-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dava konusu taşınmazın; 3367 sayılı yasanın amacına uygun olarak kullanılmak üzere Köy Tüzel Kişiliği adına kayıt oluşturulduktan başka bir anlatımla mülkiyet Köy Tüzel Kişiliğine geçtikten sonra davalıya tahsis edilmiş ise de taşınmazın öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer olması, ilgili köy veya belediyenin dava açmaması göz önünde tutularak Hazinenin, Köy Tüzel Kişiliğinin usulsüz yaptığı iddia edilen dağıtımın düzeltilmesini ve amacına uygun olarak kullanılmak üzere köy/belediye adına tekrar tescilini isteme hakkı ve yetkisinin bulunduğunun kabulü ile davacının Köy/Belediye adına değil Hazine adına tescil talebinde bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olması bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 442 sayılı kanun gereğince Köy Gelişme Alanı Tespit Komisyonunun 02.07.1996 tarihli kararıyla 101 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ......
Diğer yandan, dosya içeriğine göre dava konusu 119 ada 126 parselin 4342 sayılı Yasa uyarınca ...İlçe Tarım Müdürlüğü Mera Tespit Komisyonu tarafından mera olarak tahsis edildiği, bu tahsisin 26.6.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre, tescile konu taşınmaz hakkında yöntemine uygun mera araştırmasının yapılması gerekir. Bu doğrultuda, öncelikle mera tahsis kararının ve eklerinin Özel İdare Müdürlüğünden istenilmesi, tahsise konu taşınmazın kadim meradan mı, yoksa Bakanlık emrine geçen yerlerden mi olduğu üzerinde durulması, öncesi itibariyle mera olmayan bir yerin yetkili komisyonca mera olarak tahsis edilmesi durumunda kadastro tespit veya duruma göre mera tespit tarihinden geriye doğru davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulması, bundan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir....
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; dava konusu 146 ada 2 nolu parselin 21/07/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 111.666,09 m2 alanın mera tespitinin iptali ile milli park olarak Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 3.378.193,51 m2 alana ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve davalı tarım müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4342 sayılı Kanun uyarınca yapılan mera tespit ve tahsis kararına itiraza ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler ve bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında, mahkemece davada taraf teşkili sağlanmadığından karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış ve davalı köylere tahsis edilmiştir....
Davacı ... Tüzel Kişiliği vekili, dava konusu taşınmazların mera, yaylak ve yurt yeri olarak kullanıldığı ve köy tüzel kişiliğine ait olduğu iddiasıyla tesbitlerinin iptali ve beyanlar hanesinde mera, yaylak ve yurt yeri olarak kullanıldığı şerh verilmesi suretiyle Hazine adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Davacı ..., 18.12.2013 hâkim havale tarihli dilekçe ile; kazandırıcı zamanaşımı yolu ile zilyetlik iddiasına dayanarak 250 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. ..., 25.07.2008 hâkim havale tarihli dilekçe ile; zilyetlik iddiasına dayanarak 251 ada 10 parsel sayılı taşınmazın adına tesbit ve tescili istemiyle davaya katılmış, 24.10.2013 tarihli keşif esnasında yanlış parsele dava açtığından 251 ada 10 parsele ilişkin davasından feragat etmiş, 11.12.2013 tarihli dilekçe ile de, 255 ada 9, 10, 11, 261 ada 5 parsel sayılı taşınmazların adına tescilini istemiştir. ......
ve köyün bu yerle bir ilgisinin bulunmadığını, zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleştikten sonra yapılan mera tescilinin kazanılmış olan mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağını, 142 parselin mera vasfında olmadığını ve davalı köyün mera olarak ihtiyacı da bulunmadığını belirterek, mera komisyonu tahsis kararının iptaline, çekişmeli bölümün davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir....
ve köyün bu yerle bir ilgisinin bulunmadığını, zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleştikten sonra yapılan mera tescilinin kazanılmış olan mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağını, 142 parselin mera vasfında olmadığını ve davalı köyün mera olarak ihtiyacı da bulunmadığını belirterek, mera komisyonu tahsis kararının iptaline, çekişmeli bölümün davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir....
Köyü 284 ve 330 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu halde, İzmir İl Mera Komisyonunca yapılarak 08.03.2004-07.04.2004 tarihleri arasında ilan edilen mera tahdit ve tespit çalışmalarında mera olarak tahdit ve tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazlara ilişkin mera tahdit, tespit ve tahsis kararının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 284 ve 330 sayılı parsellere ilişkin mera tahsis kararının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine vekili ve ... Köy Tüzelkişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4342 Sayılı Mera Yasasınca İzmir İl Mera Komisyonunca yapılan mera tahdit, tespit ve tahsis işleminin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescil istemine ilişkindir....
Su Kaynağının 1/4 'ünün (2000 lt/sn) … İli, … İlçesi, … …, … Mahallesine tahsis edilmesine ilişkin … İl Özel İdaresinin 20.10.2004 gün ve 2004/25 sayılı kararının, davacı Belediye Başkanlığı tarafından, … İli, … İlçesi, … Köyü, …. Yaylası sınırları içinden çıktığı ileri sürülerek, iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılmasından sonra köylere su tahsisi görevinin il özel idarelerince yerine getirileceği ve il özel idarelerinin su tahsisi ile ilgili karar verme yetkisinin ise, ilin mülki sınırları içinde bulunan su kaynaklarını kapsadığı açıktır....
Tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılmasını isteme hakkı kural olarak Hazine ile yararlanan köy veya belediye tüzel kişiliklerine aittir. Meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy ve belediyelere aittir....


