WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Paylı mülkiyet halindeki taşınmazın paydaşı payını karı-kocaya evlada veyahut akrabaya temlik ederse şeklen satış olarak gösterilen bu aktin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkının ileri sürülemeyeceği 27.03.1957 günlü ve 12/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça belirtilmiştir. -2- Bu yöndeki savunmanın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı kuralının bir istinasıdır. Davalı hibe savunmasını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır....

Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanununun 794.maddesi uyarınca intifa hakkı, belirli bir gerçek ya da tüzel kişiye, hakkın konusunu oluşturan ve başkasına ait eşya üzerinde tam olarak kullanma ve yararlanma yetkisi sağlayan el değiştirebilme ve miras yoluyla da geçebilme olanağı bulunmayan bir ayni haktır. Taşınmazlardaki intifa hakkı tescil ile kurulur. Konusu taşınmaz olan intifa hakkını kurma borcunu yükleyen sözleşmenin de kamusal biçimde (resmi biçimde) düzenlenmesi gerekir. İntifa hakkının doğması ve varlığı için tescil gereklidir. İntifa hakkının ortadan kalkması ise; taşınmazın büsbütün ortadan kalkması, intifa süresinin dolması, hak sahibinin kişiliğinin son bulması, kamulaştırma, cebri icra terkin ve mahkeme kararı ile olur. Eldeki davada da, dava konusu taşınmaz üzerinde 1948 yılında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yararına intifa hakkı tesis edildiği anlaşılmaktadır....

II- Anayasanın 35. maddesinde herkesin miras ve mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakların korunmasına ilişkin hükümlerden herkesin faydalanacağı düzenlenmiştir. ... Hükümetinin Türk vatandaşlarının ...'...

Anayasamızda modern mülkiyet anlayışı benimsenmiştir ve mülkiyet hakkına saygılı ve bu hakkı koruyan bir rejim öngörülmektedir. Modern mülkiyet anlayışında mülkiyet hakkı yetki ve ödevlerden oluşmaktadır. Malikin hem yetkileri hem de yakınlarına ve topluma karşı ödevleri bulunmaktadır. Hakkın kapsamında yer alan ödevler, mülkiyet hakkına yabancı, ona dıştan ve sonradan yükletilen sınırlamalar olarak kabul edilmemeli, aksine bunları, kamu yararı amacıyla malike yükletilen ve mülkiyet hakkını oluşturan ödevler olarak düşünmelidir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. Mülkiyet ancak kanunla ve kamu yararı amacı ile sınırlandırılabilir. Başka bir deyişle, kanun koyucunun malikin yetkilerini sınırlamak yetkisi, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasında sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmanın özü “kamu yararı”, şekli ise “kanun”dur. Kanun koyucunun mülkiyet üzerinde yaptığı sınırlamalar bu hakkın özüne dokunamaz....

Mahkemece taşınmaz mülkiyeti henüz davacı hazineye geçmediğinden dolayısıyla davacının dava hakkı bulunmadığından bahisle istek reddedilmiştir. Hükmü davacı Hazine temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 70 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapuda ... ve ... adına kayıtlı iken Hazinenin açtığı dava sonucu öncesinin orman olduğu, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkartıldığı, dava dışı kişiler adına olan tapu kaydının iptal edilerek hükmen Hazine adına tescil edildiği görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 705. maddesi hükmüne göre kural olarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Ancak, anılan hükmün 2.fıkrası gereğince miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Fakat bu gibi durumlarda malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır....

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkına dayanılarak dava konusu 6370 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 04.11.2011 tarihli satışa ilişkin 231/596 payın satış bedelinde muvazaa iddiasına dayalı tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit şekilde tescili istemine ilişkindir. Davalı, tapuda 600.000 TL olarak gösterilen satış bedelinin muvazaalı olmadığını ve taşınmazın hissedarları arasında eylemli olarak bölünmüş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, gerçek satış bedelinin 231.000 TL olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır....

Kiralanan miras bırakandan intikal etmiş olup, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunmaktadır. Bu gibi hallerde bütün mirasçıların takip yapıp dava açmaları gerekir. Davacılar tek başlarına tahliye isteyemeyecekleri gibi kira alacağını da dava etme hakkına sahip değillerdir. Dava hakkı kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle mahkemece zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunan kişilerin birlikte takip yapmadıkları ve dava açmadıkları için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi için kararın bozulup yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK.nun 438.maddesi uyarınca değiştirilmiş bu gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, cezai yargılamaya da konu olan bu rulmanların taklit olduğunu müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bundan dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ile davaya konu ürünlerin taklidinin tespitini, marka hakkına tecavüz edildiğinin tespitini, tüm ürünlerin imhasını, imha talebi uygun görülmez ise bunlar üzerine müvekkiline mülkiyet hakkı tanınmasını, 5.000 TL manevi, 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir....

-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, kayden davacıya ait bağımsız bölümün davalı tarafından kullanıldığı saptanarak ve çapın iptale kadar geçerli olduğu gözetilip mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 11.865.88.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu