WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Somut olaya gelince; elatmanın önlenmesi talebi, mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin kullanılmasının haksız olarak başka bir kişi tarafından engellenmesi durumunda ileri sürülmektedir. Haksız bir elatma sonucu ortaya bir zarar çıkmışsa bu taleple birlikte veya ayrı olarak bu zarar ile bağlantılı uygun bir tazminatın da talep edilebilmesi mümkündür. Zira; haksız elatmanın önlenmesi, 4721 sayılı TMK’nın 683. ve 995. maddeleri gereğince haksız fiil niteliğinde olup her ne kadar taraflar tacir ve çekişme konusu taşınmaz üzerinde ticari faaliyet yapıyor ya da yapacak olsalar dahi, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır....

Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır....

ten usul ve yasalara uygun olarak iktisap edildiği, davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu anlaşılmıştır. Davacının zayi olduğunu iddia ettiği çek hakkında, TTK'nın 762., 663. Ve 664. maddeleri uyarınca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde iptal istemli dava açıldığına ilişkin ilan birer hafta ara ile üç kez yaptırılmış ve gazete örnekleri dosyaya sunulmuştur. Yapılan ilana rağmen öngörülen bekleme süresi içinde bononun ibraz edildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi veya belge yansımadığı gibi, çek mahkememize de getirilmemiştir. Bu haliyle davaya konu çekin yetkili hamilinin davacı olduğuna ve çekin zayii olduğuna ilişkin mahkememizde yeterince kanaat oluşmakla, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında iptaline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Dava konusu " ... Bankası A.Ş. ......

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf, davalının ruhsatsız olarak ------ ruhsatlı olarak----- yapan ------ yönünden haksız rekabet oluşturtuğu, üyelerinin zarar gördüğünü iddia ederek haksız rekabetin tespitini, haksız rekabetin meni ve haksız rekabet sonucu olarak maddi durumunun ortadan kaldırılması talep etmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 56/3. maddesi maddesi uyarınca ------------ korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ------ birliklerin haksız rekabetin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemli davaları açabilecekleri belirlendiğinden davacının iş bu davada aktif husumeti (taraf sıfatı) bulunmaktadır. Davalının --- tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği ve------sürdüğü görülmüştür. Davalının anılan ------ gerçekleştiremeyeceği ortadadır. Bir iş yerinin -----ruhsatını alması gerekmektedir. ----- İlişkin Yönetmeliğinin 5....

Hizmetleri A.Ş Davalı / Karşı Davacının ... olduğu, davanın Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) olarak açıldığı, Asıl dava ve karşı davada kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Asıl davada, davalı adına tescilli ... ve ... nolu markaların hükümsüzlüğüne karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 20.01.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.(Taraflar arasında ....Fikri Sinai Haklar Mahkmesi ... E,......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVATÜRÜ:ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, intifadan men şartının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı ... tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmişse de, karar tarihi itibari ile duruşma dava değerinin yasal sınırın altında kaldığı anlaşılmakla, duruşma talebinin reddine karar verildi; Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir....

c) Meranın yerleşim yeri olarak işgal edilmesi yani bu şekilde kullanılması durumunun da 01.01.2003 tarihinden önce mevcut olması gerekir. Bu tarihten sonra işgal edilerek yerleşim yeri olarak kullanılan meralarda bu madde hükmü uygulanamaz. Bu maddenin uygulanmasında “yerleşim yeri” kavramı konut, konaklama, turizm, sanayi, askeri v.b. amaçlar için kullanılmak üzere planlanarak yapılaşmış veya eskiden beri bu amaçlarla kullanılan şehir, kasaba ve beldelerin üzerinde yapılaşma bulunan yerleşim alanlarını ifade etmektedir. d) Diğer bir koşul da meranın mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün bulunmamasıdır. Yukarıda belirtilen şartların varlığı duraksamasız saptanmadan belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş meraların mülkiyeti bu kurum ve kuruluşlara bırakılamaz....

Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı) Dosya kapsamından davalı tarafından dava konusu 6243 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı yerin davalı tarafından bizzat mobilyacılık faaliyeti yapan işyeri olarak kullanıldığı anlaşılıyor olsa da davalının intifadan men edildiğinin (intifadan men olgusunun) kanıtlanması gerekir....

Tarafların paydaş olduğu taşınmaz üzerine davalı tarafça bina yapıldığı, davacıların paylarına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği bir kısım yer bulunduğu ve taşınmazın davacılar tarafından kullanılmasının davalı tarafça engellenmediği, taşınmazın kullanım şeklinin tüm paydaşlar arasında yapılan bir anlaşma ile belirlenmediği gibi fiili bir kullanım biçiminin de oluşmadığı, anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir...” gerekçesiyle karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Üçüncü Kararı 10....

Somut olayda davacı adına tescilli "... + ...." unsurlu markanın davalı tarafça radyo ve televizyon programlarında kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ve davacı yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususları ihtilafın özünü oluşturmaktadır. Bu kapsamda marka hakkına tecavüzün varlığı için markaya konu işaretin aynen veya karıştırılmaya müsait şekilde ve markanın tescilli olduğu alanlarda kullanılmış olması gerekmektedir. Markaya konu işaretin bir kısmının kullanılmış olması halinde kullanılan bu kısmın markanın ayırt edicilik unsuruna ilişkin olup olmadığı önem kazanmaktadır. Bu husus tespit edilirken marka bütün olarak değerlendirilmeli ve ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısı dikkate alınmalıdır. Somut olayda davacı adına tescilli "... + ..." şeklindeki markasının "O" harfi dünya şeklinde görsel olarak tescil edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu