Şti.’nin müvekkilinin çok tanınmış markasını imal ettiği ve pazarladığı ürünlerde, ambalajlarında, işyeri tabelasında ve diğer tanıtım malzemelerinde kullandığını, alan adı olarak web sitesinde de haksız yere kullandığını, davalının ticaret unvanında da müvekkilinin tanınmış markası ile ticari unvanının asli unsuru olan “Jaguar” ibaresini aynen kullandığını, yine davalıların ürün, etiket ve tanıtım eşyası üzerinde “JAGCLUB” ibaresini kullandıklarını, bu ibarenin “Jaguar” markasıyla iltibas yaratacak şekilde ve bu markanın şöhretinden haksız kazanç elde etmek amacıyla kullandığını, davalı şirketlerin “Jaguar” ibareli taklit malları “JAGCLUB” ibareli ambalaj, poşet ve benzeri malzemelerle, “JAGCLUB” markalı ürünleri de “Jaguar” ibareli ambalaj, poşet ve benzeri malzemelerle tüketiciye sunduklarını, bu şekilde “JAGCLUB” markasını “JAGUAR” markasının serisine izlenimi yaratmaya çalıştıklarını, davalıların “JAGCLUB” ibaresini de alan adı olarak tescil ettirdiklerini ileri sürerek, davalıların...
Onaylı mimari projede var olduğu kesin olarak saptanamayan ve bir bölümü fiilen de yapılmamış olan duvarın inşasının, yasanın yukarıda sözü edilen 19.maddesi hükümlerine göre tüm kat maliklerinin rızasını gerektirmektedir....
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile sadece gizli fuhşu cezalandırmak değil, aynı zamanda fuhuş yapılan mekanlarda ortaya çıkabilecek zührevi hastalıkların önlenmesi de amaçlanmaktadır. Öte yandan; otel ve benzeri isimler altında alınan ruhsata istinaden faaliyet gösteren işyerlerine Tüzüğün 104. maddesi gereğince kapatma yaptırımının uygulanabilmesi için bu yerlerin de Tüzükte belirtildiği üzere, yapılmaması gereken davranışların sergilendiği yerlerden olması veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığının tespit edilmesi yeterli olup işyeri sahibinin, işleticisinin veya çalışanının katkısının veya bilgisinin bulunduğunun ispatlanması gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Tüzüğün 96. maddesinde sayılan işyerlerinin yine aynı maddede belirtilen şekilde kullanılmasının önlenmesi bakımından işyeri sahibi ve çalışanlarının gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlü oldukları açıktır....
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/09/2024 gün ve 2023/452 Esas - 2024/425 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-YİDK kararının iptali istemli davanın KISMEN KABULÜ ile, TÜRKPATENT YİDK'nın 2023-M-8390 sayılı kararının 16. sınıf "matbaa ve ciltleme malzemeleri" yönünden KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine 4-Markaya tecavüz istemli davanın REDDİNE, 5-YİDK kararının iptali istemli dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Markaya tecavüz istemli dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-YİDK kararının iptali istemli dava yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT...
Şu durumda, eldeki davanın hizmet tespiti istemli olduğu,dolayısıyla 5521 sayılı Kanunun 7/4. maddesi kapsamında bulunduğu belirgin olmakla, Kurumun feri müdahil olarak davada yer alması gerekirken Mahkemece davalı olarak benimsenmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş olması ile kurumun karar başlığındaki sıfatının davalı olarak gösterilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı ... ile feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 11.05.2022 günü oybirliği ile karar verildi....
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/372 KARAR NO : 2024/227 DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 11/11/2021 KARAR TARİHİ : 04/07/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın bulunduğunu, davalı şirketin tescilli ürünleri hukuka aykırı bir şekilde satışa arz ettiğini, ... 1. FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, yapılan delil tespiti sonucu davalının eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespit edildiğini belirterek davalının tasarım hakkına tecavüze ilişkin eylemlerinin engellenmesi, durdurulması, maddi, manevi ve itibar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Cevap dilekçesi: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiştir....
Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Eldeki dosyada, davacı murisin Ocak 2008-Nisan 2009 arasındaki hizmetlerinin tespiti istemli açmış olduğu davada, Mahkeme, murisin çalıştığına dair herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkemece verilen karar hatalı ve yanılgılı değerlendirme nedeniyle isabetsizdir....
“Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Eldeki dosyada, davacı 01.06.1990-20.06.2003 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemli açmış olduğu davada mahkemece, davacının 01.04.1992-20.06.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Mahkemece, verilen ilk hüküm ‘…mahkemece; tarafların gösterdiği delillerle yetinilmeyip, kendiliğinden araştırma yapılarak, işçilik alacaklarına ilişkin ... İş Mahkemesinin .../......
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, davacı adına tescilli ----- markasına davalı tarafından -------tabelasının kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, etmesi halinde meni, refi ve önlenmesi taleplidir....
G.Ö. tarafından, 10 yıldır işyerinde garson olarak çalıştığı, işyerine gelen müşterilerle meşrubat içtiğinde bunun ücretinin 50 TL olduğu, bunun yarısının kendisinin yarısının ise işyeri sahibinin olduğu, müşterinin istemesi halinde fuhuş yaptığı ve ekstra ücret aldığı, bu ücretin yarısının da işyeri sahibin olduğu, eylemlerinin işyeri sahibinin bilgisi dahilinde olduğu, akşam saatlerinde işyerine iki erkek şahıs geldiği, şahıslardan birisine üst katta arkadaşının olduğunu, onlar geldikten sonra yukarı çıkıp muhabbet edebileceğini söylemesi üzerine şahsın polis tanıtma kimlik kartını gösterdiği belirtilmiş, "okudum" şerhi düşülerek ifade tutanağı imzalanmıştır. Davacı işyeri sahibi tarafından ise, G.Ö.'nün 10 yıldır garson olarak çalıştığı, A.G.'nin ise işletmede çalışmadığı, A.G.'...


