WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçının alacaklısı tarafından mirası reddin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. " 3. Değerlendirme 1....

in 08.04.2012 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olarak ... kaldığını, murisin borçlarının malvarlığından fazla olduğunu bu nedenle mirası kayıtsız şartsız gerçek reddini istemişlerdir. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nın 605/1. maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddine ilişkindir. Davacı, H.. G.. kendi adına asaleten 19.09.1996 doğumlu ...'e ve 19.08.1998 doğumlu ...'e velayeten mirasın gerçek reddinin tespitini talep etmiştir. TMK'nın 426/2 maddesine göre bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa vesayet makamının ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı ataması gerekmektedir. Mahkemece, mirasın reddinde annenin hukuki yararı ile çocukların hukuki yararı çatıştığından küçüklere kayyım tayin ettirilmesi gerekir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/146 Esas, 297 Karar sayılı dosyasında verilen mirasın reddinin tespiti kararı üzerine terekenin tasfiyesini sağlamaya yönelik olarak mahkemeyi harekete geçirmeyi amaçlayan bir taleptir. O halde mahkemece, terekenin yukarıda anlatılan usulde tasfiyesi ile varsa alacakların ödenmesi, yoksa İİK'nun 217. maddesi gereğince iflasın tatiline karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 168. maddesine göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna, ancak esas hükümle birlikte gidilebilir. Anılan yasa hükmü uyarınca, mirasın reddinin tespiti davasıyla birleştirilen ... bu dava nedeniyle ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden, davacılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir....

ın 17.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, mirası üç aylık yasal süre içerisinde reddettiğini, mirasın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Yasal mirasçılar, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işleri yapmamış olmaları veya terekeyi sahiplenmemiş bulunmaları halinde mirasın reddinin tespitini isteyebilirler. Terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra mirasın reddinin tespitini istemeleri Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olur. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz. Somut olayda ise, davacı mirasçılık belgesi almıştır. Mirasçılık belgesi alınması terekeyi sahiplenmek anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

Davalı vekili, mirası ailevi sebeplerle reddettiğini, terekenin pasifini ve aktifini bilmediğini ve terekeden aktif veya pasif bir şey istemediğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. İstek, alacaklıları zararlandırmak amacıyla (kötüniyetle) yapılan mirası reddin iptali isteğine ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 617. maddesine dayanmaktadır. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK. m. 617/1) Şu halde, kötüniyetle redden söz edilebilmesi için, reddeden mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediğinin sabit olması gerekir....

den alacaklı olup mirası ret kararının iptali davası açması hak düşürücü süreye bağlı değil ise de, murisin bütün mirasçıları mirası reddetmediğinden mirası ret kararlarının iptalini isteyemeyeceği gözetilmeden, ret kararlarıyla birleştirilen davanın açıldığı tarih arasında altı aylık hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle birleştirilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK'nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu gerekçe ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Davalı yüklenici mirasçıları vekili, müvekkillerinin mirası reddettiğini, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, yüklenicinin mirasçılarının mirası reddettikleri, ayrıca yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacının tescile hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; Dosya kapsamına göre yüklenici ...’in 22.05.2011 tarihinde vefat ettiği, mirasçısı olan eşi ... ve tek çocuğu ...’in Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak mirası reddettikleri, bu mirasçılara husumet yöneltilmek suretiyle davanın esastan sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, yüklenici ...’in mirası en yakın mirasçılarının tamamı tarafından reddedilmiştir. Bu gibi durumlarda Türk Medeni Kanununun 612. maddesi gereğince terekenin re’sen tasfiyesi gerekir....

ın 16.04.2009 tarihinde öldüğünü, terekesinin borca batık bulunduğundan bahisle mirasın hükmen reddinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; terekenin borca batık olup olmadığının usulüne uygun olarak araştırılması ve mirasçıların terekeyi sahiplenip sahiplenmediğinin belirlenmesi gerektiğini, terekenin borca batık olması ve terekenin sahiplenilmediğinin tespiti halinde ise mirası reddedenlerin payının akıbetinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 01.03.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/07/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, mirası hükmen reddin tespitine ilişkindir. Davacılar vekili, 02/07/2015 tarihinde ölen mirasbırakan ...’un terekesinin borca batık olması nedeni ile mirası hükmen reddin tespitini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir....

Mirasçılardan ..., mirası reddettiğini buna ilişkin mahkeme kararının olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; abonenin vefat etmesi sebebiyle mirasçıların su borcundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nda ölen kişinin mirasçılarına mirası reddetme hakkı tanınmış olup, aynı Kanun'un 605 ve devamı maddelerinde de bu hakkın ne şekilde kullanılacağı düzenlenmiştir. Mirasın gerçek ve hükmi reddinin bir takım hukuki sonuçları vardır. Bunlardan en önemlisi mirası reddedenin miras hakkının kendisi sağ değilmiş gibi diğer mirasçılara geçmesidir. TMK 611. maddesinde "yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer....

UYAP Entegrasyonu