çıkarma HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten TCK 158/1-k, 35/2, 62, 52, 51, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Kasten yangın çıkarma suçundan TCK 170/1-a, 62, 50, 52, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve kasten yangın çıkarma suçundan, ayrı ayrı, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/06/2009 tarih ve 2009/184-2009/201 E-K sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, söz konusu kararların 24/07/2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde sanık hakkında basit yaralama suçundan dolayı ... (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/890-2014/413 sayılı ilâmı ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu hükmün 22/04/2014 tarihinde kesinleşmesiyle yapılan ihbar üzerine CMK'nın 231/11 maddesi gereğince; hükümlerin açıklanmasına ilişkin ... 2....
Sanık hakkında kasten yangın çıkarma suçundan kurulan beraat hükmünün, sanığın eyleminin TCK.nun 151/1, 152/2-a, 167/1. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, kasten yangın çıkarma suçunu düzenleyen TCK.nun 170/1-a madde ve fıkrasından cezalandırılması yönünde bozma karar verilmesi yerinde değildir....
Ortaklar arasında dava ve çekişme bulunması, sadece ortaklıktan çıkarma ve müdürlükten azil kararı alınmak üzere genel kurul toplantısı yapılmasını haklı kılmayacaktır. Açıklanan nedenlerle; her ne kadar ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E sayılı ortaklıktan çıkarma davasında dava şartı olarak ortaklar kurulu kararı alınması için süre verilmiş ise de, bu konuda genel kurul çağrısı yapılmasında hukuki yararının da bulunması gerekmektedir. Yukarıda açıklana nedenlerle, genel kurul yapılsa bile çıkarma yönünde karar alınması mümkün görülmediğinden, genel kurul toplantısı yapılmasında davacının hukuki yararını ortadan kaldırmaktadır. Hukuki yarar da dava şartı olup, somut olayda bulunmadığından, davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
Ortaklar arasında dava ve çekişme bulunması, sadece ortaklıktan çıkarma ve müdürlükten azil kararı alınmak üzere genel kurul toplantısı yapılmasını haklı kılmayacaktır. Açıklanan nedenlerle; her ne kadar ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E sayılı ortaklıktan çıkarma davasında dava şartı olarak ortaklar kurulu kararı alınması için süre verilmiş ise de, bu konuda genel kurul çağrısı yapılmasında hukuki yararının da bulunması gerekmektedir. Yukarıda açıklana nedenlerle, genel kurul yapılsa bile çıkarma yönünde karar alınması mümkün görülmediğinden, genel kurul toplantısı yapılmasında davacının hukuki yararını ortadan kaldırmaktadır. Hukuki yarar da dava şartı olup, somut olayda bulunmadığından, davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
Ortaklar arasında dava ve çekişme bulunması, sadece ortaklıktan çıkarma ve müdürlükten azil kararı alınmak üzere genel kurul toplantısı yapılmasını haklı kılmayacaktır. Açıklanan nedenlerle; her ne kadar ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E sayılı ortaklıktan çıkarma davasında dava şartı olarak ortaklar kurulu kararı alınması için süre verilmiş ise de, bu konuda genel kurul çağrısı yapılmasında hukuki yararının da bulunması gerekmektedir. Yukarıda açıklana nedenlerle, genel kurul yapılsa bile çıkarma yönünde karar alınması mümkün görülmediğinden, genel kurul toplantısı yapılmasında davacının hukuki yararını ortadan kaldırmaktadır. Hukuki yarar da dava şartı olup, somut olayda bulunmadığından, davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. Buna göre, işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütününü sevk ve idare edenlerin anılan anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. İşyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. Dolayısıyla bir banka şubesi müdürü ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, özgür iradesi ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa işveren vekili sayılmaz. İş güvencesinden yararlanır....


