WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Somut olaya gelince; 26.04.2012 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin tüm mirasçıların katılımı ile yapılmadığından geçerli olduğu söylenemez. Öte yandan davacılar yapılan satışın bedelsiz ve muvazaalı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmışlar, davalı ise mirasbırakanın dava konusu taşınmaz haricinde başkaca taşınmazları da bulunduğunu, temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığını savunmuştur. Ne var ki mahkemece, yukarıda değinildiği üzere ve hükme elverişli olacak nitelikte bir inceleme, irdeleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur....

Mahkemece, bozmadan önce, murislerin katılımı ile düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin mirasçılardan Zeliha'nın okuma yazma bilmemesi nedeniyle şekil şartı yoksunluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire'nin 12/09/2013 tarihli ve 2013/10751 E. 2013/11676 K. sayılı ilamı ile; davada dayanılan hukuki sebebin mirastan feragat olmayıp, miras taksimine ilişkin olduğu, mahkemece TMK'nun 676 ve devamı maddeleri göz önünde tutulup toplanan deliller ışığında bir değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken hukuki yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hüküm bozulmuştur....

Davalılardan ..., noterde düzenlenmeyen feragat sözleşmesinin geçersiz olduğunu, diğer yandan yakın miras bırakan Şengün Tezel’in sözkonusu sözleşmede imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunma yapmamışlardır. Mahkemece, resmi şekilde düzenlenmeyen mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olmadığı ve ...in sözleşmeye iştirakinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazlardan 322 ada 5 parsel 18.4.1990 tarihinde dava dışı ... ve... adlarına tapuya tescil edilmiş olup, halen aynı kişiler adına kayıtlıdır. Tapuda kayıtlı taşınmazların malikini değiştirmeyi amaçlayan iptal ve tescil davaları, sicilde malik olarak görünen kişi ya da kişilere, ölü iseler, mirasçılarına yöneltilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı annesi ... ......'nın diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak maliki olduğu 32070 ada 25 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümü ölünceye kadar bakım akdi ile davalı oğluna temlik ettiğini, murisin gerçekte bağış amacıyla hareket ettiğini, davalının annesine bakmadığını ileri sürüp, miras payı oranında iptal-tescil olmazsa tenkis istemiştir. Davalı, akit yapıldığında, miras bırakanın sağlıksız ve 84 yaşında olduğunu, ayrıca annesi ve kardeşleri arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi de bulunduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazsız olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....

Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının hiçbir şekilde mirastan feragat etmediğini, davalılar tarafından buna ilişkin olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir delil de bulunmadığını, tarafların yaşamış olduğu ilçenin coğrafi ve kültürel durumu da dikkate alındığında gelenek–görenek olarak kız çocuklarına mirastan pay verilmediği de göz önüne alındığında davalıların davacıya mirastan pay vermek istemediği hususunun anlaşılacağını, davacının taşınmazların kadastro işlemi sırasında davalılar lehine tescil edilmesine rızasının bulunmadığını, dinlenmiş olan davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tanıkların da aynı coğrafyada ve kültürel ortamda yaşayan, kız kardeşlere pay verilmemesini düşünen insanlar olduğunu, davalılar tarafından dosyaya sunulmuş yasal şartları taşıyan geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinin bulunmadığını, murisin taşınmazları erkek çocuklar arasında paylaştırdığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davacının Anayasa...

Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının hiçbir şekilde mirastan feragat etmediğini, davalılar tarafından buna ilişkin olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir delil de bulunmadığını, tarafların yaşamış olduğu ilçenin coğrafi ve kültürel durumu da dikkate alındığında gelenek–görenek olarak kız çocuklarına mirastan pay verilmediği de göz önüne alındığında davalıların davacıya mirastan pay vermek istemediği hususunun anlaşılacağını, davacının taşınmazların kadastro işlemi sırasında davalılar lehine tescil edilmesine rızasının bulunmadığını, dinlenmiş olan davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tanıkların da aynı coğrafyada ve kültürel ortamda yaşayan, kız kardeşlere pay verilmemesini düşünen insanlar olduğunu, davalılar tarafından dosyaya sunulmuş yasal şartları taşıyan geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinin bulunmadığını, murisin taşınmazları erkek çocuklar arasında paylaştırdığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davacının Anayasa...

Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının hiçbir şekilde mirastan feragat etmediğini, davalılar tarafından buna ilişkin olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir delil de bulunmadığını, tarafların yaşamış olduğu ilçenin coğrafi ve kültürel durumu da dikkate alındığında gelenek–görenek olarak kız çocuklarına mirastan pay verilmediği de göz önüne alındığında davalıların davacıya mirastan pay vermek istemediği hususunun anlaşılacağını, davacının taşınmazların kadastro işlemi sırasında davalılar lehine tescil edilmesine rızasının bulunmadığını, dinlenmiş olan davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tanıkların da aynı coğrafyada ve kültürel ortamda yaşayan, kız kardeşlere pay verilmemesini düşünen insanlar olduğunu, davalılar tarafından dosyaya sunulmuş yasal şartları taşıyan geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinin bulunmadığını, murisin taşınmazları erkek çocuklar arasında paylaştırdığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davacının Anayasa...

Mahkemece, murislerin katılımı ile düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin mirasçılardan Zeliha'nın okuma yazma bilmemesi nedeniyle şekil şartı yoksunluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 12.09.2013 tarihli ve 2013/10751 Esas, 2013/11676 Karar sayılı ilamı ile; davada dayanılan hukuki sebebin mirastan feragat olmayıp, miras taksimine ilişkin olduğu, mahkemece TMK'nin 676 ve devamı maddeleri göz önünde tutulup toplanan deliller ışığında bir değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken hukuki yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur....

den aldığını, bu işlemin mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, öne sürerek muvazaa nedeniyle davalı adına oluşan tapu kaydının miras payı oranında iptali istemiyle dava açmıştır. Davalı taraf, davacı ...'in (ve dava dışı diğer kardeşleri ... ve ...'nin) 10.04.1974 tarihli yazılı senet ile muristen gelecek miras payını kardeşi ...'e devrettiğini, muris...'ün bu işleme muvafakatinin bulunduğunu, davacının artık muristen gelecek bir miras payı kalmadığından muvazaa sebebiyle tapunun iptalini isteyemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece murisin sağlığında yapılan 10.04.1974 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin, resmi vasiyetname şeklinde yapılmaması ve murisin feragat işlemine muvafakatinin bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğu, 30.04.1974 tarihinde muris ile oğlu ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “taşınmaz satış sözleşmesinin iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.05.2010 gün ve 2006/685 E., 2010/238 K. sayılı karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.05.2012 gün ve 2012/5899 E.- 2012/12096 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine, anılan Dairenin 18.10.2012 gün ve 2012/17574 E., 2012/25112 K. sayılı ilamı ile; “...Dava ile taşınmaz satışına ilişkin 15.02.1986 tarihli harici satış sözleşmesinin iptali talep edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu