ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/34 KARAR NO:2024/112 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:25/04/2018 KARAR TARİHİ:22/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üç hissedarının bulunduğunu, ... ve ... olduğunu, ...'ın 14/10/2017 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın boşanmış olduğu eşi ve borçlunun annesi... ile arasında çok sayıda dava bulunmakta olduğunu, ...'ın vefatı üzerine, ... ve çocukları davalı ... ile dava dışı ...'ın bu davaları ortadan kaldırmak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandırmak amacıyla 04/12/2017 tarihinde bir sulh protokolü imzalandığını, iş bu protokolün 2.maddesi uyarınca ... ve ..., ...'a 16.000.000TL ödemeyi ve karşılıklı olarak dava icra takiplerini ortadan kaldırmayı kabul ettiklerini, borçlu ...'...
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Nevşehir Kalesi ve çevresini kapsayan ve ekli kroki ile listede sınır koordinatları gösterilen alanın 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca "yenileme alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 07/01/2020 tarih ve 2035 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmiştir....
Şti. ... ve eşinin de ortağı ve şirketin temsili yetkili müdürü olduğunu, 04.02.1998 tarihinde tüm hissesini 1000 TL bedelle ...’a devrettiğini, noter huzurunda hisse devrinin ... kayıtlarına göre tesciline karar verilmesi talep ettiğini, bu yönde karar verilmesiyle karar verildiği davalı ... vefat ettiğini mirasçılarını mirası reddettiklerini, davanın konusunu kalmadığını karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini beyan etmiştir. Davalılardan ... 13.11.2019 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak, ...’u bıraktığı ve mirasçı ...’un İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı 25.11.2019 tarihli kararla mirasını reddettiği ve TMK m. 605’e göre miras reddinin tesciline, TMK m. 612’ye göre terekenin tasfiyesine karar verildiği, Terekenin tasfiye memurunun davada bu davalıyı temsilen davada bulunması gerektiği belirlendi. Bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme de; İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin .../... E .../......
Buna göre; “Henüz edinilmemiş olan bir haktan feragat etmek veya bir mirası reddetmek, bağışlama değildir. Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz”(Türk Borçlar Kanunu m. 285/2-3). Bu gibi kazandırmalarda amaç bağışlama değildir. Sözgelimi “ahlaki bir görevin yerine getirilmesi”, “eksik bir borcun ödenmesi”nde bağışlama(causa donadi) değil ifa(causa solvendi) amacı güdülmektedir(Yavuz, age, s. 222-223). Bağışlamanın açıklanan bu öğesi nazara alındığında öğretide, bir eşin diğer eşe ait bir malvarlığına yaptığı katkının açıklanan kapsamda bağışlama olmayacağı kabul edilmektedir (Gümüş, M. Alper: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. 1, 3. B., İstanbul 2013, s. 205; Zeytin, Zafer:Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiyesi, 2.B., Ankara 2008, s. 144). Nitekim düzenleme uyarınca, mal rejiminin sona ermesi halinde bu katkı değer artış payı(katkı payı) alacağı olarak diğer eşten talep edilebilecektir(4721 s....
Md açık olarak düzenlendiğini, öncelikle mahkemeden ibranın geçersizliğine ilişkin karar alınması gerektiğini, müvekkilinin kendi dönemi içerisinde ibra edildiğini, bu sebeple hakkında mesuliyet davası açılamayacağını, müvekkili hakkında verilen ibra kararının bilançodan ayrı olarak bir gündem maddesi olarak verildiğini ,TTK'nın 381. md'de genel kurul kararının iptali hususunun açıkça düzenlendiğini, maddede bahsi geçen üç aylık hak düşürücü sürenin çoktan geçtiğini, TTK'nın 309. md. gereğince mesul olan kimselere karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl geçmekle mürüru zamana uğrayacağını, davanın zaman aşımından reddinin gerektiğini, dava dilekçesinin d bölümünde açıkça "yukarıdan beri anlatılan ve ekli teftiş raporlarında ayrıntıları sıralanan her bir olay sebebi ile 1999-2001 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin sorumlu oldukları görülmüş" dendiğini, buna göre müvekkilinin zararın doğduğu...
Maddesinde hüküm altına alınan 2 yıllık zaman aşımı süresine uyulmaksızın açıldığını, davanın zaman aşımından reddinin gerektiğini, davanın açılabilme şartı olan genel kurul kararının iptali istemi ile İzmir.... Atm' nin... E. sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele olarak kabulünün gerektiğini, banka yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı tüm dönemlere ilişkin olarak genel kurulda ibra edildiğini, TTK' nun 346. Maddesinin yönetim kurulu üyelerinin, müdürlerin sebebiyet verdikleri zarardan sorumlu olamayacaklarını hüküm altına alındığını, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarının sınırını belirleyen 336. Maddenin 5....
. - VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- 3- 4- 5- 6- VEKİLLERİ: DAVALI : 7- DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVACI : ... - VEKİLİ DAVALILAR : 1- 2- 3- 4- 5- 6- VEKİLLERİ: DAVALI : 7- DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇE YAZIM TARİHİ : Davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/05/2019 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile verilen itirazın iptali ve takibin devamı kararı davalılar vekilince istinaf edilmiş, Konya BAM . Hukuk Dairesinin 10/01/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile kaldırma kararı verilmiş, verilen kaldırma kararı sonrası Konya ....
Mahkemece, davanın ... yönünden kabulü ile mirasın gerçek reddinin tespitine, diğer davacılar yönünden mirasçılık sıfatları bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. Somut olayda, murisin 06.04.2014 tarihinde vefat ettiği, geriye en yakın mirasçıları olarak annesi ..... ve ..... kızı .........ile kardeşi .... ve ..... kızı ........'un kaldıkları, ancak adı geçen mirasçıların....... Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.04.2014 tarihli 2014/551 Esas, 2014/592 Karar sayılı ilamı ile mirası reddettikleri anlaşılmaktadır. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. (TMK m. 612/1-2) Mirasın murisin en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddedilmiş olmasıyla tereke re'sen tasfiyeye tabi olacağından, murisin annesi .......'...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/646 Esas 2008/1139 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddinin tesciline karar verildiği, yine murisin oğlu ... mirasçıları, ..., ..., ... ve ...'ın murisleri ...'ın mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettikleri, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1934 Esas 2009/318 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddinin tesciline karar verildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 611. maddesinde “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda mirası reddeden yukarıda isim ve soyadları yazılı kişiler mirası reddetmekle mirasın, kendileri sağ değilmiş gibi mirasçılarına geçeceği nazara alınarak muris ...'...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/646 Esas 2008/1139 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddinin tesciline karar verildiği, yine murisin oğlu ... mirasçıları, ..., ..., ... ve ...'ın murisleri ...'ın mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettikleri, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1934 Esas 2009/318 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddinin tesciline karar verildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 611. maddesinde “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda mirası red eden yukarda isim ve soyadları yazılı kişiler mirası reddetmekle mirasın, kendileri sağ değilmiş gibi mirasçılarına geçeceği nazara alınarak muris ...'...


