WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

(f.2) Müteveffanın babası, anası veya bunların füruu ile içtima eden karı veya koca, mirastan dörtte birinin mülkiyeti ile beraber yarısının intifa hakkına; ve büyük babaları ve büyük anaları veya bunların füruları ile içtima eden karı veya koca, terekeden yarısının mülkiyeti ile beraber dörtte birinin intifa hakkına ve bunlar da yoksa bütün mirasın mülkiyetine sahip olur." şeklinde idi. Buna göre hükmün, sağ kalan eşin mirasçılığına ilişkin olarak mülkiyet hakkı ve intifa hakkı birleşiminden oluşan bir sistemi kabul ettiği görülmektedir....

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "Önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Büyükçekmece Asliye 2.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.06.2004 gün ve 2004/780-615 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19,09.2005 gün ve 2005/6936-8303 sayılı ilamı ile, (...Dava, önalım hakkının kullanılmasına ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir....

Mahkemece öncelikle; HMK’nun 31. madde hükmü gereğince, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının kendi mülkiyet hakkına dayalı olarak mı yoksa murislerinin mülkiyet hakkına dayalı olarak mı tescil talebinde bulunduğu tespit edilmelidir. Davacı tapudaki mülkiyet hakkına dayalı olarak tescil talebinde bulunmakta ise; hiçbir zaman taşınmazda malik olmadığından ve tescile dair haklı ve hukuki sebep bulunmadığından şimdiki gibi davanın reddine karar vermek gerekmektedir. Davacının murislerinin mülkiyet hakkına dayanması halinde ise, murisin sağ olması halinde taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir....

Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “ Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “ Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır....

Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Yasal Önalım Hakkı-Önalım Hakkı Sahibi" başlıklı 732. maddesinde “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler” hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede, önalım hakkının açık bir tarifi yapılmamakla birlikte temel prensibin mülkiyet serbestisi ve tasarruf yetkisi olduğu gözetilerek paydaşın temlik hakkı sınırlandırılırken bu sınırlandırma sınırlı tutularak sadece satım akitleri için önalım hakkı öngörülmüştür. Gerçek bir satışın konusu olmayan, satım niteliğinde olmayan pay temliklerinde yasal önalım hakkı doğmayacaktır. Önalım hakkının payın satışındaki şartlar dahilinde kullanılması gerektiğinden, payı paradan başka bir karşılıkla iktisap edenlerden, aynı şartlar yerine getirilmek suretiyle temellük etmeye imkan bulunmamaktadır....

Ancak Hazine adına tespit ve tescil tarihinden önce başka bir kişinin mülkiyet hakkı doğmuş, lehine kazanma koşulları oluşmuş ise, Hazine adına yapılan tescil yolsuzlasın Yolsuz tescil durumunda, mülkiyet hakkı doğmuş olan kişinin bu yer üzerindeki zilyetliği devam eder. Zilyet, taşınmazı başkasına bağışlama ve devretme hakkına sahiptir. Başka bir anlatımla, zilyet dava konusu yer hakkında dava açabileceği gibi, dava hakkını da devredebilir. Usul hukukumuzda dava hakkının devrini açıkça düzenleyen bir hüküm bulunmamakla birlikte, teorideki baskın görüşe göre ve uygulamada bu hakkın devri kabul edilmektedir. Somut olayda dava konusu taşınmazın davacıya bağışlanıp devredildiği, davacının üzerine ev yapmak suretiyle zilyetliğini devam ettirdiği toplanan delillerle belirlenmiş bulunduğuna göre, dava hakkını devraldığı ve görülmekte olan davayı açabileceği sonucuna ulaşmak gerekir....

Başka bir deyişle, ortaklık tasfiye ile sona erinceye kadar ortaklardan her birinin ayrı bir mal veya hakkı olmayıp, hak sahibi ortaklıktır. 6.2.4. Elbirliği (iştirak) hâlinde mülkiyet türünde malikler, mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır....

Başka bir deyişle, ortaklık tasfiye ile sona erinceye kadar ortaklardan her birinin ayrı bir mal veya hakkı olmayıp, hak sahibi ortaklıktır. 6.2.4. Elbirliği (iştirak) hâlinde mülkiyet türünde malikler, mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır....

Davalı, davacıların mülkiyet hakkı sahibi olmadıklarını, binanın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacıların dayanağı olan tapu tahsis belgesinin mülkiyet hakkı sağlamadığı, binanın davalının eşi tarafından yaptırıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılardan ... ... hükmü temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dava tapu tahsis belgesine dayalı olarak açılan elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, tahsis belgesi kapsamındaki yerin halen dava dışı belediye adına kayıtlı olduğu, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı, tarafların gerek adlarına düzenlenen tahsis belgesi ve gerekse davacı ...’nün ölümü nedeniyle intikal eden zilyetlik sebebiyle taşınmazda hak sahibi oldukları sabittir....

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Mer'a, yaylak, kışlak ve benzeri orta malların özel hukuk hükümleri uyarınca edinilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle, yaylak niteliğinde bulunan bir yerin üzerinde tarafların mülkiyet hakkından söz edilemez. Ancak, yararlanma hakkına sahip olan köy veya belde halkı tarafından kullanılması düşünülebilir. Mer'a Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca, yararlanma amacına uygun olarak belli koşullar altında bu tür yerler üzerinde inşaat yapılması mümkündür. Bu şekilde yaz aylarında mer'adan yararlanma sürdürülür. Görülmekte olan davada tanık sözlerine göre, da-valıların dedesi, davalının satıcısı Hamdi'nin babası Mehmetln yaylak nite-liğinde bulunan bu yeri uzun yıllar kullandığı, ölümüyle oğlu Hamdi'nin ya-rarlanmasını sürdürdüğü ve daha sonra davalıya satıldığı belirlenmiştir. Bu yer üzerindeki yararlanma, bir bakıma sürdürülen zilyetliğin devri niteliğindedir....

UYAP Entegrasyonu