Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mirasın reddinin iptali ... ile ... aralarındaki mirasın reddinin iptali davasının kabulüne dair ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.12.2012 gün ve 901/552 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalının icra kefili olarak borçlu konumuna geldiği icra dosyasında alacaklı olduklarını, davalının borcunu ödemediği gibi herhangi bir teminatta göstermediğini, sırf alacaklılarına zarar vermek için murisinin mirasını reddettiğini, reddin iptali ile davalının murisinden kalan mirasın resmen tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, kötü niyetli hareket etmediğini mal kaçırmak kastında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
Eldeki dava, murisin mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptaline ilişkin olup TMK’nın 617 nci maddesinde, “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.” şeklinde düzenlenmiştir. 4....
Taraflar arasındaki mirasın reddinin iptali davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 24.12.2015 gün ve ... sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 617. maddesi gereğince mirası reddin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve davalılar vekillerinin temyiz etmesi üzerine Dairemizin 24.12.2015 tarihli ve 2015/4706-12029 sayılı ilamı ile "...Davalılardan ... ve ... davacının borçluları olmadığı halde taraflarına davalı sıfatıyla husumet yöneltilmesi nedeniyle bu davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları doğru görülmemiştir....
Mahkemece uyuşmazlık mirasın reddinin iptali olarak değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcını yatırana iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bölge adliye mahkemesince; davalıların dava devam ederken muristen intikal eden araç ve taşınmazları üzerlerine devralarak mirası kabul yönünde beyanlarını gösterdikleri, mirasın aktif ve pasifleriyle kabul edileceği, mirasçıların tutum ve davranışlarının mirası kabul yönünde iradelerini gösterdiklerini, mahkemenin mirasın reddine yönelik davayı bekletici mesele yapmamasının bu nedenle yerinde görüldüğü, dosyada toplanan deliller kapsamında dayanak belgedeki imzanın murise ait olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) Davalı ...'in temyiz itirazının incelenmesinde; Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605. maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez....
Mirasın gerçek reddi beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra ret beyanından, ancak mirasçıların tamamının muvafakatiyle veya açılacak olan reddin iptali davasının kabulü halinde dönülebilir. Somut olayda, mahkemece 31.01.2013 tarihinde vefat eden muris ...’ın davacıdan başka mirasçısı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, başkaca mirasçısının bulunması halinde davacının mirası ret talebinden feragati hakkında muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı sorulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemece, mirasın reddinin boşanmadan sonra yapıldığı, boşanmanın muvazaalı olduğunun kanıtlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmün Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.10.2020 gün ve 2019/6435 Esas-2020/5675 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Onama kararının hatalı olduğu iddiası ile davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir. Kural olarak mirasın reddi bağışlama sayılmaz. Ancak borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla mirası reddetme işlemi tasarrufun iptali davasına konu olabilmektedir. Mirasın reddine dair işlem ile terekenin açılmasıyla borçlunun aktifine geçecek olan mal para vs. değerler karşılıksız olarak diğer mirasçılara geçeceğinden borçlunun mirasın reddine ilişkin tasarrufu diğer iptal koşullarının oluşması halinde iptale konu olabilecek tasarruflardandır....
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02/04/2018 tarihinde verilen dilekçeyle 6183 sayılı Kanunun 24. vd. maddesi gereğince mirasın reddinin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine dair verilen 01/10/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Dava, 6183 sayılı Kanunun 30. maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali talebine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.02.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 618. maddesinde düzenlenen mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı idarenin hesaplarındaki paraların davalıların murisi ... tarafından kendi hesaplarına aktarılarak idareyi zarara uğrattığını, murisin 07.02.2012 tarihinde öldüğünü, davacı idare tarafından bu zararın ... A.Ş. ve mirasçı davalılardan tahsili amacıyla İzmir 2....


