Mahkemece, davacıların dayanağı tapu kaydının 20 yılı aşkın süredir intikal görmemiş olması nedeniyle hukuki değerini yitirdiği, çekişmeli taşınmazın mera olduğu, davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacılar dava dilekçesinde mera olarak tespit edilen taşınmazın kendilerine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile Hazineyi hasım göstermek suretiyle dava açmışlardır. Meraların mülkiyeti Hazine'ye, kullanma hakkı ise taşınmazın bulunduğu Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğundan, davada Köy Tüzel Kişiliğinin taraf olması zorunludur....
Dolayısıyla kadastro komisyonunun kararlarına karşı nasıl tespit maliki aleyhine tespite itiraz davası açılabiliyorsa mera tahsis komisyonlarınca ilgili köy ve belediyelere sınırlandırılan yerler bakımından da 4342 sayılı Kanunun 13.maddesine göre 30 günlük askı ilan süresi içerisinde Asliye Hukuk Mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise Kadastro Mahkemesine dava açılabilir. Davacı üstün hakkını lehine tespit yapılan köy veya belediyeye karşı ileri sürüp iddiasını ispat etmekle mükelleftir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden bu manada bir dava açıldığı anlaşılmadığına ve davacı tarafından da ileri sürülmediğine göre, mera tahsisi kesinleşmiştir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır....
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının davacı taraf lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve uygulama yeterli değildir. Meralar hakkında açılacak davaların Hazine yanında taşınmazın bulunduğu Köy Tüzel Kişiliğine de yöneltilmesi zorunlu olduğu halde yasal hasım olan Burunören Köyü Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmemiş; çekişmeli taşınmaz mera olarak tespit edildiği halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, mera parselinin kadim ya da tahsisli mera olup olmadığı belirlenmemiş, komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilmemiş, uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, hava fotoğrafları ile fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar yönünden de araştırma ve inceleme yapılmamıştır....
Genel Müdürlüğünce Ankara çevre otoyolunun geçirilmesi sırasında 1632, 1633, 1634 numaralı parseller olarak üç kısma ayrıldığını, 1632 numaralı parsel için köy tüzel kişiliğine kamulaştırma bedeli ödendiğini belirterek, dava konusu taşınmazlara ihtiyati tedbir ile geçici tescil şerhi konulmasını ve kamu orta malı olarak terkin edilmesine ilişkin yolsuz kaydın iptali ile davacı idare adına tescil edilmesini istemiştir....
Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa ... olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Meralar üzerinde, aidiyet iddiasıyla, elatmanın önlenmesi, tapu iptali mera olarak sınırlandırma veya tespitin iptali ve mera olarak sınırlandırma davaları açılabilir. Davayı, yararlanma ... olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da Hazine açabilir. Davayı açan köy muhtarının veya Belediye Başkanının davayı kabule, vazgeçmeye ya da sulha yetkisi yoktur. Mera yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2013 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacılar temyiz etmişlerdir. Dava, İl mera komisyonu kararının iptali istemi ile açılmıştır. Kural olarak bu tür davalar lehine tahsis yapılan belediye ve köy tüzel kişiliklerine karşı açılır. ... Mera Komisyon Başkanlığının yetkisi mera, yaylak kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi ile sınırlı olup aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır....
Mera Kanununun 6. maddesine göre mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılır. Uygulamayı yapacak merci ise valilik onayı ile oluşturulacak olan mera komisyonu ve komisyona bağlı olarak çalışan teknik ekiplerdir. Tahsis, Mera Kanununun 3. maddesinde; çayır, mera, yaylak ve kışlakların kullanımlarının verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun şekilde düzenlenerek, münferiden ya da müştereken yararlanılmak üzere bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılması olarak tarif edilmiştir. Kuşkusuz bir tahsis işleminin yapılabilmesi o konuda yasal düzenleme olmasına bağlıdır. Tarihi sürece bakıldığında, Osmanlı Hukukunda tahsisin kesin nitelikli olan padişah buyruk ve iradesini gösteren belgelerle (fermanlarla) yapıldığı görülmektedir. Davadaki davacıların dayanağı, az yukarıda sözü edilen padişah buyruk ve iradesini gösteren zilkade 1253 tarihli fermandır....
Köyü Tüzel Kişiliği Sebenardı köyünde 87 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 6831 sayılı Kanunun 1, 2 vd. maddeleri gereği yaptığı çalışmada köye ait yaylakların Devlet ormanı sınırı içinde bırakıldığını belirterek bu kısma ilişkin orman kadastrosunun iptali ile taşınmazın ... köyü yaylası ve otlakiyesi olduğunun tespiti ve tesciline karar verilmesi isteminde bulunmuş olup mahkemece, bölgede mera tahsisi yapılıp yapılmadığı sorulup saptanmamış, mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtilerek zemine uygulanmamıştır. Yörede 4342 sayılı Kanun uyarınca mera (yayla) tahsisi yapılıp yapılmadığının mülkî amirlikten sorulup saptanması, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise yayla tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmesi için dosya Dairenin 16.12.1015 tarihli iade kararı ile mahkemesine iade edilmiş, gelen cevabi yazılardan yörede mera tespit çalışmalarının 2011 yılında yapıldığı anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.02.2004 ve 12.05.2004 gününde verilen dilekçeler ile meraya müdahalenin önlenmesi ve muarazanın giderilmesi, birleşen davada iptal ve sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda;davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 28.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... asıl davada kadimlik iddiasına dayanarak çekişme konusu meraya vaki elatmanın önlenmesi, birleşen davada ise davalı ... tüzel kişiliği adına yapılan tahsisin iptali ile ve köy adına sınırlama isteğinde bulunmuştur. Davanın kendilerinin ... köy olduğunu açılan davanın reddini savunmuştur....
Davalı köy, Maliye Bakanlığı'ndan görüşünün sorulduğunu, olumsuz görüşün neticeyi etkilemeyeceğini kaldı ki taşınmazların evvelinin mera olup Maliye Bakanlığının görüşüne başvurulması gerekmediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı köy tüzel kişiliği vekili temyiz etmiştir. Dava konusu 398,459 ve 460 parsel sayılı taşınmazların öncesinin mera olduğu sabittir. 442 sayılı Köy Kanunu’nun 5178 sayılı Kanun’la değişik Ek 12. maddesi uyarınca, bu tür yerler köy yerleşme planının onayı ile önceki vasıflarını kendiliğinden kaybeder. Aynı yasanın son fıkrası gereğince de, Hazine’nin mülkiyetinde olmayan ve bir kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazların devri için Maliye Bakanlığı’ndan görüş alınması gerekmez. Yine davaya konu 208 parsel sayılı taşınmaz evvelinde Hazine adına tarla vasfı ile kayıtlı ise de dava konusu taşınmazların köy tüzel kişiliğine devri ile ilgili Maliye Bakanlığı'ndan görüş sorulmuştur. ......


