Mahkemece, davalılardan ... tarafından davanın ve icra takibinin konusunu oluşturan kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olunmadığına ilişkin davalı banka aleyhine menfi tespit davası açıldığı, mahkemenin davayı kabul ettiği, kredi sözleşmesindeki kefil imzasının davalılardan ...'a ait olmadığının belirlendiği, hükmün Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.12.2014 tarih ve 2014/13942 Es-2014/17927 Kar. Sayılı ilamı ile "Kesinleşen mahkeme kararında davalılardan ... taraf olup diğer davalı şirket taraf değildir. Bu karar ancak davalı ... yönünden davacı bankayı bağlar....
Menfi Tespit ve İstirdat Davalarını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (4) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar....
İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe konu ...bank ..şubesine ait ... seri numaralı, 30/03/2021 tarihli, 34.700,00TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı yana ait olmadığından bahisle açılan menfi tespit, takibin iptali ve kötüniyet tazminatı talepli davadır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1423 ESAS KARAR NO : 2022/1027 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat DAVA TARİHİ : 30/11/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı müvekkilinin ciro ve imza etmediği---- soruşturma dosyası ve ---istenen adli rapor imza incelemesi ile sabit çek hakkında yapılan kambiyo takibinin tüm ferileriyle iptalini ve teminatsız takibin durdurulmasını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra dosyasında yapılan haksız haciz ile kendisinden alınan tüm ödemelerin (dava öncesi ve dava sonrası da dahil olmak üzere karar tarihine değin) yasal faizi ile kendisine iadesi hakkında karar oluşturulmasını ve bu konuya ilişkin istirdat (alacak) talebinin gününde ödenmeyen ------- konulduğunu ve keşideci gözünen---- cirantalar adına kambiyo takibi...
Sıfatıyla) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulune, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin davalılar tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, ancak kullandırılan kredinin geri ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu belirterek, itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın haksız olduğunu, müvekkili tarafından açılmış olan menfi tespit davasında müvekkilinin davacıya borçlu olmadığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, davalı bankaya tahsil cirosu ile verilen 4 adet müşteri çekinin tahsil edilmesi üzerine cari hesapta bulunan 128.198,82 TL'nin davacıya ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının keşidecesi olduğu 3 adet çekin dava dışı ... Tarım A.Ş. tarafından davalı bankaya temlik cirosu ile verildiğini, davalı bankanın iyiniyetli yetkili hamil olduğu bu çekleri ödeme için ibraz ettiğinde davacı tarafından açılan menfi tespit davalarında verilen tedbir kararı nedeniyle tahsil edemediğini, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ile bankacılık işlemleri sözleşmesi uyarınca bankanın her türlü alacağı nedeniyle rehin, takas ve mahsup hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir....
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; İşbu derdest davanın çeke dayalı başlatılmış icra takibinden sonra açılmış menfi tespit talebine ilişkin olması, dava/takip konusu çek yönünden davacı tarafça zayi nedeniyle iptal talepli açtığı hasımsız dava sonunda dairemizce 2023/1712 Esas- 2023/1759 Karar sayılı ilamla; "çek ve takip hakkında menfi tespit / iade davasının hasımlı olarak Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2023/681 Esas sayılı işbu davanın açılmış olması nedeniyle hasımsız zayi nedeniyle çek iptali davasının konusuz kalması nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına" dair kesin olarak karar verilmiş olması , işbu 2023/681 Esas sayılı derdest davanın genel hükümlere göre hasımlı olarak açılmış aynı zamanda menfi tespit talebini de içermesi,icra takibi yönünden işbu derdest davada davacının...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlardan da anlaşılacağı üzere kendisine 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü şahıs ancak menfi tespit davası açarak söz konusu ihbarnameye itiraz edebilmektedir, ancak ava açmak için kanun koyucu 15 günlük bir süre sınırı koymuştur, menfi tespit davası açacak olan üçüncü şahıs, bu hakkını ancak 89/3 haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde kullanabilir, dolayısıyla sorumlu hale gelmesi gerekmektedir, davacını işbu menfi tespit davasının İİK 89/3 maddesi kapsamında açılan menfi tespit davası olduğundan söz konusu madde öngörülen 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığından işbu davanın süreden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı borçlu ... Yağ Pet. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti malları üzerinde halihazırda çok sayıda haciz bulunduğunu, ... Ltd. Şti yetkilisi olan ...'...
Mahkemece, icra takibinin yapıldığı yer ile davalıların yerleşim yeri Şebinkarahisar olduğundan Şebinkarahisar Tüketici Mahkemesi’ne yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacılar, eldeki davada, murisleri ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi sona ermeden murisin vefat etmesi ve kredi borcunun hayat sigortası tarafından karşılanmaması nedeniyle davalı banka tarafından başlatılan icra takibinin iptali ile kredi borcunun poliçe kapsamında karşılanmasına, murisleri tarafından ödenen bedelin iadesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davalılara dava dilekçesi tebliğ olunmadan, henüz taraf teşkili sağlanmadan icra takibinin yapıldığı yer ile davalıların yerleşim yeri Şebinkarahisar olduğundan Şebinkarahisar Tüketici Mahkemesi’ne yetkisizlik kararı verilmiştir. Somut olayla ilgili karar HMK’nın 114/ç bendinde yazılı olan kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralına binaen verilmiş de değildir....
İcra takip dosyası incelendiğinde, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçlu şirkete 18.12.2012 ve borçlu ...’a 26.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve 18.06.2014 olan şikayet tarihi itibarı ile anılan maddede öngörülen yasal sürenin geçtiği ve icra takibinin kesinleştiği görülmektedir. Şikayete dayanak gösterilen .Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.02.2014 tarih ve 2013/110 E, 2014/83 K.sayılı ilamının incelenmesinde; davacının şikayetçi borçlular olduğu, davalının ise aynı takibin diğer borçlusu ..olduğu, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 01.04.2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Oysa icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklının menfi tespit davasında davalı olan takip dosya alacaklısı ... ve temlik alacaklıları olmayıp...olduğu, menfi tespit davasında aleyhine hüküm kurulan kişinin de Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Derneği olduğu bu kişi hakkında da alacaklı tarafından takip yapıldığı anlaşılmıştır....


