Esas sayılı icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde icra dosyasına yapılmış/yapılacak olan ödemelerin nihai karar verilinceye kadar mahkemenizin belirlemiş olduğu teminat bedeli karşılığında davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile % 20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin tebliğe çıkarıldığı, ancak henüz tebliğ edilmediği ve davacılar vekilince davadan feragat edildiği anlaşımıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasına ilişkindir....
TÜRK MİLLETİ ADINA DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2021 KARAR TARİHİ : 22/12/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nde ..........
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl dava menfi tespit, birleşen dava yersiz ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası, itirazın iptali davasının reddine, menfi tespit davasının ise ek karar ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hükmün, davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu somut olayda; uyulan bozma ilamı sonrası alınan Adli Tıp Kurum ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/142 Esas KARAR NO : 2021/173 DAVA : Menfi Tespit (Finansman Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2021 KARAR TARİHİ : 08/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Finansman Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında alacaklı olduğunu iddia eden... A.Ş.'...
e söylediğini, Eylemin de babası olan ve aynı zamanda kendisinin de kardeşi olan Suattan aldığı vekaletname ile aleyhine dava açtığını, yani davalının hem kendisi zararına hareket ettiğini, kardeşi ile aralarının bozulmasına sebep olduğunu, bu nedenle kendisini vekillikten azlettiğini ile sürerek hakkındaki icra takibinin iptaline söz konusu itirazın iptali davasının ortadan kaldırılmasına, davalı aleyhine hem icra inkar hem kötüniyet tazminatına, icra takip dosyasının değeri kadar paranın manevi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının isteminin menfi tespit davası niteliğinde olduğunu zaten görülen bir itirazın iptali davası olduğundan bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir....
menfi tespit davası amacıyla ......
Mahkemece, takibe konu senedin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibin iptaline ve tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- İİK'nun 72/5'nci maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilir. Somut olayın özelliğine göre, davalının icra takibinde haksız olmakla birlikte kötüniyetli sayılmayacağı gözetilmeden, tazminatla sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir....
Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. Fakat somut olayda davacı dava konusu icra takip dosyası nedeniyle davalı banka tarafından açılan tasarrufun iptali davasına konu araç satım tarihi olan... tarihi itibari ile borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğundan öncelikle tasarrufun iptali davasına değinmek gerekirse, İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır....
(Menfî Tespit Davası ve İstirdat Davası - Baki KURU, Ankara 2003, s.233-234) İİK m.72/7 hükmüne göre, İcra ve İflas Hukuku anlamında istirdat davasını, kesinleşmiş icra takibi dolayısı ile cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs açabilir. Menfi tespit ve istirdat davası sonucu verilecek mahkeme kararı, kesinleşmeden infaz olunamaz. İİK.nun 72/6. maddesi gereğince menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmüş olması, bu ilamın infazı için kesinleşmesi koşulunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla davacının, takip borçlusu olarak ödediği paranın iadesi istemiyle gideceği hukukî yol, davalı takip alacaklısı hakkında yeni bir ilâmsız icra takibi başlatmak olmayıp, öncelikle genel hükümlere göre istirdat davası açması ve davayı kazanmasıdır....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/384-2016/889 sayılı menfi tespit davasının kesinleşmesi beklenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiş olup, mahkemece her ne kadar icra takibindeki bononun tahrif olmadan önceki miktar üzerinden icra takibinin kesinleşmesi gerektiği belirtilmiş ise de, sözü edilen menfi tespit davasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2021 tarih ve 2020/5164 E., 2021/4486 K. Sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ve böylece davacının 450.000,00 TL'lik alacağının kesinlik kazandığı, bu miktar üzerinden yapılan icra takibinin de kesinleştiği anlaşılmaktadır. Öte yandan; aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır....


