WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

ün, murisin paydaşı olduğu 350 No'lu parsel üzerinde iki katlı evinin bulunduğu ve halen bu evde ikamet ettiği anlaşılmakla, mirası zımnen kabul etmiş sayılacağından bu davacı yönünden davanın reddine; diğer davacılar yönünden ise mirasın hükmen reddinin tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesi uyarınca, ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Mirasçılar, Türk Medeni Kanununun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça, yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça, her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava, alacaklılara husumet yöneltilerek görülür....

a ait mirası kayıtsız şartsız reddettikleri, Sulh Hukuk Mahkemesince mirasın reddinin tesciline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu durumda artık mirası reddeden mirasçıların borçtan sorumlu olmayacakları anlaşıldığı, ancak davacıların mirası reddettiklerinden haberdar olması mümkün görülmeyen davalının yasal mirasçılar aleyhine takip yapmasında kötüniyet görülmediğinden tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takip dosyasına konu kredi borcundan dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....

in mirası ret hakkına ilişkin 3 aylık sürenin en yakın mirasçıların mirası reddinin kesinleşmesinden itibaren başlayacağından bahisle temyiz eden davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, 08/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

Mirası reddin iptali davası, mirasbırakanın alacaklılarının, mirası reddeden mirasçıların buna haklarının olmadığının (TMK 610/2) tespiti için açtığı davadır. Türk Medeni Kanunu madde 610/2 uyarınca, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez. Bu nedenle, reddeden mirasçıların terekeden bir kısım malı kendilerine mal edindiklerinin, olağan yönetimi aşan işlerin yapıldığının, terekenin açık veya zımnen kabul edildiğinin kanıtlanması durumunda, reddin iptaline karar verilir. Mirasbırakanın alacaklılarının korunması amacıyla düzenlenen mirası reddin iptali davasında, mirasçıların tamamının mirası reddetmiş olması gerekir, bir mirasçı dahi mirası kabul ederse, reddin iptali istenemez....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 29.12.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı, eşi Şakir'in 28.09.2014 günü vefatıyla geride mirasçı olarak kendilerinin kaldığını, eşinin borçları bulunması nedeniyle mirası reddetmek istediklerini ileri sürerek mirasın reddinin tespitini istemişleridir. Mahkemece, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmişlerdir. Dava, mirasın reddinin tespiti istemine ilişkindir. Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir....

Mirası hükmen reddetmiş sayılan kişi tereke alacaklılarına karşı dava açarak bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bunu def'i yoluyla da ileri sürebilir. Somut olayda davalılar tarafından verilen 04.02.2013 havale tarihli dilekçede muris H.. T..'ın üzerine kayıtlı herhangi bir menkul ve gayrimenkul bulunmadığı belirtilerek mirasın mirasçılar tarafından hükmen reddinin tespiti talep edilmiştir. Muris 01.01.2009 tarihinde vefat etmiş, mirası en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddedilmiştir. Bu durumda miras, kanun gereği kendiliğinden tasfiyeye tabi hale gelmiştir (TMK m. 612). Tasfiye iflas hükümlerine göre gerçekleştirilecektir. Kanun gereği tasfiyeye tabi olan tereke hakkında, murisin alacaklısının tasfiyeyi istemesi teknik olarak bir dava olmayıp hakimin harekete geçmesini sağlayan ihbar niteliğindedir ve böyle bir tasfiye süreye de tabi değildir....

ın mirasçılık belgesinin düzenlenmesine, mirasçı .... mirası reddinin hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetilmesine karar verildiği görülmüştür. .... Kanunlarımızda ister hasımlı isterse hasımsız olarak açılsın mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda duruşma yapılmaksızın evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verilebileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verilemez....

ın mirası gerçek reddin tespitinin istenildiği, mahkemece 27.01.1977 tarihinde mirasın reddinin tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Türk Kanunu Medenisi'nin 545. maddesi, "Kanuni ve mansup mirasçılar mirası reddedebilir." ve 549. maddesi, "Mirası reddeden mirasçının, keyfiyeti sulh mahkemesine tahriren ve şifaen beyan etmesi lazımdır. Bu ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Sulh mahkemesi, reddi tescil eder." şeklinde düzenlenmiştir. Türk Kanunu Medenisi'nin 262. maddesine göre, çocuk, küçük iken ana ve babasının velayeti altındadır. 27.01.1977 tarihli karar esnasında temyiz eden ... ve ... küçük olup, davada taraf ehliyetine sahip değildir. Bu nedenle veli herhangi bir merciden izin almaksızın serbestçe velayeti altında bulunan küçükler için mirasın reddinin tespitini isteyebilir....

Bu redden dolayı hakları halele uğrayanlar yasal şartlarının mevcudiyeti halinde mirasın gerçek reddinin ve bunun tescilinin iptalini bağımsız bir dava ile isteyebilirler. (TMK.m.617) Bu itibarla mirasçıdan alacaklı olan üçüncü kişinin sulh hakimince verilen ve hukuki sonuçlarını doğurmuş olan mirası red beyanının tespit ve tesciline ilişkin kararı temyiz etme hakkı bulunmamaktadır. Öyleyse temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz dilekçesinin REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 28.02.2011...

Davacı vekili, muris ... adına borçlandırma yapıldığını, davalıların mirası reddettiğini belirterek kamu zararının doğmaması için tereke mallarının korunması konusunda gerekli önlemlerin alınmasını talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalıların mirasçılığının tespit edildiği, tahsilatın mirasçıların mal varlığından yapılması gerektiği, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Bolu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1556 Esas, 2008/1552 Karar sayılı veraset ilamıyla, davalıların, muris Mustafa Metin'in mirasçıları olduğu tespit edilmiştir. Davalılar, Bolu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1825 Esas, 2008/1939 sayılı Kararıyla muris ...'in mirasını reddetmiştir. Davacı vekili tarafından, davalıların mirası reddinin iptalini istemesi üzerine, bu dosyadan tefrik edilerek yapılan yargılama sonucu, Bolu 2....

UYAP Entegrasyonu