WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Davacıların tazminat hakkı konusunda sayın çoğunluk, bu hakkın dayanağının tapu iptali ve tescil istemi olduğunu ve bu istem bakımından 3402 sayılı Kanun’un 12/3 ve Geçici 4/3. maddeleri gereğince hak düşürücü sürenin geçtiğini, tapu iptali ve tescil davasının hak düşürücü süreden reddinin gerekeceği hallerde buna dayalı tazminat davalarının da dinlenmesinin mümkün olmadığı görüşünü dile getirmiştir. Ayrıca sözleşme, sebepsiz zenginleşme ve haksız fiile ilişkin zamanaşımı süreleri sıralanarak hangi yönden bakılırsa bakılsın zamanaşamı süresinin dolduğu belirtilmiştir. Oysa davacıların tazminat hakkı ne sözleşmeye, ne haksız fiile ne de sebepsiz zenginleşmeye dayalıdır. Davacıların tazminat istemi, kanundan (İskân Kanunu) ve sonrasında bunu tevsik eden yargı kararından kaynaklı mülkiyet hakkına dayalıdır....

Dava, Türk Medeni Kanununun 605. maddesinde düzenlenen mirasın reddinin ve mirası ret beyanının tescilinden ibarettir. TMK'nın 606. maddesi uyarınca miras üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe murisin ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için murisin tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Somut olayda; davacının murisi ...'nün 13.01.2016 tarihinde vefat ettiği nüfus kaydı ve Antalya 10. Noterliğinin 12.04.2016 gün ve 12860 yevmiye sayılı mirasçılık belgesi ile sabittir. Davacı mirasın reddinin tespitini muhabere kanalıyla... Sulh Hukuk Mahkemesinden 13.04.2016 havale tarihli dilekçesi ile talep etmiştir. Davacının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 606/1 maddesindeki üç aylık sürenin son günü talepte bulunduğu görülmüştür....

ın vefatıyla geride mirasçı olarak kendilerinin kaldığını, murisin borçları bulunması nedeniyle mirası reddetmek istediklerini ileri sürerek mirasın reddinin tespitini istemişleridir. Katılma talebinde bulunan ... vekili 07.03.2016 havale tarihli dilekçesinde, 2016/288 sayılı icra dosyasından davacılara ödeme emri gönderildikten sonra murisin borcundan kurtulmak amacıyla bu davayı açtıklarını, davacıların murisin işlettiği kahveyi devrederek tereke işlemlerine karıştıklarını, murisin tüm bankalardaki birikimlerinin, vergi dairesindeki durumunun, işyeriyle ilgili beyannamelerin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Katılma talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, katılma talep eden vekili temyiz etmişlerdir. Dava, mirasın reddinin tespiti istemine ilişkindir. TMK 605. maddesine göre; yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir....

Maddesi uyarınca mirasın reddinin tesciline ilişkin olduğu ve aynı kanunun 609. Maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605. Maddesinde " Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır." hükmü getirilmiştir. Aynı Kanunun 609. Maddesinde ise " Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamından, davanın, mirasçılar tarafından üç aylık yasal süresi içerisinde açıldığı, mirasçıların kayıtsız ve şartsız olarak mirası reddettikleri, davacıların talebinin mirasın reddinin tescili olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK’nun 21., 22. ve 23 . maddeleri gereğince Denizli 2....

Mirasın gerçek reddinde; mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı yeterli olup, davacılar herhangi bir alacaklıya husumet yöneltmeden mirası kayıtsız şartsız hak düşürücü süre içinde reddetmişlerdir. Terekenin borca batık olduğunu belirtmek mirasın hükmen reddi istemi olarak anlaşılamaz. Mahkemece, işin esasına girilerek inceleme araştırma yapılıp, bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; Kocaeli 3. Noterliği tarafından düzenlenen 29.09.2015 tarihli muris ...'ye ait mirasçılık belgesine göre mirasçı olanların tümü tarafından mirasın gerçek reddinin tespiti talep edilmiş, Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.2015 tarih, 2015/1221-1375 E.- K. sayılı ilamı ile mirasın reddinin tespiti yapılmıştır....

nun ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1242 Esas, 1999/611 Karar sayılı, 30.09.1999 tarihli kararı ile mirası reddettiğini belirterek, murise ait mirasçılık belgesinin verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile muris ...'nun mirası (8) pay kabul edilerek; (2) payının murisin eşi .....'ya, (3) payının murisin kızı ....'ye, (3) payının murisin oğlu .......'ya aidiyetine, mirasçılardan ...., mirası kayıtsız şartsız reddettiğinden, mirasın reddinin hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında dikkate alınmasına, karar verilmiştir Hükmü, davacı temyiz etmiştir. TMK'nun 495 ile 501. maddelerinde yasal mirasçılar, izleyen maddelerde de mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu sonucu oluşan mirasçılık gösterilmiştir (TMK m. 516, 520, 521, 522). Bu yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak TMK'nun 598. maddesine göre düzenlenen mirasçılık belgeleri, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, 09.04.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddi süresinin uzatılması ve mirasın reddinin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 04.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın reddi süresinin uzatılması ve mirasın reddinin tespiti istemine ilişkindir. Davacılar vekili, muris...'in 11.08.2008 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak eşi ve kızının kaldığını, kızı ...'...

ün 16.05.2014 tarihinde vefat ettiğini, diğer mirasçıların tamamının mirası reddettiklerini, bu nedenle muris A.. T..'ün tek mirasçısı olarak C.. T...'ün mirasçı olduğunu gösterecek şekilde mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile muris A.. T..'ün mirası (12) pay kabul edilerek; (3) payının murisin eşi P.. T..'e, (3) payının murisin kızı M.. Z..'a, (3) payının murisin oğlu T.. T..'e, (3) payının murisin oğlu C.. T..'e aidiyetine, Mirasçılar P.. T.. ve M.. Z..'in muris A.. T..'den kalan mirası Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.09.2014 tarihli 2014/980 Esas, 1159 Kararı ile reddettikleri ve mirasçı T.. T..'ün muris A.. T..'den kalan mirası Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.09.2014 tarihli 2014/990 Esas, 1158 Kararı ile reddettiği anlaşılmakla mirasın reddinin hukuki sonuçlarının tereke paylaşımı sırasında gözetilmesine ve bu durumun ilgili kurumlarca da dikkate alınmasına karar vermiştir. Hükmü davacı vekili, temyiz etmiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 28/10/2008 tarih ve 2008/1267 Esas 2008/1952 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddinin tesciline karar verildiği, kararın 05/12/2008 tarihinde kesinleştiği, ... mirasçılarından mirası reddetmeyen ... ve ...’ın davada taraf olarak gösterilip diğerlerinin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 611. maddesinde “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” hükmüne yer verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, 19.11.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 03.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, mirasın reddinin tespiti istemine ilişkindir. Davacılar vekili, muris ...'ın mirasın reddinin tespitini talep etmiştir. ...11. Sulh Hukuk Mahkemesi, 19.11.2015 tarih, 2015/992- 403 E. K. sayılı kararında murisin ölmeden önceki son yerleşim yeri adresinin ... Mah. ...Cad....

UYAP Entegrasyonu