Bu nedenle, alacaklı ancak borçlu hakkında “itirazın iptali davası’’ açarak, alacağı ‘itirazın iptaline’ ilişkin ilamı icra dosyasına koyarak durmuş olan takibin devamını sağlayabilir. Bu bakımdan her iki dava ‘talep sonucu’ bakımından aynı olmadığı gibi aralarında ‘derdestlik’ de bulunmadığı gibi, itirazın iptali davasında davacı-alacaklının istediği hukuki korumaya ulaşması açısından bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kuşkusuz olup, menfi tespit davasından sonra ‘karşılık dava’ veya ‘ayrı bir dava’ olarak “itirazın iptali davası’’ açılması ya da alacaklı tarafından bir ‘alacak davası’ açılması mümkündür.(KURU,B. İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, 2003, s.87 vd. , 119 – ÖZKAN,Y. İcra ve İflas Hukukunda İtirazın İptali Davası, 2004, s.107 – AKKAN,M. İcra Hukukunda Menfi Tespit ve İtirazın İptali Davası Arasındaki Derdestlik ve Kesin Hüküm İlişkisi “Dokuz Eylül Ünv. Huk. Fak....
İcra Müdürlüğünün 2011/8511 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının haksızlığının menfi tespit davasında ortaya çıktığını, 30.03.2009 tarihli satış sözleşmesinin davalının haksızlığını ortaya koyduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II....
in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... ...'in eli ürünü olmadığı " yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Her ne kadar dava dilekçesinde, menfi tespit istemi ile birlikte takibin iptali talebinde bulunulmuş ise de icra takibinin iptaline yalnızca icra mahkemelerince karar verilebileceğinden, bu talep yönünden ayrıca bir inceleme yapılmaksızın davaya menfi tespit davası olarak devam edilmiştir. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davalı tarafça, davacının murisi ... ...'...
in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... ...'in eli ürünü olmadığı " yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Her ne kadar dava dilekçesinde, menfi tespit istemi ile birlikte takibin iptali talebinde bulunulmuş ise de icra takibinin iptaline yalnızca icra mahkemelerince karar verilebileceğinden, bu talep yönünden ayrıca bir inceleme yapılmaksızın davaya menfi tespit davası olarak devam edilmiştir. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davalı tarafça, davacının murisi ... ...'...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu icra takibine sebep olan borcun dayanağının davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve davalı şirketin müzekkere cevabında tüketim faturası nedeniyle yapılan tahakkuk olarak belirtilmiş olmasına rağmen; davaya konu takip talebinde alacağın sebebinin kaçak elektrik kullanımı olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay uygulamasında itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olmakla icra takibinde dayanılan sebebin değiştirilemeyeceği kabul görmüş olmakla; menfi tespit davası ile itirazın iptali davasının sonuçlarının birbirini doğrudan etkiler nitelikte oldukları ve menfi tespit davasının da icra takibi ile ilişkisi gözetildiğinde menfi tespit davasında da icra takibinde dayanılan sebebin somutlaştırılması gerektiği, davanın menfi tespit davası olduğu gözetildiğinde davacının borcunun bulunduğunu ispatla yükümlü davalı tarafından kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenmediği, bu hali...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava, 11.10.1999 tarihli kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı, bu nedenle davacı hakkında yapılan icra takibinin iptali ve davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre kredi sözleşmesindeki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı eli ürünü olmadığından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
Bu durumda dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı açılan menfi tespit ve takibinin iptali istemine ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 19.Hukuk Dairesine aittir. Yukarıdaki yasal düzenleme de dikkate alındığında dosyanın görevli Yargıtay 19. Hukuk Dairesine gönderilmesine 08/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiş, bozma sonrası birleşen davasında ise davalının biriken aidat ve faizi borçları nedeniyle başlatılan icra takibinin itiraz neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine dair verilen karar, Yüksek 11....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafından müvekkili aleyhine 24/07/2023 tarihinde Ereğli İcra Müdürlüğünün ......
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-831 E, 2021/1622 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; davanın istirdat davasına dönüşmesi, icra dosyası kapsamı dikkate alınarak; Davanın kabulü ile, dava değeri de dikkate alınarak, talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden, 3.293,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir....


