Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, taşınmazların orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava mera iddiasına dayalı tapu iptali ve mera özel siciline kayıt ve tahsis istemlerine ilişkindir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: dava konusu taşınmazın mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı Köy Tüzel Kişiliğine ait olup yaylaklardan yararlanma hakkı olan Köy Tüzel Kişiliğinin haksız el atmanın kaldırılmasını isteyebileceği ancak taşınmazların mülkiyeti Hazineye ait olduğundan yıkım talebinin Hazine tarafından istenebileceği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen Köy Tüzel Kişiliği ve Hazine lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, vekalet ücretine yönelik davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak vekalet ücreti yönünden düzeltilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir....
Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir....
Mahkemece, davacı ... Yönetiminin 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca mera komisyon kararına itirazda bulunmadan tahsis kararının iptalini talep ettiği ve taşınmazın eski tarihli resmî belgelere göre orman sayılmayan yer olduğu ve kadim mera olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis kararının iptali istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.11.2007 ilâ 21.05.2008 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidinin kesinleştiği ve davanın kesinleşmiş tahdide dayalı olarak, tahdit içinde kalan taşınmazın mera tahsis kararının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman kadastrosuyla belirlenen ......
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 22.11.2004 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Valilik oluru ile kurulan mera komisyonunun 9.7.2004 günlü kararının iptali istemiyle açılmıştır. 4342 sayılı Mera Kanununun 1.maddesinde Kanunun amacı daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılması belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılması, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılması ve sürdürülmesi, kullanımlarının...
Köyündeki tapulama sınır kararının ... köyüne tebliğ edilmemiş olması nedeniyle bu işe özgü olmak üzere tapulama sınırının yeniden belirlenmesine ve aynı tarihli “Komisyon Kararı” ile de, 2305 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 10.434.900,00 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Davacı... Köyü Tüzel Kişiliği, davalı ... Tüzel Kişiliğine husumet yöneltmek suretiyle komisyon kararının hatalı olduğunu öne sürerek iptali istemi ile 30.11.2007 tarihinde dava açmış, yargılama sırasında 6360 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi üzerine davacı... Köyü Tüzel Kişiliği'nin yasal halefi olarak ... Belediye Başkanlığı, davalı ... Tüzel Kişiliği’nin yasal halefi olarak ise Aşkale Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmiş, diğer yandan davalı... Tüzel Kişiliği tarafından 22.03.2010 tarihinde dava Hazine’ye ihbar olunmuştur....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne, Bulak Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 101 ada 6 ve 10 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmalarına, 101 ada 4, 8, 102 ada 9, 56, 108 ada 9, 109 ada 9, 21, 44, 111 ada 7, 113 ada 6, 9 ve 117 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ise davacı ve davalıların miras bırakanı ...'ın mirasçıları adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazlardan 101 ada 6 ve 10 sayılı parsellerin öncesinin mera olduğu ve meralar üzerindeki zilyetliğe değer verilemeyeceği, 101 ada 4, 8, 102 ada 9, 56, 108 ada 9, 109 ada 9, 21, 44, 111 ada 7, 113 ada 6, 9 ve 117 ada 2 sayılı parsellerin ise davacı ile davalının ortak miras bırakanı ...'...
Dava; kadastro çalışmaları sonucunda mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılan taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davacı yararına, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki; meraların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine aittir. Bu nedenle mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin Hazine'nin yanında ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava; Hazinenin yanında Döğer Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılmıştır....
Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, bu maddeyle tüzel kişilikleri kaldırılan belediyelere tahsis edilmiş olanlar, komisyon kararıyla, ihtiyaçlarına göre ilgili il özel idarelerine veya köy tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş sayılır. Ancak, köye dönüştürülen belediyelerin ihtiyaç duyulan taşınmazları ile araç ve gereçleri komisyon kararıyla ilgili köy tüzel kişiliğine bırakılır. Mahkemelerde süren davaları ile belediye olarak faaliyet gösterdiği döneme ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda, muhatap ilgili il özel idaresidir." hükmü düzenlenmiştir. Geri çevirme yolu ile istenilen ... tarafından yazılan yazıda; tüzel kişiliği sona eren belediyenin taşınmazlarının komisyon kararı ile İl Özel İdaresine devredildiği, davacı köye devrine ilişkin bir komisyon kararı bulunmadığı bildirilmiştir....


