WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davacı vekili dava dilekçesinde; miras bırakının mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak aslında bağışlamak istediği tarla vasfındaki 72 parsel numaralı 108.200 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tamamını 26.03.2013 tarihinde oğlu davalı ...'a 134.000TL bedel karşılığında satılmış gibi göstermek suretiyle devrettiğini, miras bırakanın aynı amaçla başka taşınmazlarını da temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 7....

Hukuk Dairesinin 30.11.2011 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere murisin ölüm tarihinden önce 17.12.1984 tarihinde mirasçıları arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesinin hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı, murisin 1986 tarihli ölüm gününe göre terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, mirasçılar arasında da pay devrinin mümkün bulunduğu açıktır. Ne var ki; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 30.11.2011 tarihli bozma ilamından sonra, yargı kararıyla murisin ölüm tarihini 1981 olarak düzeltildiği ve ... ile ... tarafından kendilerinin taraf olmadığı bu kararın iptali istemiyle açtıkları davada da murisin gerçek ölüm tarihinin 1981 olduğu gerekçesiyle davalarının reddine karar verildiği, bu ilamın da 02.03.2021 tarihinde kesinleşmekle davacı ... ile davalı/davacı ... yönüyle de bağlayıcı hale geldiği tartışmasızdır....

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...’nun 06.11.2007 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak müvekkilleri ile davalıların kaldığını, dava konusu ... 1112 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapuda arsa olarak göründüğünü ancak fiilen altı adet daire bir adet dükkandan oluştuğunu, miras bırakanın 13.12.2002 tarihinde 24/450 payını davalı ...’na, 19/450 payını davalı ...’na, 16.12.2002 tarihinde 19/450 payını ...’na satış suretiyle temlik ettiğini, devirlerin gerçek bir satış olmadığını, mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak rayicinden çok düşük bedelle temlik edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tescillerine, tescil mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında davalı ... hakkındaki davalarından feragat etmiştir. Davalılar Cevabı: 5....

Feragat, HMK’nın 307. maddesinde; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; aynı Kanunun 311. maddesinde ise feragatin, kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğuracağı açıklanmıştır. 38. Mahkemece nihai karar verildikten sonra kararın temyizi aşamasında davadan feragat edilmesi hâlinde ne gibi bir işlem yapılacağı hususu ise 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunu’nun (7251 sayılı Kanun) 29. maddesiyle değişik HMK’nın 310. maddesinin 3. fıkrasında; “…Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir” şeklinde düzenlenmiştir. 39....

nün herhangi bir taşınmazı pay olarak almamasının mirastan feragat ettiği sonucunu doğurduğunu, ... sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, mirasbırakanın yasal mirasçılarının muvazaaya konu taşınmazların haricindeki mamelek üzerinde ... sözleşmesi akdetmelerinin muvazaayı ortadan kaldırmayacağını, nitekim mirasbırakanın ilk eşinden olma çocuklarının babalarının vefatından önce taşınmazlarını kime sattığını bilmelerinin kendilerinden beklenemeyeceğini, İstinaf mahkemesinin bila tarihli sözleşmeyi zorlama bir yorum ile sulh sözleşmesi kabul ettiğini, ancak bahsi geçen sözleşmenin 19.02.1980 tarihli ... sözleşmesinin içeriğinde bulunmayan hibe, bağış ve sair yollarla tereke dışı bırakılan ve davaya konu taşımazları sisteme dahil etmek adına yapıldığını, başka bir anlatımla geçerli olan ... sözleşmesinde taraflardan gizlenen taşınmazların diğer mirasçılara miras hisseleri oranında dağıtılmaması adına aldatma yoluyla yapıldığını, ikinci sözleşmenin geçersiz olduğunu, muvazaa ile devredilen...

in vasiyetnameyi ve mirastan ıskatı kabul etmediklerin beyan ettiği ve duruşmasının 28/12/2021 tarihine bırakıldığı, uyaptan yapılan incelemede davalı ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/... esasında kayıtlı dosya ile vasiyetnamenin iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/ ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan mirasbırakan ...'ın vasiyetnamelerinin iptaline ilişkin davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından müteveffa ...'ın diğer mirasçı davalı ...'i mirasçılıktan çıkardığı bu nedenle vasiyetnamenin açılması ve iptali dosyalarının bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de davalı ...'in müteveffa ...'ın mirasını reddettiğine ilişkin beyanda bulunmaması ve bu yönde bir bilgi bulunmaması ve davalı ...'...

Mevkii, 1751 ada, 1 parsel C/13 bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bu mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, dava konusu bağımsız bölümün 17.05.2013 tarihli mirastan feragat sözleşmesi ve mehir bedeli olarak kendisine alındığını bildirip, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.7.2017 tarih ve 2016/87 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararıyla; bağıştan rücu hukuksal nedenine dayanıldığı, davaya konu taşınmazın davalıya mehir bedeli karşılığı bağış olarak verildiği ve Borçlar Kanunu’nun 295/1 inci maddesinin 2 nci bendi uyarınca bağıştan rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV....

CEVAP Davalı, temlikin mal kaçırmak amaçlı olmadığını, akit tarihinde mirasbırakanın ehliyetli olduğunu, ayrıca dava dışı taşınmazlarını satarak davacılara para verdiğini, davacı ...’ın mirastan feragat sözleşmesi ile hakkını aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 21/11/2018 tarihli Adli Tıp raporuna göre mirasbırakanın akit tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, mirasbırakana davalının baktığı, mirasbırakanın maliki olduğu iki parça taşınmazını satıp satış bedelini çocukları arasında paylaştırdığı, terekesinde 10 dönüme yakın taşınmaz bıraktığı, temlikin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı, devredilen taşınmaz miktarının makul olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri 2.1....

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce aynı iddialar ile Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/266 E. sayılı dosyasında dava açtığını, bu dava devam ederken miras payına karşılık kendisine Deretepe Köyü 1000 parsel sayılı taşınmazın 12.04.1985 tarihinde verildiğini, bunun üzerine davacının da 15.04.1985 tarihli celsede anlaştıklarını beyan ederek davadan feragat ettiğini, davanın da feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, 1995 yılında da yine aynı taşınmazlar hakkında Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/642 E. sayılı dosyasında dava açtığını, bu dava sırasında tarafların sulh olmak için süre istedikten sonra davanın takipsiz bırakıldığını, bu aşamada davacıya 3469 parsel sayılı taşınmazın verildiğini, bu süreçte davacının mirastan kendisine düşen hisseyi aldığı hâlde yıllar sonra yeniden dava açtığını, muris ...'...

Noterliği'nin 09.04.1996 tarih .... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Mirastan Feragat belgesine göre huzurdaki davada taraf olma haklarının bulunmadığını, bağlı olarak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, dava konusu binanın imara uygun hale getirilme imkanı olup olmadığının yargılama aşamasında araştırılmadığını, 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı madde yeni bir düzenleme getirildiğini, ilgili madde ile ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31.10.2018 tarihine kadar başvurulması imkânı getirildiğini, davalının bu düzenleme gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, davalının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı...

UYAP Entegrasyonu