Davalı vekili öğretim üyesinden alınan hukuki mütalaayı da ekleyerek bu kez 14.11.2008 tarihinde 320 işçinin 15.12.2008 tarihinden başlamak üzere peyder pey işten çıkarılacağının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca kurumlara ve sendikaya bildirildiğini, toplu işçi çıkarma kuralına uyulduğunu, ayrıca Dairenin uygulaması gereği toplu işçi çıkarma kuralına uymamanın yaptırımının idari para cezası olduğunu, feshi geçersiz kılmadığını, bu nedenle Dairemiz kararının maddi dayandığını, bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Davalı vekili öğretim üyesinden alınan hukuki mütalaayı da ekleyerek bu kez 14.11.2008 tarihinde 320 işçinin 15.12.2008 tarihinden başlamak üzere peyder pey işten çıkarılacağının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca kurumlara ve sendikaya bildirildiğini, toplu işçi çıkarma kuralına uyulduğunu, ayrıca Dairenin uygulaması gereği toplu işçi çıkarma kuralına uymamanın yaptırımının idari para cezası olduğunu, feshi geçersiz kılmadığını, bu nedenle Dairemiz kararının maddi dayandığını, bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Davalı vekili öğretim üyesinden alınan hukuki mütalaayı da ekleyerek bu kez 14.11.2008 tarihinde 320 işçinin 15.12.2008 tarihinden başlamak üzere peyder pey işten çıkarılacağının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca kurumlara ve sendikaya bildirildiğini, toplu işçi çıkarma kuralına uyulduğunu, ayrıca Dairenin uygulaması gereği toplu işçi çıkarma kuralına uymamanın yaptırımının idari para cezası olduğunu, feshi geçersiz kılmadığını, bu nedenle Dairemiz kararının maddi dayandığını, bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
, tarafların bir araya geleceği ve görüşecekleri, çözüme elverişli uygun bir yol bulunmaz ise önce verimi az olan, sonra liyakatsiz, daha sonra sırası ile işe son giren, ceza gören, kendi arzusu ile ayrılan işçilerin çıkarılacağı, işe yeni almada da çıkarılan bu işçilerin davet edileceği” düzenlemesine yer verildiği, davalı işverenin ile sendika arasında bir bildirim ve görüşme bulunmadığı, gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesindeki kuralın ve gerekse davalının taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralının biçimsel açıdan işvereni bağlayan kurallar olduğu, davalı işverenin bu kurallardaki biçimsel kurallara uymamak için ekonomik krizden dolayı etkilendiğini belirterek işletme ve işyeri gerekleri ile kısa sürelerle birden fazla ancak süreç içinde bakıldığında toplu işçi çıkarma sayılan işçinin iş sözleşmelerini feshettiği, davalı işverenin bu şekildeki davranışının, 29. maddedeki ve Toplu İş Sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma kuralını bertaraf etmeye yönelik ve...
Davalı vekili öğretim üyesinden alınan hukuki mütalaayı da ekleyerek bu kez 14.11.2008 tarihinde 320 işçinin 15.12.2008 tarihinden başlamak üzere peyder pey işten çıkarılacağının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca kurumlara ve sendikaya bildirildiğini, toplu işçi çıkarma kuralına uyulduğunu, ayrıca Dairenin uygulaması gereği toplu işçi çıkarma kuralına uymamanın yaptırımının idari para cezası olduğunu, feshi geçersiz kılmadığını, bu nedenle Dairemiz kararının maddi dayandığını, bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Davalı vekili öğretim üyesinden alınan hukuki mütalaayı da ekleyerek bu kez 14.11.2008 tarihinde 320 işçinin 15.12.2008 tarihinden başlamak üzere peyder pey işten çıkarılacağının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca kurumlara ve sendikaya bildirildiğini, toplu işçi çıkarma kuralına uyulduğunu, ayrıca Dairenin uygulaması gereği toplu işçi çıkarma kuralına uymamanın yaptırımının idari para cezası olduğunu, feshi geçersiz kılmadığını, bu nedenle Dairemiz kararının maddi dayandığını, bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Davalı vekili öğretim üyesinden alınan hukuki mütalaayı da ekleyerek bu kez 14.11.2008 tarihinde 320 işçinin 15.12.2008 tarihinden başlamak üzere peyder pey işten çıkarılacağının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca kurumlara ve sendikaya bildirildiğini, toplu işçi çıkarma kuralına uyulduğunu, ayrıca Dairenin uygulaması gereği toplu işçi çıkarma kuralına uymamanın yaptırımının idari para cezası olduğunu, feshi geçersiz kılmadığını, bu nedenle Dairemiz kararının maddi dayandığını, bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme, görevli memura direnme, hakaret, kasten yangın çıkarma HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Suça sürüklenen çocuklar ... hakkında hakaret ve kasten yangın çıkarma suçlarından hüküm kurulduğu, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde hakaret ve kasten yangın çıkarma suçlarından kurulan hükümleri de temyiz ettiği, tebliğnamede bu eylemler nedeni ile kurulan hükümlerle ilgili yapılan temyiz talebine ilişkin görüş bildirilmediği anlaşıldığından,bu hükümler yönünden yapılan temyiz talebi ile ilgili ek görüş bildirilmesi amacıyla dosyanın tetkiksiz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,10/07/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten yangın çıkarma ve tehdit HÜKÜM : -Sanıklar ... ve... hakkında genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten yangın çıkarma ve tehdit suçlarından beaat; -Sanık ... hakkında güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten yangın çıkarma suçundan beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanıklar... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik tehdit suçundan da hüküm kurulduğu ve katılan vekili tarafından bu hükümlerin de temyiz edildiği, ancak tebliğnamede bu yönde görüş bulunmadığı anlaşıl makla; bu hususta ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere dairemize gön derilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 25.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Oysa; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 76. maddesine göre, maddi olayı açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime ait olup somut olayda istem gerçeği yansıtmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğundan ve Türk Medeni Yasasının 291. maddesinde belirtilen soybağının reddi ile bir ilgisi bulunmadığından, davacının mevcut nüfus kaydı sebebiyle mirasçılıktan kaynaklanan hakları zedeleneceğinden böyle bir davayı açmaya hakkı bulunmaktadır. Davanın kabulü durumunda, davalı A……. H……..'ın annesinin yanında babasının da değişecek olması, isteğin soybağının reddi olarak nitelendirilmesine olanak vermez. Bu nedenle, tarafların göstereceği delillerin toplanması, özellikle davalı A……. H……..'ın gerçek anne ve babası oldukları ileri sürülen davalılar S…….. ve K……'nin dinlenmelerinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir....


