WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

takılı eklentisinin değeri tespit edilerek sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 54/3 maddesindeki ''suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir'' hükmü de gözetilerek at arabası ile takılı eklentisinin müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, değer tespiti yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'...

bakımından suça konu senedin önceden doğmuş borç sebebiyle verilip verilmediğinin araştırılarak toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması, 2- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2014 gününde verilen dilekçe ile mirastan feragat sözleşmelerinin hükümsüzlüğünün tespiti ve mirasçılık belgelerinin iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 28.02.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacılar vekili Av.... ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacılar ..., ... ve ...'...

Jandarma Komutanlığı'na sorularak kayıtlarında bulunup bulunmadığı, kayıtlarında bulunduğunun tespiti halinde duruşmada incelenmemiş olması dikkate alındığında, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu belge aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde aslının dosya içine konulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması; 3- Kabule göre de; a- TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı...

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali ve tenkis isteminde bulunduklarını, mahkemece vasiyetnamenin iptali kısmının ayrılıp tenkise ilişkin kısmın başka bir dosyaya gönderildiğini, ancak bu tefrik kararının doğru olmayıp kaldırılması gerektiğini, vasiyetnamede mirastan ıskat gerekçesi olarak gösterilen iddiaların hiçbirisinin murisin doğrudan tanık olduğu olaylar olmadığını, huzurdaki davada iskat edilen mirasçının muristen önce öldüğünü, ölüm nedeni ile ıskat edilenin mirasçı olmayıp dolayısıyla ıskat iradesi ve ıskat edilen miras payı için düzenlenen vasiyetçi naspının gerçekleşmediğini, bu durumun mahkemece tartışılmadığını, ıskat edilen davacılar murisi...'ın kök muris ...'dan önce ölmesinin vasiyetnameyi ve ıskat senedini kendiliğinden hükümsüz hale getirdiğini, öncelikle mahkemece bu durumun tartışılıp vasiyetnamenin hiç yürürlüğe girmediğinin tespiti gerektiğini, murisin vasiyetnameyi ıskat edilen...'...

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan babası ...’un, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda maliki olduğu 2 numaralı bağımsız bölümün ½ payını, mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak ikinci eşi davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, aynı zamanda taşınmazın tamamı üzerinde davalı lehine intifa hakkı tanıdığını, mirasbırakanın işlem tarihinde ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan ½ payının tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, olmazsa tenkisini ve davalı lehine tesis edilen intifa hakkının da kaldırılmasını istemiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamış; aşamalarda, mülkiyet hakkının tespiti ile aile konutu şerhine ilişkin dosyalar bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur....

Murisin vasiyetnamesinin düzenlenmesi sırasında hukuki ehliyetinin tespiti uzmanlık gerektirir.Murise ait hastane kayıtları toplandıktan sonra, dosyanın tümü ile Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; yeterli olmayan sağlık raporuna dayanılarak, hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Ayrıca vasiyetname ile tüm malvarlığı davalıya bırakılmış olup,davacılar mirastan ıskat edilmemiştir.Bu nedenle vasiyetnamenin iptali sebebi mevcut olmadığı takdirde davacı tarafın terditli olarak ileri sürdüğü tenkis talebinin incelenmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ./.....

Ancak; 1-Suça konu motosikletin sabit bir yere bağlanmak suretiyle kilitlenip kilitlenmediğinin tespiti ile, doğrudan motosiklet üzerinde takılı bulunan zincirin kırıldığının kabulü halinde, sanığın hırsızlık eyleminin suç konusu motosikletin mülkiyetine yönelik olacağı, ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı nazara alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a, d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C....

nin olay sırasında yanlarında olduğunu beyan ettikleri "..." isimli şahsın sanık ... olduğunun da kesin olarak tespit edilemediği anlaşılmakla; olay yerinden kaçan üçüncü şahsın sanık ... olup olmadığının tespiti bakımından, sanık...'in, olayı gerçekleştiren üç şahsı da net olarak gören ve sanıklar .... ile ...'ı duruşmada da teşhis eden tanık..., 28/01/2007 tarihli yakalama tutanağında imzası bulunan tutanak düzenleyici tanıklar ile diğer sanıklar ... ve ... ile yüz yüze teşhisinin yaptırılması, bu mümkün olmadığı takdirde ise sanık ....'in değişik cephelerden çektirilecek teşhise elverişli boy fotoğraflarının adı geçen tanıklar ile diğer sanıklar ... ve ...'...

ın dava konusu ... nolu parselini dava dışı oğlu ... lehine mirastan kaçırmak amacıyla ...'un emanetçisi konumundaki davalı ...'a temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali-tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, taşınmazın satışının muvazaalı olmadığını, bedelini ödeyerek satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu ... ada ... parsel sayılı(9333 m2. evli bağ) taşınmazın 313/15360 payı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken 23.05.2014 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik edildiği; mirasbırakanın 19.11.2014 tarihinde öldüğü, geride 6 çocuğunun (kızları ... ve ... ile oğulları ..., ..., ... ve ...) kaldığı; eldeki davanın, mirasbırakanın ... dışındaki çocukları tarafından üçüncü kişi konumundaki ... aleyhine açıldığı, ... 1....

UYAP Entegrasyonu