WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

e 27.11.2002 tarihli vekaletnameyi verdiği sırada her nasılsa aynı anda mirastan feragat sözleşmesi de imzalatıldığını, bu durumu fark edince sözleşmenin iptali istemiyle açtığı davanın kabul edilerek kesinleştiğini, mirastan feragat sözleşmesinin iptaline ilişkin açtığı davada murisin sağlığında, fakat vefat ettiği yıl içerisinde 27.2.2002 tarihinde özle halk otobüsü işletme hattı ile otobüsün %50 hissesini davalıya muvazaalı olarak devrettiğini öğrendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, özel halk otobüsü işletme hattının davalı adına kayıtlı %50 hissesinden miras hissesi olan 1/5 hakkına karşılık gelmek üzere tespit edilecek gerçek değerinden şimdilik 10.000,00TL, muristen devralınan aracın yerine alınan ...plakalı aracın hissesine karşılık gelen gerçek değerinden 10.000,00TL, murisin vefatından dava tarihine kadar elde edilen kazancın hissesine karşılık gelmek üzere tespit edilecek gerçek değerinden 10.000,00TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte...

Dava da bir tasarrufi işlem olup, kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçılar tarafından birlikte ya da terekeye temsilci atanmak suretiyle dava açılması gerekir. Hal böyle olunca, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan çekişmeli taşınmazda açıklanan nedenle belli bir payı bulunmayan davacının terekeye karşı üçüncü kişi konumunda bulunan davalı ...'e ait tapu kaydının miras payı oranında iptali ve adına tescili istemi ile açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmadığına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olup, davalı ...'in temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, ....06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Sanık Hakkında 5237 Sayılı Kanun'un 150/1 ve 30 uncu Maddelerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılanların sanığa mirastan feragat etmesi karşılığı paranın ödendiğine, sanığın parayı aldığına ve bu hususta da mirastan feragat sözleşmesi düzenlendiği gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin "..sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, bahse konu evlenmesi şartıyla gayrimenkulün kendisine teslim edileceğini ancak kendisinin bunu kabullenmek istemediğini, kovuşturma aşamasında ise, bahse konu gayrimenkulün tarafına teslimi karşılığında mirastan feragat sözleşmesi yaptırıldığını, bunun sonucunda tarafına 80.000,00 TL verildiğini beyan ederek gayrimenkulün teslim şartında çelişkiye düştüğü, kaldı ki, dosyaya, bahse konu mirastan feragat sözleşmesinin kazandırıldığı, yapılan incelemesinde sanığın 80.000,00 TL karşılığında miras hakkından feragat ettiğinin görüldüğü, bu hususun da sanığa mahkememizce sorulduğu, sözleşmenin tarafı olduğunu ancak gayrimenkulün...

Davalılar ... ve ... vekili, davacı asil ile muris arasında yapılan satış senetlerinin geçerli olduğunu, bu senetlerle davacının da miras payını aldığını, söz konusu senetlere dayanarak aldığı taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunarak bir kısmını köy senedi ile üçüncü kişilere ve diğer davalıya sattığını, satılan taşınmazların bu kişiler adına tespit gördüğünü, davacının bu satışını dava konusu yapmadığını, uzun süre sonra fiil ehliyeti olmadığından bahisle görülmekte olan davanın açılmasının tamamen kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....

Mahkemece, mirasbırakan tarafından yapılan temlik işleminin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle halen davalılar adına kayıtlı 194, 325, 368 ve 541 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların miras payları oranında iptal ve tescil isteminin kabulüne, üçüncü kişilere devredilen 50, 162, 513 ve 617 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tazminat istemi yönünden ise; davacılar Yeter, ... ve Nazlı’nın tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine, davacı ...’in tazminat isteminin kabulü ile 18.771,25 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir....

belitmişler ve davalı tanıklarından bazıları “murisin taşınmazını 400.000,00TL bedelle sattığını fakat satış parasını davacının aldığını” beyan etmişler ise de davacının, kendisine ait 130 dekar arazi ile murisin 119 dekar arazinin aynı tarihte satıldığını ancak alıcının kendisine ait bedeli ödeyip, miras bırakana ait bedeli ise murise ödediklerini beyan ettiği, davacı tanıklarından ...’ın da “..davacının yanında işçi olarak çalışırdım, birkaç ay önce çalışmayı kendi isteğimle bıraktım, ben davacının hayvanlarına bakıyordum, sonrasında da işim bitince ...'...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/07//2021 tarihli ve 2019/437 Esas, 2021/350 Karar sayılı kararıyla; feragat beyanının iptali talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davalının kayınpederi olan...’in taşınmazları satarak satış bedelinden miras hissesini vereceğini söyleyerek davacıyı yanılttığı, duruşmadan önce davacının evine gelerek...'in bu hususta taahhütte bulunduğu, davacının da ...'in teklifini kabul ettiği, ...'in duruşma günü yanında davalı ... olduğu halde teklifini adliyede tekrarladığı, davacının taşınmazların satılacağı, satış bedelinden hissesine isabet eden parayı alacağı inancıyla davadan feragat ettiği, ancak kendisine yapılan taahhütün yerine getirilmediği, davacının yanıltıldığı, davalının kayınpederi olan...'...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/07//2021 tarihli ve 2019/437 Esas, 2021/350 Karar sayılı kararıyla; feragat beyanının iptali talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davalının kayınpederi olan ...’in taşınmazları satarak satış bedelinden miras hissesini vereceğini söyleyerek davacıyı yanılttığı, duruşmadan önce davacının evine gelerek ...'in bu hususta taahhütte bulunduğu, davacının da ...'in teklifini kabul ettiği, ...'in duruşma günü yanında davalı ... olduğu halde teklifini adliyede tekrarladığı, davacının taşınmazların satılacağı, satış bedelinden hissesine isabet eden parayı alacağı inancıyla davadan feragat ettiği, ancak kendisine yapılan taahhütün yerine getirilmediği, davacının yanıltıldığı, davalının kayınpederi olan ...'...

Kararda "Bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanunu'nun 18. maddesine dayanarak ... olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Türk Medeni Kanunu'nun 507. ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olamayacağına" denilmiştir. Burada kendisinden mal kaçırılan mirasçı tabiri ile kasdedilen, ... sözleşme ile zarar gören bir veya birkaç mirasçı değil, terekedir. Mirasbırakanın ... işlem ile belirli bir mirasçıdan değil, tüm mirasçılardan (terekeden) mal kaçırması söz konusudur....

den 303 parsel sayılı taşınmazın 13.02.1985 tarihli taksim sözleşmesine göre ekli krokide dört numara ile gösterilen 10.328 m2 miktarındaki kısmını satın almayı vaad etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 676. maddesine göre, paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlı olup bütün mirasçıların katılması zorunludur. Dosya içerisinde bulunan taksim krokisinde murisin tüm mirasçılarının yer almadığı, davacının paylaşım yaptıklarını iddia ettiği 18.05.1965 tarihli miras taksim sözleşmesinin de dosya arasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle yapılması gereken 18.05.1965 tarihli taksim sözleşmesinin dosya arasına getirtilerek geçerli olup olmadığının incelenmesi gerekir. Ayrıca dava konusu taşınmaz ile ilgili Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/40 Esas sayılı dosya ile ortaklığın giderilmesi davası olduğu bu dosyanın Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/131 Esas sayılı dosyasının sonucu beklediği anlaşılmıştır....

UYAP Entegrasyonu