tan intikal eden malvarlığının paylaşımı amacıyla müvekkilleri ile davalı ... adına annesi davalı ... arasında 19.12.1990 tarihli miras taksim sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca davalı ...'nın miras payına karşılık 140.000.000 TL'nin diğer davalı ...'a ödendiğini, ancak davalıların mirastan müvekkilleri lehine feragat etmediklerini, sonrasında müvekkillerinin miras taksim sözleşmesine dayanarak davalı ... aleyhine açmış oldukları tapu iptali ve tescil istemli davanın da reddedildiğini, bu nedenle davalıların sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek; davalılara ödenen 140.000.000 TL'nin dava tarihi ile ulaşacağı değerin 19.12.1990 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 10.12.2014 tarihli dilekçesi ile davalılardan Selvinaz'dan olan taleplerini 365.390,50 TL'ye artırdıklarını bildirmiştir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dayanağı olan protokolün esasen mirastan ivaz karşılığı feragat sözleşmesi olduğunu, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, belgenin şekil eksikliği nedeni ile geçersiz olduğunu, taraflara herhangi bir hak ya da borç yükleyemeyeceğini, mirastan feragat sözleşmesinin miras bırakan ile mirasçı arasında yapılması gerektiğini, sözleşme taraflarından ...'in mirasçılık sıfatının olmadığını, söz konusu sözleşmeye davacı adına vekaleten taraf olduğuna ilişkin herhangi bir ibarenin sözleşmede mevcut olmadığını, yine davalı ile davacı arasında miras bırakan-mirasçı ilişkisinin bulunmadığını belirterek öncelikle husumet yönünden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde şekil eksikliği yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/142 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açtıklarını, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini ancak kararın henüz kesinleşmediğini, ... mirasçılarının söz konusu dosyada ... bu davanın davalısı ... aleyhine dava açmadıklarını, çünkü adı geçenlerin miras haklarını mirastan feragat sözleşmesiyle dayıları olan davalıya verdiklerini, kök muris ...'in kızı ... tarafından açılmış herhangi bir davanın da bulunmadığını, keza ... mirasçıları Servet Altıntaş, Tahir Altıntaş ve Şehrinaz Uzun'un da mirastan feragat sözleşmesiyle miras haklarının tamamını davalı ...'e verdiklerini, söz konusu mirastan feragat sözleşmelerinin örneklerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, mirastan feragat sözleşmesi düzenleyen mirasçıların ayrıca dava dışı Reşat ...'a da kök muris ...'...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf talebinin incelenmesinde, dava konusu taşınmazın davalıya, babası olan davacının yer aldığı 2007 tarihli vasiyet ve mirastan feragat sözleşmesi ile verilmiş ise de tapuda temlik, ölünceye kadar bakma akdiyle gerçekleştiğinden öncesinde düzenlenen sözleşmeden vazgeçildiği ve daha sonrasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin akdedilmesi nedeniyle artık anılan sözleşmenin sebep olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda temlik nedeni olan bakım sözleşmesinin irdelenmesi gerektiği; davalı ...’nin cevap dilekçesinde kendisinin şeker hastası olması nedeniyle babasıyla ilgilenemediğini ifade ettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalı ...'...
Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.02.1959 tarih 1959/16-14 Esas ve Karar sayılı ilamı gereğince de, muris ile mirasçısı arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmi vasiyetname şeklinde yapılması zorunlu olup 15.11.1993 tarihli belge mirasçı ... tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği gibi, resmi şekilde de yapılmamıştır. Dolayısıyla söz konusu belgenin geçerli olduğunun kabulü mümkün değildir....
Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, satış işleminden sonra miras haklarından feragat ettiğini, mirasbırakanın başka taşınmazlarının da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece "...Somut olaya gelince; 26.04.2012 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin tüm mirasçıların katılımı ile yapılmadığından geçerli olduğu söylenemez. Öte yandan davacılar yapılan satışın bedelsiz ve muvazaalı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmışlar, davalı ise mirasbırakanın dava konusu taşınmaz haricinde başkaca taşınmazları da bulunduğunu, temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığını savunmuştur. Ne var ki mahkemece, yukarıda değinildiği üzere ve hükme elverişli olacak nitelikte bir inceleme, irdeleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TENKİS - SULH SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis ile Sulh Sözleşmesinin İptali davası sonunda İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2021 tarihli 2018/390 Esas 2021/46 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı-birleştirilen davada davacı ... tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 07/02/2022 Pazartesi günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile bedel istekli dava sonunda, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın taraflarca istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmasına ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil ile bedel isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ......
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 23.02.1999 tarihli "sözleşme" başlığını taşıyan belgenin, noterden onaylı ve tapuya işlenmiş, resmi bir mirastan feragat ve paylaşım sözleşmesi niteliğinde olmadığını bu nedenle yasal bir geçerliliği bulunmadığını, davacının davayı açmakta hukuki menfaati olup mirasbırakanın davacıyı mirastan mahrum bırakmak kastı ile hareket ederek diğer mirasçılara teberruda bulunmak suretiyle tüm malvarlığını devrettiğini, davacının saklı payına ve miras payına tecavüz anlamına gelen bu sağlararası tapu intikallerinin iptali gerektiğini zira yapılan intikallerin arazilerin o günkü rayiç bedellerinin çok altında satıldığını, daha doğrusu satış gibi gösterildiğini, mirasbırakanın banka hesabına o dönemde yatan bir para hareketliliği olmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmadadan eksik inceleme ile karar tesis edildiğini, mirasçılar arasında yapılan 23.02.1999 tarihli anlaşmanın sadece 2802, 1475 ve 900 parselleri kapsamakta olup diğer taşınmazların...
Bölgedeki 4029 ada 5 parselde 40/1602 arsa paylı 16 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümlerin intifa hakkının ...’e ait olduğunu ölümü nedeniyle terkini gerektiğini, davalı ... ile yapılan protokol uyarınca intifa hakkının adına tescili gerektiğini olmadığı takdirde her iki tapunun iptali ile adına tesciline ayrıca davalı vakfa ödenen 44250 USD’nin faizi ile birlikte tahsilini bu istekler mümkün olmazsa davalı vakfa yapılan bağışın tenkisini talep etmiştir. Davalı vakfa bağış yapan ... ile yapılan sözleşmede mirastan feragat koşulu bulunduğunu, bu koşulun yerine gelmediğini, davacının intifa hakkı tesisi isteyemeyeceğini ancak tenkis talebine ilişkin istemi kabul ettiklerini savunmuştur. Mahkemece 5 ve 16 numaralı bağımsız bölümlerde ... adına olan intifa hakkının terkinine her iki parselde davacı adına intifa hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir....


